Ruel: restoranın otoparkının kamera kayıtlarını okula göndermişsin Zoey
Ruel: Matt okuldan uzaklaştırma aldı.
Ruel: bu onu ne kadar kızdırır anlayamıyor musun
Zoey: Seni dövdü
Zoey: Öylece gitmesine izin veremezdim anlamıyor musun
Ruel: anlamıyorum
Ruel: bana söz verdin
Ruel: ve sözünü tutmadın
Zoey: Üzgünüm
Ruel: üzgün falan değilsin
Zoey: Evet değilim, nasıl olabilirim ki? Bir şey yapmak zorundaydım
Zoey: Yaptığım şey için değil, sözümde duramadığım için üzgünüm
Ruel: eğer tek başına burnunun dikine gitmekte kararlıysan öyle olsun
Ruel: ben yokum
Zoey: Bu da ne demek şimdi
Zoey: Ruel
Ruel: bencilliği bir kenara bırakıp birlikte karar alıp birlikte uygulayacağımızı kabul etmen gerekiyor
Ruel: diğer türlüsü olamaz
Ruel: diğer türlüsünde ben yokum
Zoey: Ruel
Zoey: böyle olsun istemiyorum
Zoey: Anlamıyor musun bunu senin için yaptığımı
Ruel: senden bunu istemedim, senden istediğim tek şeyi de sen umursamadın
Zoey: Özür dilerim Ruel
Zoey: Müsaitsen size uğrayabilir miyim?
Zoey: Yüzyüze konuşursak daha iyi anlaşabiliriz
Ruel: hayır şu an bunu istemiyorum
Ruel: sonra görüşürüz
Zoey: Rue
Zoey: Özür dilerim
Zoey: Ruel
Zoey: En azından telefonlarıma cevap ver
Zoey: Lütfen
Zoey: Ruel
Zoey ile buluşmak istemiyordum. Çünkü biliyordum ki o mavi gözleri gördüğüm an yumuşayacaktım.
Yumuşamamalıydım çünkü benim fikrimi hiçe sayması onun yapacağı bir hareket olmamalıydı. Bu daha çok annem ve babamın yaptığı ve yapacağı türden bir hareketiydi.
Ne olursa olsun, Zoey sözünde durmamıştı.
Odamın kapısını sertçe ittirdim ve telefonumu yüzü aşağıya gelecek şekilde masamın üstüne bıraktım. Matt'ten korkmuyordum, en azından kendim için korkmuyordum. Ancak bir sonraki adımı Zoey için olacaktı, bundan emindim.
Beni ölesiye korkutan da buydu.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.