B.

11.4K 513 134
                                        

Alperköse: Cidden tanımıyorum.

Songecem: Tanımaman için bu hesabı açtım.

Alperköse: Aferin.

Alperköse: Şimdi git, abudik gubudik işleri sevmiyorum.

Songecem: Ya yicem şwşwsoasls

Alperköse: Kızım ne diyorsun lan?

Songecem: Canını yerim senin.

Alperköse: Kafayı sıyırmışsın.

Songecem: Teşekkür ederim. Çok incesin.

"Kanka, abim geliyor birazdan."

Telefonunu kulağından indirip bana bakan Eylül'e gülümsedim ve ayağa kalkarak, pantolunumu düzelttim ve ürkek adımlarla kapıya doğru ilerledim.

"Gelmeden gideyim ya. Sonradan rahatsız etmeyeyim abini."

"Melike, sürekli aynı şeyi yapıyorsun. Abim bize bakmıyor, odasına çekiliyor zaten. Tamam, içeri girip bir selam veriyor ama-"

"Olmaz. Rahatsız edemem. Hadi beni geçir."

Rahatsız adımlarla, kapıya doğru yaklaşırken Eylül'ün onaylamaz bakışlarını gördüm. Ona son bir kez gülümsedim ve ayakkabımı da alarak yavaşça aşağı indim.

Yukarıya çıkan başka bir adım sesleri duyarken, sakince yutkundum. Aslında sakin falan değildim! Bu sadece bir kuruntuydu.

Sakin. Sakin. Sakin.

Otomatik ışık kapanıp açılırken, tahmin ettiğim gibi Eylül'ün abisi Alper'i gördüm. O da bana hafif şaşırmış bakarken, sonradan kendini toparladı ve tebessüm etti. Tebessümüne bir kere daha aşık olurken sadece gözlerine bakındım.

"İyi geceler, kardeşim."

Dedikleri kulağıma bir bir işlerken, canımın yanması ayrı bir olaydı. Kalbimi ezip geçen o kırıklar ve ardından gelen ağlama hissi.

Hafifçe gözlerim dolarken, bende tebessüm ettim ve onu beklemeden yanından geçtim. Ona bir şey dememi bekliyor gibi duruyordu ama diyemezdim. Konuşamıyordum.

Çünkü o içimi parçalıyordu.

Çünkü beni kardeşi olarak görüyordu.

Çünkü beni bilmeden kırıyordu.

Bana kardeşim dedikçe, benim kalbimden bir şeyler kopup gidiyordu. Ağlamak istiyordum ama göz pınarlarım bile ağrıyordu. Yoruluyordum. Beni yoruyordu.

Dışarı çıktım ve merdivenlere oturdum. Gecenin sessizliğini dinlerken, dolan gözlerimi kırptım ve etrafıma sessizce bakındım. Daha sonrasında, ona fakeden yazdığım hesabıma yöneldim. Yüzüne söyleyemediğim cümleleri teker teker, rahat bir şekilde yazdım. Hem de görüp de umursamayacağı bir şekilde.

Songecem: Olmayacak bir aşkın,

Songecem: Hayalini kuruyorum da.

Songecem: Ben bu hayat için fazlayım gibi oluyorum.

Songecem: Ölüyorum Alper,

Songecem: Beni öldürüyorsun.

Songecem: Bilmiyorsun, ama ölüyorum ben.

-Görüldü-

SİYAH (TAMAMLANDI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin