-
Duş aldıktan sonra birlikte yola çıktık. Bana yandan bakış atıp sırıttı. "Bu tarzı sevdim."
Takım elbise giydiğinde ona söylediğim cümleyi tekrarlaması ile güldüm. Onun bana verdiği cevabı verdim. "Beğendiysen söylerim herkes değiştirir tarzını."
"Bana fark etmez."dedikten sonra omuz silkti.
Üzerimdekilere bakıp "Bunların rahatlığına alışmak gibi bir hata yapmaktan kaçınmayacağım." dedim. Son zamanlarda normale göre daha şık giyindiğim için böyle rahatlıkları özlemiştim. Canım eşofman, canım converse...
"Zaten sana eşofman çok yakışıyor. Öyle saçma sapan etek elbise falan giyme."
Gözlerimi kısıp kafamı cama çeviridim. "Senin niyetin belli zaten ama çok umutlanma. Az sonra değişeceğim kıyafetlerimi.
Huzursuzlandı. "Farklı bir eşofman daha fazla yakışır. Haklısın."
Kaşlarımı çatıp zorla gülümserken ona baktım. "Şaka yapıyorsun değil mi? Bana karışacağını sanmam."
Gergince direksiyonu kavrarken dudaklarını birbirine bastırdı. "Ben de istediğini giy isterim ama kıskançlıktan titrerken öylece durmam." Soğuk sesiyle kaşlarımı tekrar çattım.
"Ne demek öylece durmam? Ne yapacaksın bakana?" Sinirlenmiştim onun gibi. Sakin olmaya çalışan tek kişi bendim çünkü sesini bile yükseltmemişti.
"Sen her şeyi hatırlamasan da ben hatırlıyorum. O bardaki geceyi senin o piçin kucağına..."
Öfkeyle onu böldüm. "Bununla ne alâkası var ve neyi kastediyorsun? Seninle birlikte değildik."
Bana bakarken sesini yükseltti. "Ama ben seninle birlikte değilken ve hâlâ seni seviyorken kimseyle birlikte olmadım."
"Seni aldatmışım gibi konuşma. İkimizin ilişkisini kafasına göre yönlendiren sendin. Bir zahmet birlikte olma biriyle." Konuştuğumuz şeyin saçmalığı ile kafamı iki yana salladım. Onun benden başkasıyla olma fikri onu bu kadar severken ağır geliyordu bana.
"Senin için yaptığımı ne kadar daha söylemem gerek?"
"Biz sürekli bunun tartışması içinde mi olacağız? Eğer öyle olacaksa..." Araba aniden fren yapıp villanın önünde durduğunda sesimin kesilmesi ile dudaklarımı birbirine bastırdım. Bir anlık sinirle kuracağım cümlenin kesilmesi iyi de olsa Serhat'ın bana hışımla dönmesine sebep olmuştu.
"Eğer öyle olacaksa ne? Eğer öyle olacaksa evlenmeyelim mi? Ya da birlikte olmayalım mı? Söylesene. Küçük bir çocukla evlenme fikri de bana iyi gelmiyor. Ne yapalım öyleyse? Bir fikrin var mı? Ayrıldığımızda nereye gideceğin belli mi?"
Söylediği şeylerle koltuğa iyice sinmiş olduğumu fark etmiştim ama bir anlık sinirle kastettiğim şeyi bu kadar büyütüp öfkeyle konuşması ile diklendim. Suratına sert bir tokat attığımda dudaklarını yalayıp burnundan solurken yana çevirilmiş kafasını kaldırdı. Elim sızlarken burnum da ona eşlik etti. Ona zarar vermek gücümü yitirmeme sebep oluyordu. Bunu daha önce deneyimlemesem de anlıyordum. Canım onunkinden daha çok yanmıştı.
"Konu nasıl buraya geldi? Düşündüğüm şeyleri söylemek için böyle bir vakit araman komik. Öyleyse şimdi yukarı çıkıp hatamızdan döndüğümüzü söyleyelim." Gözlerim dolmuştu ve Serhat'ı sert olduğu kadar da titrek görüyordum. Kendinden emin olarak söylemiyordu bunları. Beni kırmak istiyordu belki de. Gözlerime bir süre baktıktan sonra kararmış gözlerini yüzümden çekti.
Hızla kapıyı açıp çıktığımda benimle aynı andan onun kapısının da sertçe kapandığını duydum. Sert adımlarla ilerleyecekken beni bileğimden tutarak durdurdu. Bileğimi elinden kurtarıp susan yüzüne baktım. "Merak etme küçük bir çocuk değilim. Gidip yapmam gerekenleri yapacağım."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ARKADAŞ
ChickLit"Biraz daha dinlen ben elbisemi giyeceğim." İlk bakışta elbisemi bulamadığımı fark edip o da bakındı ve kum bulaşmış beyaz elbisemi alıp bana uzattı. Tek elimle göğsüme siper yapıp Serhat'a ıslak kedi gibi bakarken nemli bikinimi kenara bırakıp elbi...
