Yaşlı amcayı yaklaşık 15 dakika boyunca bekledim. Sonra bir kapı açılma sesi geldi. Hemen ayağa kalktım ve amcanın gelmesini bekledim. Adım sesleri geliyordu ve ben sebepsizce heyecanlanmıştım. Sonra bir el, bir ayak ve tamamen gözüken bir beden. Ama bu yaşlı amca değildi. Peki ya kimdi o?
Adam, bana doğru - beni korkutmamaya çalışırmıcasına-ilerlemeye başladı. Adam, Francisco Lachovshki 'ye çok benziyordu. Tabii benim kadar olamazdı. Genellikle insanlar beni Burak Yörük' e benzetirler. Aslında bende hak veriyorum. Çok yakışıklıyımdır. Iı, konumuz neydi?Söylediğin için teşekkürler, evet anlatıyorum.
Adam yanıma geldi ve konuşmaya başladı ;
"Merhaba ufaklık. Ben polisim, bana güvenebilirsin, tamam mı? Şimdi anlat bakalım. Neler oldu, kimsin, her şeyini..."
Aslında biraz şüphelenmedim değil ama yinede anlatmalıydım. Öncelikle adamı biraz süzdüm tabii-incelemeden olmaz! - adam dediğim gibi tıpkı Francisco Lachovshki 'ye benziyordu. Sadece gözleri biraz daha büyük ve saçları siyahtı. Omuzları oldukça geniş, kolları ise üzerinde ki kıyafet ne kadar kalın olsada oldukça kaslı gözüküyordu. Adamın üstünde bir polis üniforması ve altında dar bir pantolon vardı - dikkat adamın bacakları da oldukça kaslıydı - ve adam büyük ihtimalle neredeyse her gün antrenman yapıyordu. Aslında onun yerinde olmak istemezdim değil. Tamam, anlatıyorum merak etme.
Hani demiştim ya şüphelenmedim değil diye, işte o şüpheleri beynimin bir köşesine süpürüp sordum ;
"Sadece bizim aramızda kalıcak?"
"Evet, tabiiki de evet!"
"Iı, şey ben Ateş Mert.9 yaşımdayım ve normalde Muğla 'da oturuyoruz. Bir hafta önce ailemle beraber tatil için buraya gelmiştik. Yaklaşık 3 gün önce ailemle beraber Eyfel' in önünde, çimenlerin üstünde oturuyorduk. Sonra ben abim Demir'in yanında uzanıp gözlerimi kapatmıştım ve bir süre sonra uyuyakalmışım. Uyandığımda yanımda hiç kimse yoktu ve ben çok üşüyordum. Çok büyük ihtimalle geceydi ve etrafta çok az kişi vardı. Sonra aklıma Eyfel geldi. Yanına gidip bir ayağının yanında uzandım ve titreye titreye uyuya kalmışım. Böyle 2 - 2.5 gün geçirdim orada. Gelen geçen herkes bana bakıyordu ama kimse yardım etmiyordu. Sonra bir şey oldu. Yaşlı bir amca geldi ve bana neden bırada olduğumu sordu. Bende ailemin beni bırakıp gittiğini söyleyince beni buraya getirdi. "
O kadar çok şey anlatmıştım ki birden ağzımın kuruduğunu hissettim. Sonra içeriye yaşlı amca da girdi ve ağır adımlarla yanıma geldi. Sonra polis konuşmaya başladı ;
" Bak Ateşciğim, aileni olabildiğince hızlı bir şekilde arayacağız. Ama öncelikle sana birkaç soru soracağım. Ailenden her hangi bir kimsenin telefon numarasını biliyor musun?"
Bu soruyu duyunca bir anlığına durakladım. Cidden ailemden hiç kimsenin telefon numarasını bilmiyor muydum? Ahh, bu çok normal! Ailem bana , abime gösterilen sevgi ve saygıyı göstermiyorlar. Hıh, ne acı, değil mi?
Bu düşündüklerimi de beynimin bir köşesine süpürüp konuşmaya başladım;
"Iıı, şey ben kimsenin numarasını bilmiyorum. Hem ben ailemle ilgili tek bir şey bile bilmiyorum, YOK! Hem ailem beni önemsemiyor bile, baksanıza. Beni hiç bilmediğim bir yerde bırakıp gittiler. Gittiler..."
O an öyle bir şey oldu ki ne olduğunu ben bile anlayamamıştım. Polis ve yaşlı amca birbirlerine baktılar sonra yaşlı amca kalkıp başka bir odaya gitti. Polisse konuşmayı devam ettirdi;
" Peki Ateşciğim. Sen bu akşam burada Muhittin Amca'nın yanında kal. Yarın sabah gelip seni alacağım ve - umarım- geçici bir süre boyunca Çocuk Bakım Evi'ne götüreceğim. Tamam mı? Muhittin Amca, seninde bir ihtiyacın olursa hemen ara lütfen!", diyerek kapıya doğru ilerlemeye başladı. Az önce Çocuk Bakım Evi mi dedi o? Olamaz!
Her neyse, Muhittin Amca bana kendi yatağını verdi ve kendisinin başka bir odada yatacağını, rahat olmamı söyledi. Ve o an ki tepkimi asla unutmam. Aynen şöyle olmuştu ;
"TEK KALMAK MI? OLAMAZ, BEN KARANLIKTAN KORKARIM!"
Muhittin Amca o an yaşına hiç uygun olmayan bir şekilde kahkaha attı, bense ağlamaya başladım.
Yapabileceğimiz bir şey olmadığı için Muhittin Amca ile beraber yatakta yattık ama pişman olmuştum. Çünkü HORLUYORDU! En son saat 03.09 geçe uykunun kollarına sallandığımı hatırlıyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sonbahar
AcakAteş, sokaklarda yatan, ekmek parasını insanların ayakkabılarını temizleyerek kazanan, daha 16 yaşında olan bir genç ama Ateş' in çok büyük bir sırrı vardır ve bir süre sonra bu sır açığa çıkar. Tabiiki de Ateş bu macerada yanlız değil ; sevgilisi...
