Bölüm 2: ''Hükmeden yalnızlık.''

1.8K 97 12
                                    

Multimedia

Fotoğraf: Hikayenin bir bölümünü konu alan bir fotoğraf.

Müzik: Unkown Connection Failure - Dust/Wires. Bu şarkı ile okursanız daha güzel olur. Çünkü yaşananları hissetmek için iyi bir şarkı.

Bölüm 2: Hükmeden yalnızlık.

Vücudum yere çakılma ihtimali için kendimi sıkarken, belimde hissettiğim koca eller beni tutmuştu. Bedenim dokunan bu yabancı, az da olsa düşmanlığını yitirmemiş olan yalnızlığı, yakıp savurmuştu. Şuan baygın değildim, yada bilincini kaybetmiş. Sadece ayakta duramayacak ve gözlerimi açamayacak kadar yorgun ve acı içerisindeydim.

Alt tarafım soğuk bir asfalta, üst tarafım bir bedene dayatılmıştı. Sırtımı yasladığım bu sıcacık gövde, derin bir nefes vermeme sebep olmuştu. 

Yavaş yavaş uyuşuyordu bedenim. Çünkü acı, artık ilk anki gibi yakmıyordu canımı. Bedenim, buz dolu bir havuza giriyor gibi hissediyordum. Ayaklarımdan başlayıp tenimin hiç bir tarafını boş bırakmadan uyuşturuyordu. Acıdan çok bir üşüme almıştı ruhumu. Şiddetli bir rüzgar esiyor, tüm acımı alıp götürüyordu. Soğuktu. Çok soğuk.Uykum geliyordu ama uyumamam gerekiyordu. Yaşamım boyunca öğrendiklerimden biri de bu değil miydi? Uyumamam gerektiği. Filmler de hep böyle oluyordu. Eğer uyursam, tekrar uyanamazdım. Belki bu geçirdiğim son dakikalardı yer yüzünde ve yine yalnızdım. İnsan ölürken bile yalnız olur muydu? 

''Gözlerini aç,'' diye fısıldadı şeytan, ürperten sesiyle. Sanki son dediğim cümleye karşı, burada olduğunu hissettirmek istemişti. ''Sana bir şey göstereceğim.''

Şeytanın sesini duymak az da olsa vücudumu gevşetmişti. Sonuçta her zaman yanımda olan onlar değil miydi? Onlardan kastım, şeytan ve melek. Yanımda olmalarından kastım ise, sürekli seslerini duymamdı. Sustuklarında, kendimi boşlukta gibi hissediyordum. Şimdi olduğu gibi. Aslında böyle hissetmem saçmaydı. Çünkü onların ikisi de bendim. Sürekli zihnimi kurcalayan varlıklar, bendim. Beynimde sürekli ikili bir çatışma yaşıyordum.''Ya böyle olacaktı, yada böyle olacaktı.'' diye. Olup bitenler bundan ibaretti. Kararlarım. İyi kararları melek, kötü kararları şeytan söylüyordu. Kendimce.

''Hadi.''

Şeytanın sesi beni içinde bulunduğum, fazla uzun olmayan derinlikten çekmeye yetmişti.

Gözlerimi açmak için çabaladım. Kaşlarım yukarı doğru kalkıyor, fakat göz kapaklarım kalkmıyordu. Daha çok onlara hükmüm geçmiyordu, ama yapmalıydım. Ben hiçbir zaman herhangi bir yerinde zorlandığım bir hareket için, tüm eylemlerimi yitirecek bir kız değildim. Sırf bir yerde bocaladı diye pes etmek, güçsüz insanların işiydi. Yada sonucunda ne olacağını umursamayan insanların. 

Tekrar denedim. Sanki içimde bulunan tüm organlar soğuktan dolayı birbirine yapışmıştı. Hafif aralandı gözlerim o an. Karşım da siyahlara bürünmüş, gözlerini asfalta dikmiş birini görmeyi  beklemiyordum. Bu kimdi? Dizlerini kırıp üzerime eğildi, karanlık. Karanlık dedim çünkü, dünyada ki tüm kötülükler onda toplanmış gibiydi. Sanki tüm dünyayı o yönetiyormuş gibi...

''Bana göstereceğin şey bu kişi miydi?'' dedim içimden rahatlıkla çıkan sesimle. Keşke dışarıdan da bu kadar rahat konuşabilseydim. Bir süre sessiz kaldı şeytan. Bu sessizliği ''Evet.'' olarak algıladığım da karanlığa verdim tüm dikkatimi. Bana bakmıyordu. Kafası eğikti yere doğru. Gördüğüm tek şey siyahla harmanlanmış koyu renk saçları ve geniş vücuduydu.

MUHAFIZ (Askıya Alındı)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin