5# - SONSUZ UYKU

179 12 10
                                    


-16.10.2024-

Her şeyimi geride bırakalı yaklaşık dört saat olmuştu. Adamın arka camlara indirdiği siyah perdeler ve ön koltuğu arka taraftan ayıran siyah duvar yüzünden nerede olduğumuzu göremiyordum.Kendi aralarında kurdukları ufak diyaloglar dışında sessizlik hiç bozulmuyordu.Bir süre sonra yanımdaki adam bana döndü ve siyah bir kumaş parçası uzattı.

"Neredeyse vardık, şu andan itibaren bu göz bandını takman gerek.Bunu yapmanı ben de istemezdim ama uymam gereken kurallar var"

"Sorun değil"

Bandı alıp taktım, ufacık bir ışık tanesi bile göremiyordum.Kısa süre sonra araba durdu, yanımdaki adam arabadan inmemde bana yardımcı oluyordu.

"Korkmana gerek yok, sadece bölgenin gizli kalmasını istedikleri için böyle bir ugulama var.Ceketime tutun, merak etme yolda takılabileceğin bir şey yok"

"Korkmuyorum, kendi isteğimle buradayım"

"Senin gibi gençler için üzülüyorum, bu yaşta bu zorluklara göğüs germek zorunda olmanız..Çok kötü"

Ceketini tuttuğum adam benimle konuştuğu sırada arabayı süren diğer kişi konuşmaya başladı, sesini ilk defa bu kadar net duyuyordum.

"Haytham hasta ile konuşmamalısın, kuralları unutma"

"Sen söylemezsen onunla konuştuğumu kim nereden bilebilir ki?"

"Sen yine de konuşma, gencin yarasını bastırıyorsun"

"Haklısın"

Aslında sorun olmuyordu, konuşmak iyi geliyordu, düşündüğümün aksine iyi insanlardı.İlerlediğimiz yol boyunca cırcır böceği ve yaprak sesleri duydum, ormanın içerisinden geçiyorduk.Bir süre sonra gideceğimiz yere varmış olmalıydık ki birden durduk ve arabayı kullanan adam konuşmaya başladı.

"Kapıyı açın, paket teslimatı"

Aniden kulağıma metalik sesler gürlemeye başladı, sanırım kapı dediği şey biraz büyüktü.Birkaç saniye sonra Haytham tekrar yürümeye başladı, ben de onun ceketini bırakmadan peşinden ilerlemeye devam ettim.Biraz yürüdükten sonra kapının sesi tekrar gürlemeye başladı.Haytham ceketini elimden kurtarıp yanımdan hızlıca geçmişti

"Buraya kadar biz gidiyoruz"

"Peki ben ne yapacağım burada?"

"Merak etme birazdan Diana burada olacak, onunla devam edeceksin.Bu arada göz bandını çıkartabilirsin artık"

Göz bandını çıkardığımda gördüklerime inanamamıştım.Devasa metalden bir yapının içerisindeydim.Hemen arkamı döndüm ve kapıya baktım, Haytham çoktan kapının arkasında kalmıştı bile.Kapı neredeyse beş insan uzunluğundaydı ve büyük bir teknenin girebileceği kadar genişti.Kapının neden bu kadar büyük olduğunu düşündüğüm sırada arkamda adımı çağıran bir kadın sesi duydum, koşarak bana doğru geliyordu, sarı saçlı, üzerinde beyaz önlük olan, tatlı genç birisiydi.Yanıma geldiğinde nefes nefese kalmıştı.

"Sen..Sen Zack olmalısın..Değil mi?"

"Evet o benim"

"Zack özür dilerim.. biraz nefes almalıyım.. daha sonra yolumuza devam ederiz"

Sanırım beni bekletmemek için uzun bir yol koşmuştu.

"Oh, sonunda biraz kendime geldim.Zack, merhaba ben Diana, senin kaydını yapacak kişiyim"

"Merhaba"

"Şimdi senin bilgilerini almak için küçük bir yolculuğa çıkacağız"

"Tabi olur ama siz dinlendiğinize emin misiniz?"

ELFIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin