-2-

372 14 1
                                    

Sabah kalktığımda abim ortalarda yoktu. Oturma odasına girdiğimde bir not buldum.

Poğaça almaya gittim.   -Abiciğin Özgür.

Gözlerimi devirip televizyonu açtım. Koltuğa uzanıp saçma magazin programlarını izlemeye başladım. 10 dk sonra abim geldi. Mutfağa gidip iki tabak bardak ve meyve suyu çıkardım. Poğaçalardan bir tanesini benim tabağıma koyup diğerlerini abiminkine koydum. Sonra diğer paketi açıp patetesli böreklerden bir tanesini abimin, diğerlerini de benim tabağıma koydum. Her zaman böyle yapardık. Ben patetesli böreklere bayılıyodum. O da poğaçaları çok seviyordu. Böyle bir bölüşme yapıyorduk bizde.

Hiç konuşmadan kahvaltımızı yemeye devam ederken telefonum çaldı. Yerimden kalkıp telefonumu açtım.

''Efendim Öykücüm.''

''Tatlım, kuaföre gidecek misin?''

''Hayır.''

''Tamam o zaman kep töreninde görüşürüz.''

''Görüşürüz hayatım.''

Telefonu kapatıp yerime geçtim. Evet öğlen kısmında kep törenimiz gece de balomuz vardı. İkisini de aynı güne koymaktaki amaçlarını bende anlamamıştım. Abim:

''Demek bugün ha.''

''Evet mezun oluyorum.'' dedim gülümseyerek. Doğrusunu söylemek gerekirse heyecanlıydım. 

Saat 2 de üzerime siyah ip askılı kısa bir elbise giyindim. Saçlarım zaten düzdü. Bu yüzden kuaföre gitmeye gerek duymamıştım. Saçımı açık bıraktıktan sonra, siyah topuklu ayakkabılarımı giyindim. Siyah birkaç tane bilezik taktıktan sonra oturma odasına geldim. Abim üzerine beyaz gömlek, kot pantolon ve bir ceket giymişti. 

''Vay hazırsınız demek.'' dedi abim beni süzerken. Gözlerimi kırpıştırdım. ''Hadi çıkalım.''

Abimin arabasına binip okula geldik. Abim misafirlerin geldiği yöne doğru giderken bende içeri girmiştim. Herkes içerdeydi. Öykü ve Efe beni görünce hemen yanıma geldiler. ''Nerdesin sen ya?'' dedi Efe. ''Ya uf çok trafik vardı.'' dedim gülümseyerek. Hoca hemen bana üzerimize giydiğimiz ceket gibi şeyden ve kepimi verdi. Kepi kafama geçirip, diğerini de giyindim. Sonunda herkes sırayla çıkmaya başlamıştı. Hepimiz sahnede yerimizi aldığımızda Müdür çok çok hatta baya baya çok uzun bir konuşma yaptı. Sonra okul birincilerini falan söyledi. Sonunda da herkesin ismini tek tek okudu. Okulun son günü olduğu için, gerçek diplomalarımızı veriyordu Serkan Hoca. Sonunda ismimi söylediklerinde düşmemek için dua ederek Serkan hocanın yanına gittim. Diplomamı verip bana sarıldı. Abime dönüp gülümsedim ve tekrar yerime döndüm. Herkesin ismi söylendiğinde 3'e kadar saydık ve keplerimizi havaya attık. Yanlarda konfetiler patlarken gülümsedim. Yere düşen kepimi hemen alıp aşağı indim. Herkes ailesine sarılıyordu. Açıkçası içimde bir burukluk vardı ama benim de bir abim vardı değil mi? Abime koşup sarıldım. ''Seninle gurur duyuyorum Bücür.'' 

''Saol abicik.'' dedim.

Bir süre herkes muhabbet edip içkilerini yudumlarken bizde fotoğraf çektiriyorduk. Öyküyle, Efeyle, Abimle ve birkaç arkadaşımla birde öğretmenlerle bol bol fotoğraf çektirdikten sonra saat 6.30 olmuştu. Herkes yavaş yavaş dağılırken bizde okuldan çıkıp eve geldik. Hızlı bir duş alıp elbisemi giyindim saçımı tepeden dağınık bi topuz yaptım ve önümde bi kaç tutam saç bıraktım. İnce bir aylaynır çekip rimelimi sürdüm. Dudaklarımı da parlatıcımı sürdüm. Altıma açık sandelet gibi olan topuklu ayakkabımı giydim. Topuğu fazla yüksekti. Bu yüzden umarım düşmezdim. Su yeşiliyle beyaz arası olan minik çantamın içine telefonumu ve parlatıcımı koydum. Ve aynada kendimi inceledim. Söylemeliyim ki, gerçekten çok güzeldim. İçeri döndüğümde abim ağzı açık bir şekilde bana bakıyordu. 

AbicikHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin