Bugün Minessota'da Blue Earth diye adlandırılan kasabada tanıştığım çılgın bir rahip bana Marry'i getirdi.Adı Jim.Yaptığı ayini daha önce hiçbir kilisede görmedim ve onları ruhban okulunda öğrendiğinden şüpheliyim.Kendini kesti,kanı aleve dönüştü ve bu onu yakmadı.Sonra alev Mary'e dönüştü.Mary.
Adımı söyledi.Başka şeyler de söyledi ama,onun yine benim adımı söylediğini duymak...Bunun nasıl olduğunu tarif bile edemem.Sadece saniyeler sürdü ve o bir şeye dönüştü...Bilmiyorum.Black Shuck gibi,bir şeytan köpek.Cehennem köpeği.Benimle konuştu ve yakında bana geleceksin dedi.
O gittikten sonra Jim cehennem köpeğinin dişine baktı.Üstünde numaralar vardı:1127.Polis raporuna gore Mary 11:27'de ölmüştü.H ve Jim dişin içine oyulmuş bir tür koordinat olduğunu düşündüler,ama bu ne anlama geliyor?
Kanla yazılmış:Eski zamanda Batılı insanlar belgeyi imzalamak için "Ben elimi koyup bu belgeyi mühürlüyorum." derlermiş.Doğuda bu durum daha gerçekçi.Eski antik zamanlarda Japon İmparatoru belgeyi imzalamak için elini kana batırarak bütün şekilde kağıda bastırırmış. Şeytanla anlaşma yapmak ise insanlar adlarını kanla yazmaları gerekiyormuş.İddia edilen birkaç anlaşmayı gördüm ve bahsedilenler gibi değildi.Kan şüphesiz imzanın ciddiyetini vurguladı.Sonuçta ruhunu veriyorsun."Kan hayattır."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
John WINCHESTER's Journal
Random... Dean güçlükle konuşabiliyor.Onunla küçük sohbetler etmeye çalışıyorum,eğer isterse beyzbol oynayabileceğimizi söylüyorum.Yani ona normal bir çocuk gibi hissetmesini sağlamaya çalışıyorum.O,ne benden ne de kardeşinden vazgeçmiyor.Her sabah uyandı...
