Yazar'dan
Büyük olanın planı ve her şeyi tamamdı aile olduklarının kanıtı olan kimlikler, Kai ve Sehun'un evli olduğunda dair belgeler ve Baekhyun ile Hoseok'u yetimhaneden alırken ki belgeler.
Her şey tamamdı ve mutluydu büyük olan sevdiği çocuğun hem bir kere daha kahramanı olacak hem de onun mutlu kalmasını, stresten uzak bir hayat yaşamasını sağlayacaktı.
Ve ikisi de birbirine ait olarak devam edecekti.
Büyük olan eline telefonunu alıp hemen küçüğünü aradı ve sabırsızlıkla açmasını bekledi.
Ama bir sorun vardı ki her aramasın da telefon açılmamıştı...
Jungkook'dan
"Sana yalvarıyorum sadece git bir daha çıkmayacağım karşına." ağlamaklı sesim ile yalvarmıştım yine ona.
Dizlerimin üstüne çökmüş kafamı eğmiştim.
Burnumda ki kanın beynime gitmesini engellemek istemiştim bir nevide.
Patlayan dudağım sayesinde kan dolan ağzım yüzünden zar zor konuşuyordum.
Aldığı darbelerden yarılan kafam yüzünden zar zor gösteriyordum yalvarışımı.
Ayağa kalkamıyordum büyük ihtimalle çatlamış olan bacağıma baskı yapıldığı için.
Demirden olan sopalar, ellerine taktıkları demirden bir işkence aleti ve kendileri.
Byun Baekhyun işte yine bütün gerçeklikler ile beni bir temiz dövmüştü ve gülerek bakıyordu yüzüme.
Yanıma eğilip eli ile kaldırdı çenemi ve :
"Kurtarıcına güzel bir cevap olucak bu Jeon şuan kocası ile basılmış sürtükler kadar dayak yediğine inanıyorum." demişti ve diğerlerine yazdırdığı kağıdı üstüme yapıştırıp bir evin önüne atmışlardı vücudumu.
Şuan neresi olduğunu bilemiyordum çünkü gözlerim kapanıyordu...
Taehyung'dan
Basılan zil ile oturduğum koltuktan kalkıp kapıya doğru adımlandım ama kimseyi görememiştim tam kapıyı kapatacağım sırada ise ayaklarım düşen şey ile yere baktığımda bir iki adım gerilemiştim.
İlk dakikalar kendime gelemedim sonra ise onun sesi ile irkilmiştim :
"Bayım her kimseniz lütfen yardım edin." sağlıklı düşünemiyordum bu yüzden mantıklı davranmaya çalışıp gözlerimde ki akacak yaşı silip Jungkook'u kucağıma aldım ve yatak odamda ki yatağa yatırmıştım ardından ise dış kapıyı örttüm.
Banyodan ilk yardım çantasını alıp yanına geri döndüm.
Her şeyi unutmuştum ne yapacağımı bilemiyordum kafayı yiyecek gibiydim.
Gözüm gibi baktığım her zerresine aşina olup kendimden bile sakındığım sevgilim karşımda paramparçaydı.
Kim yapmıştı, nasıl olmuştu ve milyonlarca soru.
Kafamı iki yana sallayıp kendime gelmeye çalıştım ve Jungkook'u soyup yaralarına bakacağım sırada ellerini ellerimin üstüne koyup, gülümsemişti.
Çok güzel gülümsüyordu neden gülerken canının acımasını sağladınız...
"Taehyung yapma." demişti elinin acımaması için avucumun için de narince tutup :
"Jungkook hastaneye gidiyoruz." diyip çocukları arayıp yardım isteyeceğim sırada beni sertçe çekip öpmeye başlamıştı.
Karşılık verememiştim patlayan dudağı acımasın diye.
Bir süre öylece durdum ve ayrılıp ona baktım sadece.
Hiç bir kelime sözcük hiç bir şey şuan ki durumumu açıklayamaz.
Ama aklımdan sadece şu cümle çıka geldi :
"Birlikte üstesinden gelebiliriz Jungkook-ah birbirimize olan duygulara inanalım."
"Hyung fedakarlık yapamayacak kadar korkarsam ?"
"O zaman beni bırakmaktan çekinme olur mu ?" demiştim onu böyle görüp üzülmesine sebep olacaksam evet beni kesinlikle bırakmalıydı.
"Hyung böyle konuşmaya utanmıyor musun sen ?" dediği ile afalamıştım sadece.
Aklından ne geçiyor Jeon ?
-
Kıyameti Selamet Millet !
Umarım beğenirsiniz sağlıcakla kalın ve dikkat edin !
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PRIDE *TAEKOOK*
FanficÇıplak vücudum kırmızı saten çarşafların arasında saklanıyor çekilmekten ve emilmekten yorulmuş sertliğim dinleniyor bende bu sessizliği dinliyorum her şey çok güzel sen, ben, biz artık varoluşumuzu dinliyoruz ; Siyah havucu doğrarken ki havucu nazi...
