3. Bölüm - Ölüm Çatırtısı

190 73 37
                                    

"Bembeyaz kar tanelerinin arasından ölüme selamını verdi."

1 Ocak 2018 - Pazartesi

Mira uyandığında saat 09.00'a geliyordu. Genç kadının telefonu 2 kez yan taraftaki cinayetin sinyalleri için çalıyordu. Olay anını gördüğünü söylemeyi o da çok isterdi. Ancak genç kadın elinde kanıt olmadan, bu işe kalkışmanın eski soruşturmadaki olayların aynısına sonuç açacağını biliyordu. Telefonuna baktığında Adil Müdür'den bir yeni mesaj gelmişti.

Adil Müdür : Eftelya Kasabası'nda ormanlık alanda yakılmış bir ceset var. Ablanların kasabasının hemen yan tarafında değil mi? Eğer oradaysan hemen buraya gel. Olay yeri inceleme var.

Genç kadın bir süre mesajı inceledi. Tekrardan düşünmeye başladı. Cinayet anını gördüğünü biliyordu içten içe. Ama gerçeği söyleyememek onun canını yakıyordu her seferinde. Telefonu eline alıp, mesajını yazdı ve telefonu çantasına koydu.

Evet ablamların kasabasındayım. Birazdan yola çıkıyorum.

Çantasını alıp, beresini taktı. Montunu giydiği esnada ablasıyla karşılaştı. Ablası, kardeşine kısa bir bakış attı.

"Sabah sabah nereye? Ne güzel uyuyordun tatilini yapacaktın ya."

Genç kadın ablasına tebessümle baktı. "Maalesef ben de uyumak isterdim ama yan kasabada yakılmış bir ceset bulunmuş. Oraya gitmem lazım..."

Melek şok olmuş bir ifadeyle kardeşine bakmaya devam ediyordu. "Ay kurduğu cümlenin rahatlığına bak! Yan kasaba ya yan kasaba! Ay o kasaba çok sakin bir yerdi.. Noldu ki acaba?"

Mira acı bir tebessümle gözlerini, ablasının gözleriyle buluşturdu. "Demek ki o sessizlik ölümün çatırtısına haberciymiş.. Neyse, benim hemen çıkmam lazım, bir gelişme olursa söylerim sana."

Melek sanki bir şeyleri anlamışçasına derin bir hüzün ve endişeyle kardeşine baktı. "Mira, ablacım dikkat et olur mu?"

Mira kapıya doğru yönelip, başını ablasına doğru çevirdi. "Ederim ablacım, söz."

                                  ***

Mira'dan 

Arabaya bindiğimde ormana doğru kısa bir bakış attım. Acı bir gülüşle oraya bakıyordum. Bu gülüşümün sebebi bir cinayete tanık olmak değildi tabiikide. Elimde hiçbir kanıt olmadan, her şeyi ilk defa duyuyormuşçasına tepki vermem olucaktı. Yolları kardan arındırsalarda, etraf hâlâ bembeyazdı. Bu beyazlık farkındamıydı ki kanların onlara bulaştığını...

Yaklaşık 10 dakika sonra  kasabaya ulaşmıştım. Girişteki tabela gayet özenli duran bir tabelaydı.
"Eftelya Kasabası" biraz daha ilerlediğimde Adil Müdür ile karşılaştım.

" Hoşgeldin. Olay yeri inceleme ekibi şu tarafta, biz de az önce baktık."  'Baktık' kelimesiyle Çağla'yla göz göze geldim. Kısa bir süre birbirimize baktıktan sonra saçlarını geriye doğru attı.

" Tekrardan merhaba Mira. Ceset yanmış bir halde, pek bir şey anlayamazsın doğrusu. O tarafa gitmene gerek yok yani. "

Alaycı bir şekilde gülmeye başladım. Aklıma her seferinde uğradığım haksızlık geliyordu ve bu kızı elime geçirmemek için kendimi zor tutuyordum.

" Sana da merhaba Çağla. Anlaşılan zeka kapasiten yine aynı meslekten olduğumuzu algılayamadı ama ben algılatmasını çok iyi bilirim. Tek bir hareketin yeterli olur."

Yanından ayrılıp, olay yeri incelemenin olduğu tarafa gittim. Vardığımda, arabanın ve cesetin fotoğrafı çekiliyordu.

" Ceset torbaya atılmış ve yakılmış. Ancak arabayı cesetten farklı bir yerde yakmış. Maktulun yüzünden ziyade bedeni tanınmaz halde. Maktul bir erkek. Ayrıca bir aile geldi ve kardeşlerinin dün akşam 19.00'dan beri ortada olmadıklarını söylüyor."

KIRMIZI KAR Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin