Sabah uyandığımda üzerimde bir şey hissettim. Aslında bakmak istemiyordum ama en azından bir kere gözümü açıp kapasam iyi olurdu.Gerçi ne olduğunu tahmin edebiliyordum ama bu tahmini doğrulamak fena sayılmazdı çünkü farklı şeyler olmaması için bunu yapmalıydım.
Gözlerimi yavaş yavaş açtım ve hızlı bir şekilde kapadım. Ummak istemediğim gibi bir şey yoktu ama bir çift çok kötü kokan-bu kokuyu neden daha önce almadığımı bilmiyorum ama ayakları görünce bir anda koku gelmeye başladı - ayak vardı ve nefessizlikten ölmek istemediğim için 'MUHİTTİN AMCAAA, ÖLÜYORUM!', diye bağırdım ama hiç ses yoktu. Bu normal değildi çünkü ben ne zaman bağırırsam herkes - özellikle benim bağırışımı ve çığlığımı duymayan kişiler- çok etkilenirler. Merakla doğrulmaya çalıştım olmadı, tekrar Muhittin Amca 'ya seslendim olmadı, en son ayakları itmeye başladım ve başardım. Sonunda doğru düzgün bir şekilde nefes alıp veriyordum.
Bütün her şeyi boş verip Muhittin Amca' nın yanına emekledim ve suratına bakıp bir şeyler çıkarmaya çalışıyordum. Bir anda aklıma nabzını ölçmek geldi - nasıl olsa daha 9 yaşımdaydım ve aksiyon filmlerinde olan şeyleri hep gerçek hayatta kendim de yapmak istemişimdir - ve elimi Muhittin Amca 'nın boynunda ki şahdamarına koydum ama nabzı atmıyordu. Sonra dikkatimi bir şey çekti. Çarşafta kırmızı bir şey vardı. Merakla ve kuvvetle Muhittin Amca'- yı kenara itmeye çalıştım ve gördüğüm şey karşısında nutkum tutuldu. Muhittin Amca'nın - tam kalbinin üzerinde-göğsünde bir bıçak vardı ve bu açıdan bakınca çok dehşet verici bir manzara gözüküyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Sadece öylece mal mal bakıyordum kan lekelerine.
Bir süre sonra bir kapı açılma sesi geldi. Sonra henüz adını bilmediğim ama Francisco Lachovshki 'ye benzettiğim polis içeriye girdi ve seslenmeye başladı;
"Günaydın, Muhittin Amca! Bak sana ve yeni oğlana bir şeyler aldım. Hadi, gelinde kahvaltı yapalım!"
O kadar neşeli bir sesi vardı ki polisin... Keşke o sesi şu anda bende kullanıyor olabilseydim, diye düşünmedim değil.
Polis, cevap alamayınca bana ve Muhittin Amca 'ya seslenmeye başladı. Bu iş böyle olmamalıydı, bu yüzden benim polise seslenmem ve uyandığımda olanları anlatmam gerekiyordu. Ben tam polisi çağıracak iken kapıda bir gölge belirdi. Polis şaşkınlıkla bir bana bir Muhittin Amca' ya baktı ve - sanki gördükleri gerçek değilmiş gibi - gözlerini hızlı hızlı açıp kapadı.sonra bir ses duydum 'ne oldu burada!' gibi bir şey. Devamını hatırlamıyordum, hatırlamıyorum...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sonbahar
De TodoAteş, sokaklarda yatan, ekmek parasını insanların ayakkabılarını temizleyerek kazanan, daha 16 yaşında olan bir genç ama Ateş' in çok büyük bir sırrı vardır ve bir süre sonra bu sır açığa çıkar. Tabiiki de Ateş bu macerada yanlız değil ; sevgilisi...
