0.4.0

103 17 6
                                    

Gelen sıcaklık ile gözlerimi hafif araladığımda başımda duran Jaebum'u beklemiyordum. Ilîk nefesi yüzüme vururken eli de yanağımda geziyordu.

Gözlerimi daha da aralarken hızla yanımdan kalkıp karşı koltuğa oturdu. "Çok uyudum mu?" uykudan yeni uyandığım için çatallı sesim ve ışık yüzünden çatılan kaşlarımla ona bakıyordum.

"Saat üç buçuk. Ne zaman yattın?"

Endişeyle ona baktım bir an. "Çocuklardan uyanan oldu mu peki?" Dudaklarını birbirine bastırıp yavaşça kafa salladı. "Kunpimook ve Mark uyandı. Ama sonra geri yatırdım. Sorun yok yani."

"Ahh! Üzgünüm Bumie~. Uyuya kalmışım. Çocuklarla ilgilendiğin için teşekkür ederim."

Yüzündeki sevimli gülümsemeyle ne kadar çekici olduğunu bilmeden gülmeye devam etti. Kafamı iki yana sallayıp ayaklandım. "Şey Jackie... Bu akşam ki yemeğe gelecek misin?"

Kafamı sallayıp soran gözlerle ona baktım."Birlikte gidelim mi?diycektim" Kalbimin hızını bilmeden sorduğu soruyla yutkunamamıştım.

"Benim eve geçip üstümü değiştirmem gerek." Anlayışla kafa sallayıp "Bana uyar." dedi. Daha fazla bu bakışmanın uzamaması için odadan çıkıp sınıfa girdim.

Çocukların hepsi oturmuş resim çiziyorlardı. Ne boya için kavga ediyorlar ne de birbirleriyle konuşuyorlardı.

Şaşkın bakışlarla yanlarına gittiğimde hepsi kafasını kaldırmış bana bakıyorlardı. "Bay Wang neden öyle bakıyorsunuz?" Mark'ın korece konuşması beni şaşırtmıştı. "Neden bu kadar sessiz olduğunuzu anlamaya çalışıyorum."

Hepsi bana bakıp güldükten sonra Yugyeom "Bay Im'ın dediklerini dinliyoruz." dedi. Gözlerimi kısıp "Ne demiş bay Im?" dediğimde susup resimlerine döndüler.

Tek tek gidip resimlerine bakarkende bana göstermemek için çeşitli yollar deniyolardı. "Bay Wang bu bir sır. Lütfen resimlere bakmayın!!." Youngjae sinirle söylendiğinde kafa sallayıp ben de resim çizdim.

*

Çocukların aileleri teker teker gelip aldırken ben de montumu giyiyordum. Botlarımı giymek için acele ederken kapının önünde duran Kunpimookla durdum.

Yanına eğildiğimde beni anca farketmişti. "Neden hâlâ burdasın miniğim?" Şefkatle sorduğum soruyla bana diktiği gözleri dolmuştu. "Bay Wang annem hâlâ gelmedi. Ve babamda." Onu burada yalnız bırakamazdım.

Arabada beni bekleyen Jaebum biraz daha beklemeliydi. "Anneni aramama ne dersin?" Minik elleriyle göz yaşlarını silip kafa salladı.

Kaydettiğim numarayı çevirip açılmasını bekledim. Uzun aramadan sonra sinir bozucu ses geldiğinde kapattım. Saat yediye geliyordu ve dört yaşındaki bir çocuğu almaya gelen bir ailesi yoktu.

Ebeveynler gerçekten tuhaflaşabiliyordu bazen. Çalan telefon ümitlenmeme neden olurken elime almamla yüzüm geri düştü.

Jaebum'a buraya gelmesini söylerken Mook da sessiz sessiz ağlıyordu. Göz yaşlarını silip yanaklarını okşadım. Soğuktan titrediğini farkedip ellerimi kollarına hızlı hızlı sürtüp sarıldım.

Jaebum sonunda geldiğinde bizi o halde görüp hemen arabaya bindirmişti. Klimayı açıp içerisi ısınırken Mook'un da titremesi azalmıştı. Bana bakan gözlerle "Ailesi almaya gelmememiş. Annesine aradım ama ulaşamadım." diye mırıldandım.

Kafa sallayıp arabayı çalıştırdı. "Nereye?" kısa bir ana bana bakıp tekrar önüne döndü. "Onu burda bırakacak halim yok ya. Bizimle beraber yemeğe gelir. Ailesinin aklına aramak gelirse de gelir alırlar."

Kafa sallayıp kucağımdaki mayışmış bedene döndüm. Onu hafif sarsıp uykusunu kısmen açtığımda ise bana kızgın bakıyordu. "Sen de bizimle yemeğe geliyorsun Mookshi~"

Gözlerindeki sinir kaybolup yerini merak ve sevinçe bırakmıştı. "Sadece biz mi bay Wang?" "Hayır; benim ve Bumie'nin de arkadaşları olacak." Dediklerimle kıkırdarken anlamaz gözlerle ona baktım. Jaebum da yan yan meraklı bakışlar atarken "Neye gülüyorsun bakalım bücür?" deyip önüne döndü.

"Bay Im, size sevgiliymişsiniz gibi seslendi." İkimizde aynı anda "Yok öyle bir şey " dediğimizde bir daha güldü.

"Nerden çıktı bakalım bu? Hmm?" Jaebum'un sorusuyla kıkırdamaya ara verip cevapladı. "Abim de sevgilisine böyle sesleniyor çünkü."

"Seni gidi haylaz..." diyerek onu gıdıklamaya başladım. Araba durduğunda eve geldiğimi anladım. "Sen de gelsene ben üzerimi değiştiriken sen de Mookla ilgilenirsin."

PLAYPEN |JackbumHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin