26●

8.4K 225 69
                                        

Bölüm biraz sad arkadaşlar.

-

Elimdeki dosyaları karıştırırken Sergen içeri girdi. Elindeki telefondan annemlerin sesi gelince görüntülü konuştuklarını anladım.

Yanıma yaklaştığında gülümseyip "Özlemime dayanmaya çalışın." dedim.

Gülüp "Merak ettik neler yaptığınızı. Suç mu?" diye açıklama yaptı.

"Yok canım ne suçu. Şaka yapıyordum."

Babam "Bir sorun olursa kendi başınız çaresine bakın."dediğinde şaşkınca ona baktım. "Bu sadece Sergen'e mi yoksa ben de mi başımın çaresine bakayım?"

Huysuzca konuştuğumda kahkaha atıp "Sadece Sergen için tabii ki güzel kızım."dedi. Pozitif ayrımcılık demişken...

Sergen telefonu benden uzaklaştırıp sakince "Bana üvey olduğumu bu kadar çaktırmayın." diyerek kapıya ilerledi. Söylediği şeye gülüp önüme döndüm.

Melis'in tasarımlarına göz atıyordum. Yaklaşık bir ay tasarımlar netleşecekti. Büyük kağıda bakıp yanındaki deftere not aldım.

Yorucu geçmiyordu ama saatlerdir bir şeylerle uğraşıyordum. Karnımda açlıktan dolayı bir ağrı hissettiğimde ayağa kalkıp odadan çıktım.

Yanımdan geçen insanların tanışma isteğini geri çevirmeden ellerini sıkıp ilerliyordum. Serhat'ın odasına yaklaştığımda adımlarını yavaşlatıp sekreterinin masasına ilerledim. Bilgisayarda uğraştığı şeylere bakmak için masasına dirseklerimi yasladığımda bana dönüp sahte bir gülümseme bıraktı.

Kaşlarımı kaldırıp nelerle uğraştığına baktım. Ağzımı konuşmak için araladığımıda Serhat'ın odasının kapısı açılınca oraya döndüm. Sekretere bir şey söyleyecekti. Dudaklarını birbirine bastırıp bana sinirle baktı. Doğrulup ellerimi eteğimde gezdirmeye başladım.

"Bu hafta içinde fabrika ile görüşülsün. Toplantı ayarla." Sekreter kafasını salladığında odasına giren Serhat'ın peşinden ilerledim.

Sinirli yüzüne rağmen bana bir şey söylemeden yerine oturdu. Yanına ilerleyip kalçamı masaya yasladım. "Neler yaptın?"

"Melis'in tasarımlarına bakıyordum."

Sırıttı. "Ve bir anda aklına ben geldim. Dedin ki neden biraz özlediğim yakışıklı yüze bakmayayım?"

Kaşlarımı çatıp dil çıkarttım. "Sadece odamın önünden geçen bir yakışıklı gördüm ve onu takip ediyordum. Ne yazık ki bulamadım."

Üzgünce bana bakıp "Tüh!" dedi. Ben de üzgünce bakıp dudağımı büktüğümde sandalyesi ile bana doğru yaklaştı. Hızla belimden kavrayıp kucağına oturttuğunda bir elimi boynuna sardım.

Kahkaha atıp "Sanırım bu güzel yüzü arayan birileri var."diyerek kendimi gösterdim.

"Eh tabii insan çalışınca biraz yoruluyor, eğlenmek istiyor."derken kafasını hafifçe sallıyordu.

Elimi ensesinde gezdirip kaşlarımı kaldırdım. "Güzel olduğumu kabul ediyorsun yani."

"Bir şey söylemedim."

Bacak bacak üstüne atarak ona yaklaştığımda bacaklarıma bakıp bana döndü.

"Öyle mi?"diye fısıldayıp dudaklarına yaklaştım, dudaklarımızı birleştirmeye yeltendiğinde hızla kulağına eğildim. "Öyleyse şansına küs."

Kısık sesle güldü. Kapı çalınıp direk açıldığında şokla olduğum yerde durdum. Sekreter gözlerini kaçırmadan baktığında Serhat "Çık dışarı."dedi normal sesiyle. Arkasını dönüp odadan çıktığında "Neden böyle giriyor içeri. Han mı burası? Nasıl yüz veriyorsan artık."diye sinirle konuştum.

ARKADAŞ Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin