İkinci Kısım

48 6 2
                                    

Her şey küçüklüğümde başladı.Henüz yedi yaşındaydım, İstanbul Pendik'de oturuyorduk.Binalar birbirine çok yakındı.Üstümüzde bir aile yaşıyordu Can diye çocukları vardı, aynı yaştaydık.Anne ve babalarımız her gün görüşür o vesileyle biz de Can'la görüşürdük.Onu fazlasıyla beğeniyordum bütün kızlar Can'ın peşinden koşarlardı.Doğruyu söylemek gerekirse bende kıskanıyordum.Sadece bana ait olmasını isterdim bunun için çabaladım.Bir yıl sonra amacıma ulaştım.

Ailemizden gizlice buluşmaya başladık, okul niyetine evden çıkıp gezerdik.Benim Can'da sevdiğim özelliği dürüstlüğüydü.Tipinin hiç önemi yoktu.Beni ona iten büyük etmen sadece güveniydi...Dokuz yaşıma kadar Can'la birlikteydim.Ona çok değer verirdim, fakat babamın işlerinden dolayı İstanbul'dan taşınmak zorunda kaldık.Gideceğimizi öğrendiğim gün çok ağlamıştım gitmemek için fazlasıyla direndim ama annem işlerinin yoğun olmadığı zamanlarda tekrar geleceğimizi söyleyince ikna olmuştum.

Gideceğimiz günün akşamı Can'la son kez görüştük.Onun yüzünü son kez görmüştüm o günden sonra hiçbir şekilde İstanbul'a gelmedik.Anneme ne kadar gitmek istediğimi söylesem de bir bahane bulup sürekli beni geçiştirmişti.On yedi yaşıma gelince Can'ı aramaya başladım.Can'dan başka kimseye kalbimi açmadım.Sadece onu bildim ve onu sevdim.En yakın arkadaşım olan Mira'yı aramıştım.Onun da Can'la arası çok iyiydi ama istediğim cevabı alamamıştım.Bizim taşındığımız süreçten bir yıl sonra onlar taşınmışlar.Çok üzülmüştüm, bütün hislerimi içimde yaşamaya başladım.

Yıllar sonra eskisinden daha mutlu ve sorunsuz bir kişilik olarak geri döndüm hayata.Can kalbimin bir köşesindeydi onu asla unutmadım, unutmak da istemedim.Sadece daha iyi bir yaşam için elimden geleni yapmak istedim.Yaptım da o kadar ailemle mutluyduk ki sanırım evrene bizim kadar mutlu bir aile yoktur diye düşünmeye başladım diyebilirim.Yirmi yaşıma gelince üniversiteye başladım.Üniversite ortamına girdiğimde halimden oldukça memnundum, karşıma tanımadığım bir insan çıkana kadar...

Bana ilk geldiğim gün çok kaba davranmıştı, yeri geldi ağlattı işte onun sayesinde mutsuzluğu tattım.Onun benim küçüklük aşkımın olmasına halen inanamıyordum.Ama artık ikimizde birbirimizden emindik.Önümüze engeller çıktığında hepsini aşmasını bildik çünkü biz CanGül'dük.Biz bir bütün olduk olmaya da devam edecektik.Önümüze yine engeller çıkmaya devam edecekti ve biz yine bu engelleri aşıp yolumuza devam edecektik.

. . . .

Yatmış olduğum yataktan kalkarak aynanın önüne geçip saçlarımı topuz yaptım.Ayağımdaki panduflar çok komik durduğunu görünce gülmeye  başladım.Sebep sadece ayağımdaki panduflar değildi.Sebep küçüklük aşkımı bulmuş olmamdı, sebep sonunda kavuşmuş olduğumuzdu.Daha kimseye bahsetmemiştim Can'la olan ilişkimizden.Aynanın önünden ayrılıp dağınık olan odamı toparladım.Üstümde ki pijamalarla mutfağa inip buzdolabının kapaklarını açtım dolapta doğru düzgün hiç bir şey kalmamıştı.Markete gitmek istemediğimden dolayı odama çıkıp telefonumu elime alarak ezberimde olan pastanenin numarasını tuşlayıp kulağıma götürdüm.Kısa süren konuşmanın ardından evimi tarif edip telefonu kapattım.Son aramalara girdiğimde Can'ın aradığını fark ettim.Vaktimi öldürmeden geri dönüş yaparak ben aradım.Telefonu açınca sinirli sesiyle karşılaştığımda hiç de şaşırmadım.

''Kiminle konuşuyordun?''Evet ilk günümüzden başlamıştık.

''Pastaneyi aradım.''Telefondan öksürük sesi gelince bütün ilgimle ''Hasta mısın?''dedim.

Ve SenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin