Sabaha doğru koltukta otururken içim bomboştu. Kafam karışıktı ve ne yapacağımı kestiremiyordum.Barışla aramda tam olarak ne vardı bilmiyordum. Sadece onu önemsiyordum sanırım. Aslında bunun için herhangi bir şey olmamıştı. Ben onun için sadece bir eğlence olmalıydım. Onun yanındayken sanki onun oyuncağıymışım gibi hissediyordum. Peki bu oyuna devam edecek miydim? Artık bu sevgili olma işini sadece benim çevrem bilmiyordu. Kafamda bir sürü soru işareti vardı. Barış birden hayatıma girmiş ve yolunda giden her şeyi yoldan çıkarmıştı. Şuan koltuğumda uyuyordu. Neler olduğunu yarım yamalak anlatmıştı. Barışı döven adamlar sadece bir uyarıymış. Neden uyardıklarını sorduğumdaysa tek cevabı yanlış kişinin işini bozdum olmuştu. Ne tür bir iş olduğunu sormama bile izin vermeden uyumuştu. Ortada yasal olmayan şeyler varmış gibi geliyordu. Barışın mırıldanma seslerini duyduğumda ona doğru döndüm. Kendi kendine yavaş kullan falan diyordu. Bir süre aynı cümleyi tekrarladıktan sonra aniden doğruldu. Nerede olduğunu idrak edemiyormuş gibi etrafına bakınırken gözleri beni buldu. Gözlerinin içi kıpkırmızı olmuştu. Rahatlamış bir şekilde nefesini verdi ve gülümsedi. Bu kaşlarımı çatmama sebep olmuştu.
"Ne oldu? ne diye bakıyorsun öyle?"
"Hiç, sadece birazcık da olsa güzel olduğunun farkına vardım." Ben dalga geçecek sanarken bu dediği beni şaşırtmıştı. Şakaya mı vurmalıydım? Sadece güldüm ve mutfağa gitmek üzere ayaklandım. Tam bir aptaldım. Dediklerinde ciddi olmadığını bile bile öyle seviniyordum ki. Sahi ben ne zamandan beri Barışa güzel görünmeyi ister olmuştum? Saçmalıktı.Daha fazla onu ve söylediklerini düşünmemeliydim. Suyun bardaktan taştığını görünce cam şişenin kapağını kapattım ve buzdolabına koydum. Suyumu yudumlarken güneş çoktan doğmuştu. Saat sekize geliyor olmalıydı.Bir yandan Barışın kremi için ecza dolabına giderken bir yandan da kahvaltılık bir şeyler hazırlasam iyi olacaktı.
-Barış-
Rüyamda gördüğüm şey tanıdık olduğum sahnelerdi. Kazayı ve sonrasını düşünmek işkence gibi geliyordu bana. Unutulmak o kadar kötü bir şeydi ki. Artık karşında sana boş bakan bir çift gözün olması. Eğer içini kağıda dökmesini bilen bir adam olsaydım onlarca defter eskitebilirdim ama öylece duruyordum işte. Bunlar yetmezmiş gibi aylar öne kayıplara karışmış babamın bana bıraktığı pis işler vardı. Beni öldüresiye dövmeleri bir uyarı değil ölüm fermanıydı. Eskiden olsa buna cesaret bile edemezlerdi. Artık eski saygınlığım yoktu. Aslında eski hayatıma dönmeye niyetimde yoktu ama artık işe Lal de bulaşmıştı. Onu korumanın tek yolu ise o pislik yerden geçiyordu. Bu işlerin başındaki Erkandan. Bu akşam mekanına gidip ortalıkta gözükmeliydim. Eğer kaçtığımı düşünürlerse kovalayanım daha çok olacaktı.
-Lal-
Yaptığım sandviçleri tabaklara koyarak salona gittim. Barış gözlerini kapatmış yatıyordu ama uyumuyordu. Geldiğimi farkedince doğrulmaya çalıştı. Bu canını acıtmıştı sanırım. Sandviçini yerken konuşmaya başladı.
"Bu akşam gitmem gereken bir yer var ve sende geliyorsun." dedikleriyle kaşlarımı çattım.
"Ben neden geliyorum ve nereye?" bir ısırık daha aldı.
"Yanımda daha güvende olacağın için benimle geliyorsun. Nereye olduğuna gelirsek bir eğlence yeri." bar demek yerine eğlence yeri demişti. Bana sormadan karar vermesine bozulmuş olsam da bir şey demedim. Barış akşam yorulacağını söyleyerek gün boyu dinlenmişti. Ben ise arada bir yaralarına krem sürmüş ve evi toparlamıştım. Bu aralar derslerimi ihmal etmem gözümden kaçmıyordu. Bir ara arkadaşlarımdan ders notlarını almalıydım.
Saat yediye gelirken Barış uyanmış ve hazırlanmamı söylemişti. Daha önce bara çok gitmediğim için ne giyeceğimi bilemiyordum. Geçen sene aldığım ama hiç giymediğim büstiyerimi görünce hemen aldım. Altına siyah kot ve topuklu botlar yeterli olacaktı. Makyaj olarak gözlerime kalem çekmiş ve kahverengimsi bir ruj sürmüştüm. Son olarak aynaya baktığımda iyi gözüküyordum. Odadan çıkıp salona gittiğimde Barış da genel olarak siyah ağırlıklı giyinmişti. Kıyafetleri nereden bulduğunu sormayacaktım bile. Bakışları beni bulduğunda ayağa kalktı.
"Güzel olmuşsun." bana güzel olduğumu söylemesi hoşuma gidiyordu. Hafifçe tebessüm ettim. Bu gecenin sorunsuz geçmesini diliyordum. Barış ayakkabılarını giymek için eğildiğinde gözüme bir şey çarptı. Bu gecenin sorunsuz geçmesini dilemek tam bir hataydı çünkü Barışın belinde silah vardı.
----Merhaba, bölüm biraz geç geldi kusura bakmayın. Yorumları okuyorum. Olumlu veya olumsuz her şey için teşekkürler. Oy vermeyi unutmayın.----

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BAKIŞLAR
Ficción GeneralYollarımızın o gün kesiştiğini sanmıştım. Meğerse bu ilk tanışmamız değilmiş.