ARKADAŞLAR OKURKEN KESİNLİKE YANDAKİ ŞARKIYLA OKUYUN :D Evet arkadaşlar yeni bölüm erken geldi . Çünkü sınırı geçtiniz . Eskiden bir bölüm attığım da 8-9 güne zor sınırı geçerdi . Hatta bazen geçmizdi bile . Ama son attığım bölümün vote sayısı iki güne 22 oldu .Ve bu beni çok mutlu etti .Diğer bölümlerin voteleri de gittikçe artıyor .Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum . Arkadaşlar bir isteğim de şudur ki , bölümlerin altına yorum atmanız .Ama "çok güzel olmuş , yb ybbbb " türünde değil . Eleştirin . Hikaye nasil olsun istediğinizi ,neyin iyi , neyin kötü olduğunu yazın . Herneyse arkadaşlar fazla uzatmayacağım . YANDA YENİ OLAN TANITIM VİDEOMUZ VAR . İZLEMENİZİ ÖNERİRİM . Ve size Öz Ailesi diyeceğim . Eğer isterseniz kendi fikirlerinizide sunabilirsiniz . Hikayeyle ilgili adlar . Hikayeyle ilgili yorum yapmiyacaksaniz , bari bununla ilgili yapın .Herşey için tekrar teşekkür ediyorum . :D Birde bu bölümü telefondan yaziyorum .Eger yanlış yazmışsam kusura bakmayın . Baaaayy .
Onca herkes beni alkışlıyordu . Çağlar ise öylece bakıyordu . Gözümden düşen bir yaşla hemen vücudumu "Teşekkürler" anlamında eğdim .Ayağa kalktigimda herkes hala alkışlıyordu . Bazıları ise ıslık çalıyordu. Istemsizce 32 diş gülümsedim . Biranda gözümden akan yaşın mutluluk göz yaşı olduğunu fark etmiştim .Uzun zamandır ilk defa mutlu olmuştum . Gözlerim tekrar Çağlar'a gittiğin de , ifadesizce beni izliyordu . En azından yüzünde beğendiğini veya beğenmediğini gösteren bir ifada oluşamaz mıydı ? Nasıl becerebiliyordu bunu . Birden alt tarafımda hissetiğim sıcak sıvıyla düşüncelerimden ayrıldım . Kahretsin! Hasta olmuştum . Birden aklıma gelen anıyla irkildim . İlk hasta olduğum zamanlardada böyle birşey olmuştu ve annem gelene kadat tuvalette beklemistim .O kadar çok utanmistim ki , anlatılamaz bir şeydi. Hızla kısa merdivenlerden inip kapıdan çıktım. Okulun dışına baktığımda etraf sessizdi . Çağlar'la gelirken aklım da ezberlediğim yol biranda hafızamdan silinmisti . Görürsem hatırlarım düşüncesiyle sağa doğru koşturmaya başladım. Zaten uzun , dümdüz bir yoldu .Belirli bir yerden sonra başlıyordu karmaşa
.Her olayda olduğu gibi . Hiçbir zaman göstermezdi , zor olduğunu . Ne zaman ki tutsağı oldun , ne zaman ki ipler onun elinde oldu işte o zaman gösterirdi , yaşayacağın zorlukları . Annemin bir sözü vardı . " Kimseye güvenme kızım " derdi kendinden emin bir şekilde ."Kimseye güvenme ki hayal kırıklığına uğramıyasın . Kimseye güvenme ki kalbin acımasın ."
Aklıma gelen şeyle koşuşum hızlanmış , gözlerim dolmuştu . Hayatımın en büyük kazığını babamdan yemiştim .Bana ilk vurduğu günden , bana ilk el kaldırdığı günden sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Hiçbir zaman babamın bana vuracağını düşünmezdim .Bana deselerdi ki baban seni canı istediği zaman dövecek diye , inanmazdım .Çünkü çok saçma gelirdi o zamanlar Hızla koşarken arkamdan "Defne "diye sert bir ses duyuldu arkamdan.Bakmasamda sesinden tanımıştım o olduğunu . Kaya kadar sert sesi , kulağımda yankılandı .Ne zamandır koşuyordum hiçbir fikrim yoktu . Ama suratımdan terler akacak kadar koşmuşsam işte o zaman sorun vardı . Arkama bakmadan koşmaya devam ettim .İçimden arkama leke bulaşmamış olmaması için dua ederken gördüğüm şeyle dünyanın hiçbir sesini işitmez oldum .Söyliyecek bir kelime bulamıyordum . Onu tekrar görebileceğimi hiç düşünememiştim .Siyah gözlerine ihanete uğramamın nedeniyle sinirle baktım .Sadece uğultular vardı .Hiçbir kelimesi anlayamadığım sesler sinrimi bozsada koşmaya devam ediyordum . Karşıdan karşıya geçmek için hızlanırken , bilinç altımın en diplerinden boğuk bir ses geliyordu . İçimdeki ben, yüzleri belli olmayan bir insan topluluğunun içinde kaybolmuş , yolunu bulmaya çalışıyordu . İnsanlara çarpa çarpa bir çıkış yolu arıyordu kendince .Çünkü oda biliyordu kalabalık ve dar yerlerde yapamadığını .Nefes alamıyordu , içi daralıyor kendini öldürme isteği doluyordu içine.Iste simdide öyle hissediyordum.Sol tarafıma baktığımda bana doğru hiç hızını bozmadan gelen ve hala kornaya basan bir kamyonet vardı .İçimdeki benin de aynı sahneyi yaşadığını fark ettim .Çember oluşturan insanlar bir kısımdan başlayıp yavaşça açılıyor yerini aynı kamyonete bırakıyordu . Ne kadar kaçmak istesemde bunun için bir vaktim olmadığını sol tarafımdan hissettiğim acıyla anlamıştım . Suan havada savruluyordum .Cebimden telefonu cikartip her ne kadar "Uçma hatta ölme keyfisi " başlığı altında selfie çekmek istesem de bunu yapamazdim . Acı vücuduma bir zehir gibi yayılıyor , bütün etkisini gösteriyordu . Vücudumun her bir köşesin de hissetiğim acı asfalta deymemle birlikte daha çok belirginleşti . Bütün dünya dönüyordu , çığlık sesleri yükselmişti insanlardan.Yerde yuvarlanırken hissettiğim acı , defalarca bıçaklanırken hissedilen acıyla birdi tahminimce.Sonunda yuvarlanmayı bırakmış, sırtüstü bir şekilde uzanıyordum asfaltta .Sonunda bitmişti. Acıyan vücuduma aldırmadan yavaşça ayağı kalktım . Hala başım dönüyordu .Bu yüzden tam dengemi sağlayamıyordum .Tanımadığım bir kişi koluma girince kolumu çekerek "iyiyim " şeklinde elimi salladım .Yavaşça etrafa baktım .Hala ordaydı.Ayni biçimde bana bakiyordu.Ama bu sefer kendisini endişe ve korku kaplamiştı. Çünkü korktuğun da veya endişelendiğinde böyle dona kalırdı. Gözleri büyümüş , ağzı açık . Yavaçşa ilerlediğimde kafamın sol tarafından gözlerime doğru sıcak bir şey aktı ki , bu kandı . Yavaşça hızını arttırıyor , tüm suratımı kırmızıya boyuyordu . Gözlerimdeki hissetiğim ağırlık ve başımın sol tarafına uygulanan basınç daha fazla ayakta bırakmıyordu . Bacaklarımdaki güç kendini yitirmiş , tam yere düşecekken güçlü eller beni sarmıştı . Bir elini bacaklaklarıma diğer elini belime koyarak ayaklarımı yerden kesti . Kokusundan tanımıştım bu kişinin Çağlar olduğunu . Kafamı yavaşça boyun girintisini koyup , derin bir öpücük bıraktım . Kokusunu içime çekerek '' Yine yanımdasın Arslanlı '' dedim . Suratını bana dönerek yanağıma bir öpücük kondurdu . '' Sakın uyuma Defne '' diiyerek tekrar öptü .Nefesi usulca bana doknuyor , yakıcı bir şekilde geçiyordu . Yavaşça suratımı kaldırıp gülümsedim . Sanki bir anda her tarafım felç olmuş gibi , boynum geriye düştü . Çağlar'ın boynuna sarılı olan ellerimde aynı çizgiyi takip ediyorlardı .Keşke günlerimi senin kollarında geçirebilsem. Sanki nefes almaya başladığından beri , kalbim olmuş gibisin. Artık hergünüm rüya gibi geliyordu. Yine karanlık bir yerde oturmuş ağlıyordum . Karanlık beni içine hapsetmiş , bir çıkış yolu bırakmıyordu . Bütün kapılarını kapatmıştı . Resmen karanlıkta boğuluyordum . Nefes alamıyordum . Seni gitgide daha fazla seven ben burada yalnızım Çağlar . Neden burdada yanımda değilsin ? Neden beni bu karanlığın içinde yalnız bırakıyorsun .Şimdi hiç birşey duymuyordum . Sadece ben ve karanlığın sesi vardı . Yalnızdım yine , herzamanki olduğu gibi .
