Görüşmeler

145 8 0
                                    

Ya bu çocuk ne kadar aptal !! Ben : Neden bunu bana daha önce söylemedin Cem !! Cem: Öğrenince ne yapıcan Derin ?! Eline bir şeymi geçicekti anlamadım ? Trip atıp kızmanın ne kadar anlamsız olduğunun farkındamısın ? Ya ne diyo bu anlamadım. Soru sordum onun cevabını vermesi bana yeterli ! Ben : Cem bana trip atan şuan sensin sana soru sordum ve bana bunun cevabını vermen gerekiyo felsefe yapman gerekmiyo. Seninle iletişim kurmaya çalışıyorum ama sen habire geri adım atıyorsun. Cem: Çok güzel çok güzel yine suç bende suç hep Cem de olur başka kimde olcak ben kimim ki !!? Ben : Arabayı kenara çek Cem ! Cem hemen arabayı kenara çekti. Ya resmen inmemi istedi. Dudaklarını büyük arka koltukta olan çantamı sinirle aldım. Arabadan çıkarkende : Bende evime kendim giderim. Senin evine falan gitmem !! Cem arkamdan tozunu attırarak gitti . Elimle bir yandan tozunu savuruyorum bir yandan da telefonumu çantamdan çıkarmaya çalışıyorum. Bir dağ yolunda kendi başıma kalmıştım.  Hayır yani ne yapcam ben şimdi ?! Mümkün olduğumca kenarlara yürümeye çalışıyorum.  Sonra telefonum çalmaya başladı. Erol arıyordu ona hiç açıklamada bulunacak halim yoktu. Saatlerce çaldı en sonunda canıma tak  etti sinirli bir şekilde telefonu açtım ama

onun konuşacağım bildiğim için hiç alo bile demedim daha telefonu açar açmaz saçma sapan şeyler demeye başladı mesela nerdesin , evin anahtarını yaptırdım yine gelmedin daha ne yapabilirim gibi şeyler. Size göre mantıklı gelebilir ama bana göre fazla gereksiz ve hep duyduğum kişiden gelen cevaplar. Cem in beni araması benim gücüme gitmedi diyemem. Sonuçta ona karşı farklı hissediyorum. Neden bana böyle patladı anlamıyorum.

CEMİN AĞZINDAN :

Eve geldim ve bir şeyin eksik olduğunu  hissettim. Ha tabi ya çenesi düşüğü yolda bıraktım. Artık üstüme doğru gelmesi beni gerdi ona patladım. Birde sevdiğim kızı arkadaşım erkekle görmüş bana fotoğrafını atmış onuda öyle görünce Derinde üstüme gelince dayanamadım. 

DERİNİN AGZINDAN :

Ya of lanet ya... Havada kararıyo ne yapıcam ben şimdi. Biraz daha yürürsem bayılcam geceleri dışarı çok nemli , rutubetli ve sıcak oluyo. Yani gündüz olması gereken yerde akşam falan  oluyo. Biraz daha yürüsem Cemin evine gelirdim zaten. Ama onunda evi e gitmek hiç istemiyordum. Neyse Derin büyüklük sende kalsın git ve Cemin evinde kal. Canına susuyan insan burda kalır. Gece olcak ve sapık supuk olmadığı ne malum. Dağın başındayız.  Çantamı hemen koluma taktım ve yola koyuldum.

***

Cemin evine geldim. Derin bir nefes çektim ve kapıya vurucaktım ama zile bastım. Yapacağım hareket saçma ve bebekte olabilir. Ama kapıyı kimse açmadı. Zile uzun süreli bastım yine açmadı. Dağlık bir alan olduğu için taş bulmak zor olmadı hemen odasına bir taş attım ya bunları normalde erkekler yapar bunuda ben yapıyorum. Sabır...Hemen telefonumu açtım ve Cemi aradım inat bu kesin. Telefonunu bile açmıyo aptal ! Sekreter karşılıyo her dakika telefonda. Bazen acaba o telefondaki sekreter Cemin evine geldide seslendiriyomu. Ne saçmalıyorum ben ya..?!  Tek bir çare kaldı kapıyı omuz vurarak açıcam. Kapıya bir omuz attım olmadı  biraz sızlandım. Sonra bir kere daha vurcakken kapıyı biri açtı. Tabi ne olcak yere omzumun üstüne düştüm . Ve emin olun bu kapıya omuz atmaktan daha çok canımı acıttı. Yerde kolumu tutarak kıvrandım. Hatta ağladım çünkü inanılmaz derecede kolumun üstüne düştüm. Cem yere çöktü ve : İyi misin ? dedi. Bu ne saçma soru böyle. Yerde acıyla kıvranıyorum ne kadar iyi olabilirim ? Benden sızlanmaktan başka cevap gelmeyince kucağına beni alıp koltuğa koydu. Telefonu çaldı hemen içeri gitti odun !! Sözümü geri alıyorum hemen buz ve bez getirdi. Telefonu hala çalmasına rağmen benimle ilgilendi. Ama mutsuzdu. Suratında belli belirsiz bir mutsuzluk vardı. Acaba benim gelmemden rahatsızmı olmuştu. Kolumu hafif kendine çekti ve masanın üstündeki merhemle kolumu ovdu. Ardından koluma buz koydu birazda buzun soğukluğu yüzünden sızlandım. Sonra Bandajlada sardı ama aramızda hiç bir konuşma geçmedi. İçeri gitti. Yanına telefonunu alıp geldi ve yanıma oturmadı. Tek kişilik geniş bir koltuğa oturdu. Telefonunuda masanın üstüne

