Hazalın aramasıyla hemen eve gitmiştik. Eve vardığımızda kimse yoktu. "Hazal nerdesin" diye bağırmıştım. "Yukardayım"
Derin bir oh çekmiştim. Yukarı hemen yanına çıkıp "İyi misin?" diye sormuştum. "Korkmamın dışında bir şey olmadı" dedi. Kıyamam ya.
Mert "Kim olduklarını gördün mü?"dedi.
Hazal "Hayır ama seslerini duydum ve ne konuştuklarını da"
"Ne konuştular" dedim.
"Lavin'in bu evde yaşadığına emin misiniz bence burası onun için fazla lüks falan filan"
"Seslerini tarif eder misin"
"çok zor kuzum"
"Denesen Bi"
"Peki. Öncelikle 2 erkek 1 kızdı"
"Bir dakika ben buldum tabiki Cemgil" dedi Yağmur.
"olabilir" dedim.
"Kızın sesi güzeldi."
"Vazgeçtim değiller"
"Neden?"
"Sudenin sesi güzel değil ki"
"Tabiki sude değil ben onun sesini biliyorum. Bu kızın sesi sudeye bin basar"
Tam Hazal bir şey daha söyliyecekken kapı çaldı. Aşağı indim kapıyı açtım ve beklenmedik bir kişi. Kapıda Sude vardı.
"Sen hayırdır" dedim.
"Bir şey söylemem gerek çekil kenara da söyliyim"
"Emredersiniz prensesim"
"Lavin şakanın vakti değil çekil"
Onu ilk defa böyle görüyordum. Kenara çekildim. Bizimkilerde görünce şok olmuştu. Hatta Azra kızı öldürücekmiş gibi bakıyordu. Sude evi turladı ve bir kaç eşyanın arkasına bakıp bir şeyler yaptı.
"Sen napıyorsun?" dedim.
"Hayatını kurtarıyorum"
"Salak salak konuşma da söyle artık"
Sude derin bir nefes alıp "Evine girenler Cemgil. Etrafa ses dinleme cihazı koydular."
"Bunu neden yapıyorsun çıkarın ne olucak" dedi Azra.
"Ahh Azracım beni çok iyi tanıyorsun. Ama bu sefer bir şey istemiyorum."
"Hahaha güldürme bizi. Kızım sen bizi salak mı sandın? Söyle."
"Peki şöyle ki beni de aranıza alın"
Hepimiz gülmüştük.
"Güzel şaka sudecim "
Sudeye baktığımız da ciddiyetle bize bakıyordu.
"Bunu düşünmen bile komik bizim yapıcağımızı nerden çıkardın" dedi Azra.
"İlk olarak size iyilik yaptım. İkinci olarak zaten bende sizinle bir takılmak istemiyorum sadece bir oyun oynicaz"
"Kesinlikle hayır yapmasaydın sana yap diyen yoktu" dedim.
"Bir kerede inatlaşmayın."
"Sude bu salak düşünce için ne kadar düşündün ve bunu neden yapıyoruz" dedi Yağmur.
"Yeni bir kız aldılar gruba. Benden daha kötü. Artık onları o yönetiyor."
"Senin köpeklerin için asla böyle bir şey yapmayız" dedi Azra. Fazla kinci biriydi.
"Düzgün konuşur musun? Ramazan beni seçti diye böyle yapmamalısın. Ayreten o da oyundu. Sana küçük bir şaka yapıcaktı ama abarttı."
Azra şok olmuş bir şekilde Sudeye bakıyordu. Talha sadece izliyordu. Hatta düşünceli gibiydi. Azra hiç tereddütsüz Talhanın elini tuttu ve" İyi ki de öyle bir aptallık yapmış. Eğer onunla ayrılmasaydık belkide seni bulamicaktım" son sözlerini Talhaya dönerek ve gözlerinin içine bakarak söyledi. Talha hala soğuk bakıyordu.
Azra fark etmiş olucakki "Talha iyi misin?" dedi.
"Neden her şeyin oyun olduğunu öğrendiğinde şok oldun. Neden bunu o an yapmadın?"
Hepimiz şok olmuş şekilde Talhaya bakıyorduk. En yakın arkaşları bile ona bizim gibi bakıyordu.
"Sana büyü falan mı yaptılar enişte" dedi Yağmur.
Talha bağırarak birden "Siz karışmayın" dedi.
Yağız araya girerek "Sakın bir daha sevgilime bağırma." dedi.
Talha Yağıza yaklaşarak "Bağırırsam nolur" dedi.
"Çok pişman olursun"
"Hey bir sakin. Talha kendine gel." dedi Mert.
Yağız hemen Yağmura sarıldı.
"İyi misin canım"
"Alt tarafı bağırdı Yağız abartma"
"Yağmur anlamıyor musun? Sana sesini yükseltti."
"Hayatım bunda ne var"
"Sana klasik gelebilir ama ben sana zarar gelsin istemiyorum. Şuan sadece bağırdı diye düşünebilirsin ama sen korktun buna eminim."
"Ben seninle nasıl başa çıkıcam?"
