Selamlar. İyi okumalar.
-
Melis'ten;
Serhat sinirle koridorda ileri geri giderken kafamı iki yana sallayıp konuştum. "Doktorla konuşmalıyız. Eğer Taner'i istiyorsa..."
"Taner'i istiyorsa ne? Ne yapalım?" Sinirle soluduğunda olduğum yere sindim.
"Serhat onun için iyi olan neyse onu yapmalıyız."
Onaylamazca bana bakıp "Ne yani onu Taner itinin kollarına mı atayım?"dedi.
Sessizce mırıldandım. "Onu seviyor ve istiyor."
Hiddetlenip benimle göz kontağı kurarken tısladı. "Onu sevmiyor da istemiyor da. Hafızasını kaybetti sadece ve ben o iti buraya getirmeyeceğim."
Ayağa kalkıp kaşlarımı çattım. "Yeter artık! Şuan seninle başka şeyleri tartışmıyorsam daha yeni olay atlatmaya çalıştığımız için. Ve eğer o isterse Taner'i, paşa paşa getireceksin."
Şaşkınlığını belli etmeden arkasını döndüğünde kapı açılmıştı. Sergen "Ablam sizi sordu." dediğinde kafamla onayladım.
Serhat ve ben içeri girince Çağrı bize baktı. Beni hatırlamıyordu, ona anlatmamıştık ama normal olarak pek sıcak davranmıyordu.
Yorgunca yatakta yatarken eliyle küçük bir işaret yapıp Serhat'ı yanına çağırdı. Serhat dışardaki halini dışarda bırakmış gibi sakince yanına adımlayıp eğildi. Çağrı yavaşça elini tuttuğunda hepimiz onları izliyorduk. Aylardır birbirlerini paramparça etmişlerdi. Bu hafıza kaybının sonucu iyi veya kötü mü olacaktı bilmiyordum ama Çağrı yanımızda olduğu için mutluydum. Serhat'ın elindeki morarıklara ve kurumuş yaralara bakıp gözlerini tekrar yüzüne çevirdi. Elini tutmuş olması ile farklı hislere kapılan Serhat Çağrı'nın soran gözlerle baktığını anlamamıştı. Yavaşça dudaklarını araladı. "Ne oldu?"
Serhat şoktan çıkmış gibi gözlerini kırpıştırıp ona baktığında umursamaz ifadesiyle konuştu. "Bir şey olmadı."
Çağrı kafasını onaylamazca sallayıp "Belli bir şey olmadığı."dedi.
Serhat eğilip yavaşça onun anlını okşadı ve sessizce "Sen bunları düşünme."dedi.
Çağrı eğilmesini fırsat bilerek yavaşça yanağını öptü. Serhat'ın yüz ifadesi benim üzülmeme neden olmuştu. Ona ne kadar kızsam da Çağrı'yı seviyordu ve maalesef Çağrı uyanınca ona eski sevgilisini sormuştu. Son birkaç gündür gözümün önünde eriyen ikili için üzülüyordum.
Serhat zoraki gülümseyip doğruldu. Konuşacak bir şey yokmuş gibiydi ama herkes konuşma ihtiyacı duyuyordu. Her neyden bahsedilirse bahsedilsin Çağrı tam hatırlayamıyordu.
Yavaşça ayağa kalkıp doktoru bulmak için odadan çıktım. Doktoru görünce yanına yaklaştım. "Merhaba." Yanlış veya saçma bir giriş olup olmadığını bilmiyordum. Bana garipçe bakıp devam etmemi istedi. "Çağrı'nın hafıza kaybı geçici mi?"
Kaşlarını kaldırıp "Açıkçası hafızası ile ilgili temelli bir kayıp söz konusu değilmiş gibi fakat zaman geçtikçe netleşecek. Kısa bir süre içinde hafızası yerine gelebilir. Her şeyin bir anda anlatılmasından ziyade akışına bırakılmalı."
Bir şey söylemeden yüzüne bakıp kafamı onaylar gibi salladım.
-
Serhat'tan;
Taner'in birkaç saat sonra burada olacağını duyunca öfkelenmiştim. Öfkem kime veya neyeydi bilmiyordum çünkü haksız olan kimse yoktu.
"Abi sadece başlarda şok yüzünden ona zarar gelmemesi için çağırdık. Daha sonra ortadan kaybolacak merak etme." Sergen beni sakinleştirmek için konuştuğunda kafamı iki yana salladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARKADAŞ
ChickLit"Biraz daha dinlen ben elbisemi giyeceğim." İlk bakışta elbisemi bulamadığımı fark edip o da bakındı ve kum bulaşmış beyaz elbisemi alıp bana uzattı. Tek elimle göğsüme siper yapıp Serhat'a ıslak kedi gibi bakarken nemli bikinimi kenara bırakıp elbi...