koydu. Çok kızgındı. Gözlerinden öfkesi belli oluyordu. Telefonu birkez daha çaldı ve Eylül diye bir kız arıyordu. Bu kız kim !! Cemi neden arıyo !! Ne işi var Cemlen !! Boşver Derin seni ilgilendirmez... Ya ne demek ilgilendirmez !!! Sakinim...! Cem sinirlice telefonu tamamen kapatıp masanın üstüne attı. Hayır yani gül gibi telefona yazık. Iphone 5 mi diyorlar işte ondan. En son modelinden işte. Ceme ne olduğunu sormaktan çok korktum ama yinede sordum. Ben : Cem ne oldu ? Iyi misin ? En azından konu benimle ilgili değil gibi görünüyo ama belkide benim yüzümden bir kızla aralarını bozmuş olabilirim...Çok olumlu şeyler düşünüyorum cidden (!) Cem suratıma bile bakmadı. Kafasını televizyona çevirmiş dudaklarını yiye yiye bakıyo. Aniden bir şeyleri fırlatır diye korkuyorum. Ama öyle bir şey yapmadı. Şimdilik... Ben: Cem ben arabada senin üstüne gittiğim için özür dilerim biliyorsun biraz sinirliydim,  gerçi hep sinirli bir tipim var. Cem: Önemli değil asıl ben özür dilerim seni dağın başında indirmeye izin verdim. Bende biraz sinirliyim. Ben: Yo yo hata yapmadın bende yanımda çenesi düşük bir kız olsa ve habire gergin bir tip olsa hemen kendi inmeden ben atarım dedim tebessüm ederek. Ben: Sen neden sinirlisinCem: Ben...  Ben: Sen...?Ayy acaba bana çıkma teklifi edemediği için falanmı sinirli. Yani acaba cesaretini toplayamadı diye kendinemi kızıyo. Ayy çok heyecanlandım şimdi. Cem: Ya ben bir kızdan hoşlanıyorum ama arkadaşım onu bir erkekle takılırken fotoğrafını çekmiş banada gönderdi el ele tutuşan  fotoğrafını gönderdi . Biraz ona sinirliyim. İçimi nasıl bir hüzün kapladı bilemezsiniz. Belkide bilirsiniz. Demekki beni sevmiyormuş. Ben : Çok üzüldüm. Yani bence kız senin yüzüne bakmaz benden söylemesi... Cem: Öyle mi dersin. Ben: Aynen öyle bak bence aslında seni  sevmiyo ama sen onu seviyormusun sevmiyormusun anlaması için biriyle kandırıktan çıkıyodur. Cem: Mantıklı. Ben: Bence sende biriyle çıkabilirsin ama kandırıktan değil sonuçta o kız sana dönmeyebilir. Ardından telefon çaldı Ekin diye biri arıyordu hemen açtı : Ekin şu Eylüle söyle aramasın artık beni. Karşı taraftan uğultulu ne dediği anlaşılmayan sesler geliyordu. En sonunda Cem peki tamam sözcükleriyle kapattı. Belliki karşı taraf onu ikna edebilmiş. Peki beni nasıl ikna edicek çok merak ediyorum. Bu olayı halledicem.  Cem: Eylül benden özür diliyormuş. O çocukla zorlar çıktığını söylüyo. Ben: Cem sen neden Ekine bu kadar çok güveniyorsun anlamıyorum. Madem kızdan hoşlanıyorsun git söyle , ayrıca sana bir soru daha sorcam.  Bu kız senin onu sevdiğini nerden biliyor.  Çokmu sevdiğini çaktırdın ? Bak Cem senden bana bir kız tavsiyesi güzel kızın peşinden fazla gidilmez. Cem: Neden gitmiyimki seviyorum kızı. Ben: Bilmem gitme. Cem: Cidden çok yardımcı oldun Derin (!) O

Bu kız her kimse onunla ufak bir görüşme yapmam gerekicek !!...

Masum BalerinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin