Evden çıkmadan önce annem ile kısa bir izin konuşması gerçekleştirdik. Milyon defa Alanis'in dışarı çıkmaması gerektiğini savunsa da Hyunjin ile beraber olacağımı öğrenmesinin ardından izin verdi. Ne çabuk güvenmişti annem böyle? Şirkete doğru giderken ne yapacağımı ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Sessizce geçen yolculuk sonunda şirkete girdik. O bir köşede başvuru formu doldururken ben de seçmeleri yapacak olan şirket çalışanının yanına gelip onu seçmesi için baskı yapacaktım başka bir yol düşünememiştim çünkü yok!
Arkasından usulca yaklaşıp göğsümü dikleştirip öksürük ile dikkatini kendime çektim, bir kedi misali elimdeki kahveyi ona uzatarak konuştum. Yanında donut almayı da ihmal etmemiştim. Yalakalık yapmayı sevmem ama bu durum içinde artık istisnaları kullanabilirdim.
"Wang Abi ne yapıyorsun?"
"Yine ne isteyeceksin Hyunjin." Demek ki Hyunjin gerçekten işlerini böyle halleden biriymiş. Alaycı ama sıcak bir ses tonu ile konuştuğu için biraz olsun rahatlamıştım.
"Beni yanlış tanımışsın... şey diyecektim. Seçmelere katılan bir kız varda benim çocukluk arkadaşım. Yeteneği için kefil olabilirim. Seçilmesi için yardımcı olabilir misin? Wang Abi lütfen." Tamam biraz fazla yalvarmış olabilirim ama bunun kesinlikle gerçekleşmesi lazım onu yanımda tutacak başka bir yolum yok. Henüz...
"Peki senin için bakabilirim. Yeter ki şu tavrını takınmayı bırak artık. Ah ama bir dakika kesin bir şey söylemedim unutma."
"Wang Abi... teşekkür ederim. Emin ol seni pişman etmeyecek."
"Bunu zaman gösterecek." Neden Hyunjin'in kurduğu cümlenin aynısını kurup kalp atışlarımı hızlandırıyor. Aptal Alanis ona aşık olmaya kalkma o ukalanın teki. Hyunjin'in staj görmesi için kabul edilmesi üzerine oldukça rahatlamıştım. Sonunda daha kolay bir hayat yaşayabilirdim ki tabii ki öyle olmadı, onun benim ayak işlerimi yapması gerekirken daha çok ben onun ayak işlerini yapıyordum.
Onu içinde bulunduğu saçma konumdan kurtardım. Minnettar olması gerekirken bana karşı davranışları çıldırmama neden oluyordu. Menajer, yeni stajyerimizin(!) işini güzelce öğrenmesi için bazen onu çok fazla zorluyordu bende böylece ondan biraz olsun kurtulabiliyordum. Konsere dakikalar kalmışken burada heyecandan ölmek üzereyim. Daha önce hiç bu kadar büyük bir sahneye çıkmamıştım. Hayır daha önce okul gösterileri hariç sahneye bile çıkmamıştım. Aslında şu idol zırvalıkları hayatımı değiştirmeye başlamıştı. Şarkı söylerken gerçek kendimi buluyor gibiydim.
Heyecandan yutkunamıyorum bile. Suyumu yudumlarken masa başında konuşan Han ve Felix'i gördüm. Onlar ne konuşuyor? Yanlarına gitmeli miyim? Yoksa yalnız mı bırakmalıyım? Derken kendimi çoktan onların yanına gelmişken buldum. Bana çevrilen kafalar ile konuştum.
"Alanis kulaklığımı takmamda yardım et sanırım bir yere takıldı." cesaretime yenik düşmüş Hyunjin'i yanıma çağırıp konuya dahil olmaktan kendimi alıkoymuştum. Üyeler ile aramda Hyunjin kadar sıkı bir bağ kuramamıştım ve yanı başımızda stajyerlik yapan bedenime esir düşmüş Hyunjin de bunun farkındaydı. ilk başta çok umursamasa da söylenerek yanıma geldi. dişlerinin arasından sinirle konuştu.
"Ah tabi. Sonuçta bu benim işim değil mi Hyunjiniyah.." Çok fazla öfke ve kinaye içeren sesleniş ile üyelerin dikkati buraya çevrilmiş olacak ki Bang Chan oturduğu makyaj masasının aynasından benimle göz teması kurarak konuştu.
"Siz önceden tanışıyor muydunuz?" Kesinlikle hayır demek istesem de, yaklaşık beş aydır birbirimizin bedeninde yaşıyoruz...
"Bunu da nerden çıkardın şimdi." Soru sorarak vakit kazanmaya çalışan bir yalancı gibi gözüktüğüme eminim.
"Hyunjiniyah?" gayri resmi şekilde söylenmiş adımı tekrarlarken yüzünde gerçekten açıklama bekleyen ciddi bir ifade vardı. Hemen bir cevap alamadığı için birazcık sinirlenmiş de olabilirdi.
"Ah bizi yakaladın Bang Chan." Bu çocuk yine ne saçmalayacak.
"Dinliyorum." Gerçekten pür dikkat dinlediğine yemin edebilirdim hatta bu ciddiyet yüzünden de gerilen ortamın farkındaydım.
"Biz çocukluk arkadaşıyız. Hani biliyorsundur belki Hyunjin'in sürekli hastaneye ziyaret için geldiği bir kız vardı işte o benim. Kötü bir kaza geçirdim ama şu an iyiyim(!) Uzun süreli bir arkadaşlığımız var diyelim sadece kopukluklar oldu o kadar. Öyle değil mi Hyunjin?"
Yalan söyleyebilme yeteneğine hayran kalmışken, durumu toparladığı için ona minnettardım. Şaşkınlıktan açık kalan ağzımı toplayıp zorlukla konuştum.
"Ahh.. öyle evet tam da öyle.." iki kelimeyi bir araya getirip konuşmak zor olmuş olmalıydı. Bu sefer benim arkamı toplayan o olmuştu ama bu sadece şimdilik yeterli olmuştu. Ben susmaya devam edince sözü tekrar aldı.
"Aslında Hyunjin arkadaşlığımızı saklamak istedi çünkü şirkete torpil ile girdiğimin düşünülmesini istemedi. Lütfen ona kızmayın. Beni düşündüğü için böyle yaptı." Bana göz kırpıp yanımızdan uzaklaştı. Utanarak elimdeki şu şişesini bir kenara bıraktım. Kimse ile göz teması kurmak istemiyordum.
"SAHNEYE SON 3 DAKİKA..." Duyulan ses ile herkesi bir telaş kapladı üyeler ile koşarak sahneye ilerlerken konu da böylece kapanmış oldu en azından şimdilik. Zeki bir çocukmuş göründüğünün aksine..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BLACK CHANCE | STRAY KIDS
Fanfiction"eğer bir idolün bedeni içine sıkışsaydın ne olurdu? "
