5. BÖLÜM

317 37 1
                                        

Multimediadaki şarkıyı dinleyerek okursanız sizi daha fazla hikayeye sürükler.

Multimediada : simay ve çağrı var.  Iyi okumalar. :D

Arkadaslar gece 2. 30' ta yazdım.  Lütfen emeye saygı duyarsınız.  Sevinirim... Bütün okuyucularimi çook seviyorum.

Gözlerimi açtım nihayet saate baktım saat sabahın 4 ü cüss bu kadar erken kalkılır mı ya. başım. ahh başım cok ağrıyo aklıma dün akşam olanlar  geliyo. Gitmişti ona gitme dememe rağmen gitti. Ne bekliyodum ki benim gibi bir sürtükle kalabilecegini mi? Hiç sanmıyorum. 

Bir kaç günlük hayatım güzeldi.... hatta onca soğuk haraketlerine ragmen mükemmeldi. nihayet yatagımdan kalktım. Telefonumu elime aldım. Simaydan mesaj vardı

Simay
- sabah kahvaltısına sana geliyoruz. sen ben çağrı ve bora hepberaber kahvaltı yaparız.  Hem sen çağrıyla tanışmış olursun.

Ahh nasıl unuturum ya bugün hepberaber olacaktık. Borayı cok fazla özlemişim. Şimdi odaya girip hadi kalk diye soguk davranmasını bile özlemiştim.  Simaya tekrar mesaj yazdım.

Simay biz borayla kavga ettik o beni bırakıp gitti. Ve bir daha dönmicek. Ama siz yine gelin yalnız kalmak istemiyorum.

Mesajı yolladıktan sonra cevap gelmesini beklemedim çünkü saat sabahın 4u.

Yatagımı topladım. Direk duşa girdim. Soğuk suyun vücudumu ele almasına izin verdim. Dustan çıkıp bornozu üstüme giydim ve aynadan kendime baktım.

Neydim ben. Hayatta yaşamam için bir sebebim bile yokken neden hayla bu lanet hayattaydım. Odaya gidip Üstümü giydikten sonra saçlarımı kurutmadim. Ah gerçekten useniyorum. Telefonumu alıp aşağıya indim.  Saat 5.30 olmuştu bile.

Tevizyonu açtım kanallarda gezindim. En son müzik kanalında durdum.  Aşk bitti ah bu şarkı gerçekten güzel...

Telefonu elime alıp simayla cekildigimiz sacma hallerimize bakiyodum. Galiba yaşamamın tek sebebi simay. Borada beni bırakıp gitti.

Telefondan gezineli baya oldu. Saat 6 olmuştu bile saçlarımı topuz yapıp dışarı çıktım. ayaklarım beni dar sokaklar semtine götürüyodu. Acaba neler oluyo orda gerçekten merak ediyorum.  Bora ordamı, beni görürse napar, ben ne yaparım?

Bunları düşünürken dar sokaklar semtine girmistim bile çok fazla ıssızdı. Belkide sabahın körü olduğundan emin değilim. Adımlarım git gide ilerliyodu. Bir kafe gördüm. Tabela flan yoktu. Sadece seffaf posetlerle örtülü bir kapı kapıdan geçtim.  Icerisi fazla sessizdi. Koyu yeşil ışıklandırmalar Yapılmıştı. Birsürü poşetlerle örülü kapılar.

Telefonumun sesiyle irkildim. Tamam kabul korkmustum.  Kafayımı sıyırdım ben ne işim var benim burda. Telefona baktım.

nee? Ruyadamiyim? Ahh Gercek mi bu? Bora suan beni mi arıyo. Telefonun ikinci çalışında açtım. Titrek bir ses tonuyla '' alo'' ah güçlü gözükmem gerek.

'' hemen çık şu lanet yerden ve koşarak eve git. '' bidakka o benim nerde oldugumu nerden biliyo. Benimi takip ediyo. Kararlı bir ses tonuyla

'' neden gidicekmisim ayrıca sen nerden biliyosun benim nerde oldugumu'' yess aferim ela işte bu.

'' ela uzatma çık şu kafeden''

'' sen bana emir veremezsin bora''

'' ela bak başına bisi gelirse karışmam'' ne gelebilirdi ki benim başıma.

'' biliyorum. '' dedim ve kapadım telefonu. Al işte şimdi geri dönsem olmaz bir kere inat yaptık. Biraz daha ilerledim. İcerden sesler geliyodu. Kırılan cam parçaları tamam şimdi gerçekten tırsmıştım. Artık ilerlemiyodum. Ayaklarım Geri geri gidiyodu. Off neden ben geldim ki buraya ya.

Malım ben ya harbi var bende bi mallık. Adamın suratını görmemle çağırmam bir oldu. adamın ağzı kanlıydı. Elinde silah vardı ahh korkunç görünüyordu.

Sarhoştu belliki. Etrafa çarpıyo ve bana ateş etmeye çalışıyo. Ahh gerçekten çok korkuyorum. Mermi bir tarafıma gelicek diye çok korkuyorum, Borayı dinlemeliydim.

Hızlıca koştum. hem çığlık atıyor, hem ağlıyor hemde küfür ediyodum. Hızlıca koşarak kapılardan geçtim. 

Ahh kolum. Kolum uyuştu, çok fazla agırdı. Tahmin edemiyicegim kadar soğuk bir acı vardı. Ah canım çok yanıyo.  Elimi koluma götürdüm. Kolum. hem koşuyor hemde yardım istiyodum.

'' kolum, kolum kanıyo yardım edin kimse yok mu ne olur yardım edin.''  Kafeden çıkmıştım. Ama ufak adımlarla koşmaya devam ediyodum. Kolumun ağrısı bütün vücudumu uyuşturmuştu. Bu kadar acı göz yaşlarımın akmasına sebep oluyodu. Bora evet evet bora o mutlaka buralardadır. Onu aramam lazım. Telefonumu elime aldım ve aradım.

'' bora yardım et. ''

'' seni uyardım. Başına bir iş gelirse yardım etmicem dedim'' ya of ben var ya tam dayaklıgım.

'' bora kolum kanıyo ve cok fazl...'' Sözümü bitirmeme izin vermeden telefonu suratıma kapattı.  İnanmiyorum. Yani şuan gerçekten i-na-na-mı-yo-rum. Ben ne olursa olsun ona yardım ederdim.

Kolumun ağrısı aglamama sebep oluyodu. Gerçekten canım yanıyo ve şuan yanımda kimse yok. Uzaktan ayak sesleri duydum. Kesin boradır, biliyodum beni böyle bırakmıyıcagını. Ayak sesleri yaklaşmıştı. Bidakka gelen bora degildi. Ama ben bu çocuğu nerden tanıyorum.

'' selam ben çağrı. Sende ela olmalısın bora gönderdi beni.'' Dedi ve gülümsedi.  Tabi ya bu simayın çağrısı... Aaaaaaa bu simayın sevgilisi olan çağrı.

'' evet tanıyorum seni. Simay fotoğrafını gösterdi bana. '' elini uzattı elini tutup ayaga kalktım merabalaştık. '' sen simayı nerden taniyosun'' dedi. Heyy o benim çocukluk arkadaşım tabi tanicam.  Bu Borayı nerden taniyo. 

Yürürken '' asıl sen Borayı nerden tanıyosun'' dedim. Oda '' borayla ben ilk okulda tanışmıştık. Aynı kıza aşık olarak. '' ahh bu fena koymuştu bana ama tabi ilk okul bitti ve o kız yok. Sözüne devam etti.

'' sonra kızla orta okula kadar çıktım. Megersem borayla da çıkmış. Yani anliycagan ayakta uyumusuz. '' ahh şu kız mevsusunu kapatsan olmaz mı ya. Tabi bunu içimden düşünüyodum.

'' ee sonra kıza ne oldu'' diye sordum durdu. Bana baktı ve hiç birşey demedi. Bir süre sonra '' şeyy bunu boraya sorsan. Yani sana söylememden pek hoslanicagini sanmıyorum. '' dedi ve gülümsedi.

Merak etmiştim doğrusu ne olmuştu Bu kadar büyük. '' borayla bizz konuşmuyoruz.  Yani artık beni tanımadığını söyledi. Yani biz artık iki yabancı'' suratımı yere eğdim. Dudaklarım aşağıya indi.

Bana dönerek '' heyy sen boraya aşıksın.'' Dedi. Kafamı kaldırıp ellerimi iki yanıma açıp '' ne önemi varki o beni sevmiyo'' gülümsedi. '' boradan seni sevmesini bekleme o Çağla dışında kimseyi sevmez'' Gözlerimi dikip bakınca

'' ahahah merak etme kendisi daha 4.30 yaşında '' ahh içime bir soğuk su serpildi. Dar sokaklardan çıkalı baya olmuştu.  Evime yaklastigimda kolumu fark ettim. Hiç acısını hissetmemistim. '' kolum. Kolum kanıyo'' dedigimde ''tamam bagirma fark ettim. evde pasuman cantan varmış.  Pasuman yaparsın.''

Dönüp ona baktım. Ve çok kararsız bir şekilde '' şey çağrı sana bir şey sorucam. gerçekten bora hiç aşık oldu mu? ''

'' bence sen bunları bana sorma ama şunu diyebilirim ki, bora aşka inancını yitirdi. Artık birilerine baglanmak istemiyo tekrar yalnız kalıcak diye korkuyo.'' Tamam artık gerçekten herseyi merak etmeye başladım. '' benden hiç bahsetti mi ? '' diye sorduğumda eliyle kafasını kaşıdı. '' aslında bunu sana söylemem yasak ama simayın arkadaşı olduğun için söylüyorum. Borayı bir gün bırakıp gitmiceksin sözm..''

'' evet evet söz o beni bırakıp gidene kadar bırakmam''

'' oww tamamm. Ama o seni bırakıp gider. Yani şimdilik.  o seni biraksada bırakma bir odaya kitle ama hep yanında ol  Ve asla yalan söyleme. ''

'' tamam teşekkürler.bu konuşmadan boraya bahsetmem merak etme.''

Kapıya geldigimde içeri girdim ve sabah kahvaltısında görüşmek üzere dedim ve kapıyı kapattım.  

SADECE SENHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin