-4-

205 9 0
                                    

Aylin'in ağzından:

Sabah kalkıp abimi uyandırdım. Kahvaltımızı yaptıktan sonra abim işe gitti. Gece hakkında bi kaç soru sormuştu. ama ona hiç bir şey anlatmayacağımı kesin bir dille belirtmiştim. Böylece susup işine gitti. Bende üzerime siyah dizimin az üstündeki eteğimi ve beyaz üzerinde bir desen olan askılı blüzümü giyindim saçlarımı tepeden toplayıp evden çıktım. İlk iş günüydü bugün. Cafede Öykü ve Efeyle buluşacaktım. Cafeye yürümeye başladım. Anahtarımla içeri girdim. Kekli önlüğümü alıp belime bağladım.  Az sonra Efe geldi. Beraber sarıldıktan sonra ona nasıl bana Öyküyü sevdiğini anlatmadığını sordum. Utanmış bir bakış atıp

''Ya Aylin biliyosun işte, onun en yakın arkadaşısın.'' dedi.

Gözlerimi devirip ''Bana güvenemedin mi yani?''diye sordum.

''Hayır yani.. Of aylin ya gl buraya.'' dedi ve kollarını açtı. Ona sarıldıktan sonra içeri bir adam ve ilkokul öğrencisi gibi duran bir kız girdi. Onlara ne istediklerini sorduğumda adam bir simit, küçük kız da bir tane çikolatalı çörek istedi. Küçük karton poşetlerden iki tane çıkarıp birine simiti, diğerine de çöreği koydum. Uçlarını kıvırıp 'White Coffe' yazan etiketlerden, poşetin açılmaması için ucuna yapıştırdım. Adam bir tane de çay isteyince karton bardağı alıp içine çay doldurdum. kapağını kapatıp adama uzattım. 

''Buyrun efendim, 10 TL.'' Adam parayı uzaatı kasayı açıp içine koydum. 

''Afiyet olsun, Yine bekleriz.''

''Teşekkürler, İyi işler.'' deyip çıktı. Emreye döndüğümde afiyetle çöreğini yiyodu. ''Ayısın.'' dedim gülümseyerek.

Bu arada Efenin sevgilisi (!) ve en yakın arkadaşım içeri girdi. Önde ben olduğum bana sarıldı. Sonra yanımdan geçti ve efenin dudaklarıyla kendi dudaklarını buluşturdu. Yaklaşık 10 saniye süren (!) bir öpüşmeden sonra Öykü geri çekildi. Kasaya doğru ilerleyip yandaki gülen yüzlü önlüğünü alıp giyindi. Çantasını dolaba bıraktıktan sonra kasada duran koltuğa oturdu. Evet genelde kasada o olurdu. Bizde Emreyle garsonluk yapıyoduk. 

------------------

Öğlene doğru cafe iyice kalabalıklaşmıştı. Herkes doluşuyordu. Yine de o kadar da kalabalık değildi. Bu bizim için çok iyiydi.

Kahve makinesinin arkasında iki bayan için mocha yaparken Emre geldi. Mochaları bardaklara döküp Emrenin tepsisine koydum. 

''6. masaya gidicek.'' dedim. Tamam diyerek ilerlemeye başladı. O sırada tekrar sesini duydum. 

''Aylin yeni müşteriye bak.'' dedi Emre. ''iyi'' diyip kalem ve not defterini aldım. Ve yeni gelen kişiye doğru ilerledim.

''Siparişinizi alabilir miyim?'' dedim. O sırada kafasını kaldırıp bana baktı.

''Siparişim senin numaran. '' dedi gülümseyerek.

''Emre burda ne işin var?'' dedim.

''Burası halka açık bir cafe öyle değil mi?'' dedi. Muhtemelen burda çalıştığımı Candan öğrenmişti. Gülümseyerek.

''Evet öyle. Her neyse ne alıcaksın.?'' dedim. 

''Siparişimi verdim zaten.''

''Ney?'' dedim kaşlarımı çatarken.

''Senin numaran ve bir de espresso.'' dedi yeniden.

Bir şey söylemeden arkamı döndüm ve tezgaha doğru yürümeye başladım. Tezgahın hemen yanında olan kasada oturan Öyküye döndüm. ''Şu gelene bir bak Öykü. Emre burada ve sipariş ettiği şey numaram.'' dedim. Kafasını kaldırıp Emreye baktı. ''Oha kızım bu oğlan sana fena takmış....'' dedi. Ona yüzümü buruşturup tekrar tezgah tarafına geçtim. Dolaptan bir fincan alıp espresso'yu doldurdum. Not defterinden de bi sayfa koparıp numaramı yazdım. Fincanı ve kağıdı tepsiye koyarak onun yanına döndüm. Benim geldiğimi görünce yüzünde beğenmiş gibi bir gülümseme yerleştirdi. ''Al.'' dedim espressosunu masaya koyarken. '' Diğer siparişim nerede hanfendi? Gerçekten servis berbat.'' dedi gülümseyerek. Onun yüzüne bakıp gülümsedim. Gözlerimiz buluştu ve yaklaşık on saniye bakıştık. Sonunda gözlrimi kaçırıp kağıdı ona uzattım.

Birşey söylemesine izin vermeden de arkamı döndüm.  Bir süre ondan ses çıkmadı. Bende hep tezgahta kahve yapmaya başladım. Sonunda telefonum titreyince telefonumu alıp mesajı açtım. 

Hesap lütfen, garson hanım. :) 

Salakça gülümsedikten sonra hesabını alıp onun yanına gittim. 'Buyrun beyfendi.' dedim sakince. 

''Teşekkürler hanfendi.'' dedi. Ve hesabı bana uzattı. elinden hesabı alırken tenlerimiz birbirine değdi. İstemeye istemeye elimi hemen çektim. 

''Aylin'' dedi. ''Ne zaman çıkacaksın işten?''

''Neden soruyorsun?''

''Akşam bişeyler yapalım mı diyecektim.''

''Olur.'' dedim.

''Saat 7 nasıl?'' diyince gülümsedim.

''Pekala. Konuşuruz.''

''Görüşürüz Aylin.''

''Görüşürüz Emre.''

AbicikHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin