Bölüm 11

20 2 0
                                    


Pazartesi sabahı Işıl yataktan resmen sürünerek kalkmıştı. Sebebi ise bugün nöbeti oluşu idi. Normal bir tişört pantolonu geçirip hızlıca saçını at kuyruğu yaptı. Sırt çantasına ise gerekli eşyalarını koyduktan sonra kahvaltıya indi.

Poyraz ise hiç aksatmadığı rutinini gerçekleştirmişti

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Poyraz ise hiç aksatmadığı rutinini gerçekleştirmişti. Erkenden uyanıp duşa girmiş duştan sonra lacivert takımını giyip gri metal saatini takmıştı. Önemli toplantılar haricinde kravat takmayı sevmiyordu fakat gömleğinin hemen yanında kravatı görünce aklına Işıl'ın J. T'nin kravatını düzeltmesi gelmişti. Kendi kendine sinirlenmesi gereken bir şey olmadığı söyleyip duruyordu ama yine de gergin bir haldeydi. Çıkmasına yarım saat kala kahvaltıya indi. Nalan Hanım kendisine çayı doldururken selamlaşmışlardı.

''Işıl çıktı mı?'' diye sordu.

''Hayır Poyraz Bey. Kendisi hala evde.''

Poyraz saatine baktı. İçinden gelmek üzeredir diye geçirdi ve kahvaltısına başladı. Merdivenlerden yine apar topar inme sesi duyunca Poyraz kaşlarını çatarak kıza döndü. Kendisinin şıklığına zıt olarak Işıl'ın rahat kıyafetlerini baştan aşağıya süzdü. Işıl ''Günaydın,'' dedi ve yerine oturdu.

''Günaydın! Arkandan atlı mı kovalıyor?''

Işıl anlamadığını belirten bir ifadeyle bakınca Poyraz çenesinin ucuyla merdivenleri gösterdi. ''Her seferinde neden bu merdivenlerden koşarak iniyorsun?'' Işıl Poyraz'ın gösterdiği merdivenlere dönüp baktı.

''Bilmem alışkanlık herhalde.'' Kızın sesi hala uykulu çıkıyordu. Poyraz gözlerini kısarak baksa da Işıl kahvaltısına odaklanmıştı. Kendisi de kahvaltısına döndü.

Poyraz kahvaltısını bitirdikten kıza biraz müsaade etti kahvaltısını bitirmesi için. Ama Işıl'ın pek kahvaltıyı bitirecek gibi bir hali yoktu. ''Işıl seni bekliyorum. Hadi! Acele et biraz.'' Işıl ona şaşkınlıkla baktı.

''Ben kendim giderim. Yolunu uzatmana gerek yok.'' Poyraz göz devirdi. ''Birincisi senin için yolumu uzatmam zaten. İkincisi yolumun üstü ve boş yere para harcamaman için demiştim. Yok illa da ben kendim giderim dersen...''

Işıl hala şaşkınlıkla Poyraz'a bakarken adam masadan kalkıp sandalyesini itti ve cümlenin sonunda kendisine omuz silkti. Işıl hızla ayağa kalktı. ''Tamam geliyorum,'' dedi ve ağzına son bir dilim peyniri daha atıp çantasını omzuna attığı gibi Poyraz'ın peşine takıldı.

Yarım saatlik yolda bile Işıl'ın uyuma çabası Poyraz'ı güldürmüştü. Poyraz güldüğünü fark edince ciddiyete tekrar büründü. Arabayı sağ sol yaparak Işıl'ın rahatını bozup kızı uyandırdı. Işıl kendisine ters ters baksa da aldırmadan yoluna devam etti.

''Akşam kaçta çıkarsın?'' diyerek Poyraz sessizliği bozdu. Işıl çantasını göstererek ''Nöbetim var bu akşam. Evde yokum ben,'' deyince Poyraz dönüp çantasına baktı ve kafasını salladı. ''Öğlen bir buçuk gibi toplantı var hastanede.''

ANLAŞILMAKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin