İyi okumalar.
-
Sonunda eve geldiğimizde yorgunlukla kendimi koltuğa atmıştım. Begüm Teyze yanıma yaklaşıp yüzümü inceledikten sonra "Solgun görünüyorsun Çağrı. Yukarıda biraz dinlen." dedi.
Düşüncesi ile gülümseyip "Teşekkür ederim." dedikten sonra herkesin müsaadesini isteyip yukarı çıktım.
Serhat'ın uzun süre sonra girdiğim odası ile dudaklarım kıvrıldı. O uğramasa da kokusu uğruyordu.
Sıcak odada derin nefes alıp gardırobuna ilerledim. Gardrobu açınca karşılaştığım manzara ile kahkaha atıp elimi dağınık kıyafetlerin üzerinde gezdirdim. Düzenli biriydi aslında ama bazen tembel olabiliyordu. Benden daha düzenli biriyle birlikte olmanın yararlarıyla zaman zaman karşılaşıyordum.
Sevdiğim tişörtlerinden biri gözüme çarpınca onu alıp üzerimdekileri çıkarttım ve giydim. Sabahtan beri toplu olan saçlarımı salıp dağınık bıraktım. Büyük yatağına ilerleyip yorganın altına girdiğimde kokusu burnuma daha net gelmişti. Yorganın içinde kaybolurken aynı zamanda hafif yorganı hissetmiyordum. Sarıldığım yastığı ile gözlerimi kapattım.
-
Bilincim açılmaya başlarken kollarımın ve bacaklarımın arasındaki yastığa sıkıca sarılıp dudaklarımı yastığın üzerinde gezdirdim. Gülümserken yastığın dokusunun normalinden daha farklı olduğunu fark etmiştim.
Uykudan uyanma evresinin verdiği huzursuzlukla yüzümü buruşturup yastığa daha sıkı sarıldım. Kokusu ile sarhoş olurken yüzümü yastıkta gezdirip öpüyordum. Yastığın kollarını belimde hissedince...
Bir anda gözlerimi açıp şaşkınca yüzünde dudaklarımı gezdirdiğim Serhat'a baktım. O da yeni uyanmış gibiyken sırıtıyordu.
"Ne işin var burada?"
"Benim odam burası. Ayrıca dün akşam uyumuşsun ve saat öğleyi geçeli çok oluyor."
Bacaklarımı belinden indirip kollarımı kurtarmaya çalışacakken yerinde durduğu için yapamadım.
"Rahat dur Çağrı."
"İzin versen kalkacağım. Sen de uyursun işte."
Dudaklarını sarkıtıp cıkladı. "Sen uyurken ben seni yalnız bırakmadım. Sen de bu kadar gaddar olma."
"Bana ne yahu? Ben mi dedim, gel yanıma yat, diye?"
"Güzelim bundan sonra hep öyle olacak."
Ellerinin arasında yaramazca hareket ettiğimde herhangi bir yol katedememiştim.
"Serhat hadi bırak zaten akşam yemeğine hazırlanmam lazım." Bıkkın sesimle konuştuğumda oflayıp bırakacakken güldü.
"Bir şey isteyeceğim."
"Hadi iste. Huysuz boğa."
Kaşlarını çatıp kızgınca konuşacakken elimle onu gülerek susturup "Tamam tamam söylemem bir daha sen ne istediğini söyle de gideyim." dedim.
Dudaklarını tekrar aralayıp "Az önceki gibi dudaklarını yüzümde gezdir ve öp." dediğinde utançla kafamı eğmeye çalıştım. Eğemedim çünkü kafası dibimdeydi.
"Onu isteyerek yapmamıştım."
"Tamam şimdi isteyerek yap."
"İstemiyorum ama." Kaşlarımı kaldırıp konuştuğumda yüzünü yüzüme daha fazla yaklaştırıp "İstemeye başla o halde."diye fısıldadı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARKADAŞ
ChickLit"Biraz daha dinlen ben elbisemi giyeceğim." İlk bakışta elbisemi bulamadığımı fark edip o da bakındı ve kum bulaşmış beyaz elbisemi alıp bana uzattı. Tek elimle göğsüme siper yapıp Serhat'a ıslak kedi gibi bakarken nemli bikinimi kenara bırakıp elbi...