"Asıl ben seninle napıcam be sevgilim"
"Hey hey hey bizim tartışmamız neden sizin ilişkinizi güçlendiriyor" dedi Azra. Yağmur ve Yağız susmuştu.
Biz Mertle napıcaz diye birbirimize bakıyorduk. Birden Talha ayaklandı ve "Sadece düşünmek istiyorum" diyip gitti. Azra direk ağlamaya başlamıştı.
"Bunu neden yaptı?" dedi Azra.
"Çok saçma bir hareketti."
"Katılıyorum"
Azra biraz daha ağladıktan sonra Merte dönüp "Nerde olduğunu öğrenir misin?" dedi. Mert kafa salladı.
"O böyle bir şey yaşasa ben böyle mi yapardım" dedi.
Yağmurla aynı anda hayır anlamında kafa salladık.
"Sıçarım Ramazan'a." Sudeye dönüp "Hepsi senin yüzünden. O kızı nasıl o gruptan atıcağını biliyorsun dimi? Bizim aramızı bozmak için geldin"
"Sanırım Azra aranızdaki en zeki kişi. Evet aynen öyle. O kız benim kuzenim. Evde ses dinleme cihazı falan yok. Ramazan olayı bir kurmacaydı."
Sanırım bu sefer Azrayı tutmicaktık. Naparsa yapsın.
"Sen bizi kıskanıyorsun dimi. İyi arkadaşlık ilişkimizi, herkesin bize iyi davranması ve en önemlisi bizim mutluluğumuzu. Seni anlamayı çok isterdim Sudecim ama bu imkansız. Ben kimseye vermiyorum. Bu sayede de gerçek aşkı buldum. Bak biliyor musun Ramazanla beni iyi ki ayırdın. Ya ben sana çok acıyorum ya. Hani öyle böyle değil. Bazen sana para atmak istiyorum, yalancıktan sevgili bulmak istiyorum. Bari o mutlu etsin seni. "
Sudenin gözleri dolmuştu.
"Emin ol senden daha mutlu bir hayatım var."
"Kanıtlasana"
Sude öylece bakmıştı.
"Eğer 10 saniye içinde bu evi terk etmezsen bir daha gün yüzü göremezsin."
Azra saymaya başlamıştı. Sude beşinci saniyede topuk yapmıştı. Bu olaydan çıkardığım tek sonuç Azrayı kızdırmamaktı.
"Yağmur Talha adına özür dilerim. O öyle demek istememişti."
"Kızım saçmalama alınmadım zaten."
"Talha buraya geliyor" dedi Mert.
Azra gözlerini sildi.
Kapının çalmasıyla hemen kapıya koştum. Kapıyı açtığım gibi Talha içeri girip Azraya sarıldı. Ağlıyor muydu o?
"Ben çok ama çok özür dilerim. O an neden öyle bir şey yaptım bilmiyorum. Lütfen affet beni"
Azra "Şşş sakin" diyip Talhayı kollarından ayırdı ve devam etti.
"Bak hayatım önemli olan hatanı anlamandı. Bir daha böyle bir şey olucağını düşünmüyorum zaten. Eğer olursa bu kadar basit bir şekilde barışamayız" dedi ve sarıldı. Talha direk Azranın saçını öpmeye başladı.
"Evet gençler şimdi size iki şık sunuyorum. Ya burda uyuruz ya da evlere dağulırız"
Mert direk burda kalmak istediğini söyledi.
Diğerleri de onaylamıştı.
"Evet herkes odasına bugünlük benden size izin sevgilinizle uyuyun" dedim.
Hazal odasına giderken "Sakın yanıma gelmeye çalışmayın bugünlük bu kadar aşk şeyi bana yeter"
Yağmur "Edizi de mi çağırsaydık ya" dedi.
"Aynen ya" dedim
Hazal 2 saniye içinde yanımıza inip "Geliyor mu ona göre en güzel pijamamı giyicem"
"Geliyor" dedi Azra. Biz bunları konuşurken çağırmış olmalıydı.
Hazal direk odasına koştu.
Herkes odasına çekilmişti. Bu arada Ediz de gelmişti. Ona tek oda Hazalın odası orda kalmak zorundasın demiştik. O da tamam demişti. Şuan nasıl yatsak diye Mertle birbirimize bakıyorduk. En sonunda o yatağın bir ucuna ben yatağın bir ucuna yatmıştım.
"Lavin sarılarak uyuyabilir miyiz? Hep bunun hayalini kurdum da"
"Peki" dedim. Birbirimize yaklaşmıştık. Diğerlerini şuan çok merak ediyordum. Bana sarıldı ve "Çok güzel kokuyorsun. Sırf bu koku için bile seninle evlenebilirim" dedi.
"Meert" dedim uyarıcı bir ses tonumla.
"İki dakikada içine ettin ortamın"
"Öyle deme utandığım içindi"
"Tamam hadi uyuyalım artık"
Ve evet bunu demesiyle sanki büyü yapılmış gibi uykuya dalmışım.
--------------
Selam canlarım umarım bölüm hoşunuza gitmiştir. Yazım hatam olduysa özür dilerim.💜
