Bölüm 2 ♣ Burası Neresi?

3K 54 3
                                    

Burası neresi ?

Ben buraya nasıl geldim?

Gözlerimi yavaş yavaş açtiğımda aklımda bu sorular dönüyordu. Yalnız başıma bir odadaydım. Başım çatlamak üzere. Oda beyaza boyalı duvarları ciddi anlamda pis. Bir yatak ve bir boy aynasından başka bir şey yok. Cidden ben nerdeydim. En son Ataman'la beraber bardaydık. Çok mu içtim acaba. Hiç birşey hatırlamıyorum. Hem Ataman nerde? Yataktan doğrulup kapıya yöneldim. Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli. Nasıl yani. Galiba korkmam gerekiyor.

"Heeey kimse yok mu?"

Bir süre bekledim ama ses yok. Şuan ciddi anlamda korkmaya başladım. Ben kendi kendime dehşete düşerken kapı açılmaya başladı. Bir kaç adım geriledim. İçeriye 30'lu yaşlarında uzun boylu oldukça karizmatik bir adam girdi. Sanırım cenneteyim.
Uslu dur iç ses.
"Sende kimsin?"

"Asi Doğan"

Oha bu adam beni nerden tanıyor. Hafızamı zorluyorum ama yok bu adamı daha önce görsem kesin hatırlardım.

"Kimsin ve beni nerden tanıyorsun?"

Açıkcası biraz korkmuştum ama belli etmemeye çalışıyordum.

"Sen artık benim oyuncaklarımdan birisin küçük Asi. Korkma sana zarar vermicem."

"Sen kimsin?" diye sorumu yineledim. Ne oyuncağı be ne saçmalıyor bu adam Asi'yim ben adımın kızıyım.Sen kimsinde oyuncağın olcam.

"Azrail!" dedikten sonra kahkaha attı adam. Bu kahkaha benle oynadığın en büyük kanıtıydı. Ama benle başa çıkamıcağını bilmeliydi.

"Kes şimdi dalga geçmeyi. Ataman nerde ? O benimle dalga geçiyor demi sıçcam onun ağzına."

Adam buz mavisi gözlerini üzerime dikti. Öyle sert bakıyordu ki gözleriyle beni öldürebilirdi.

"İzmirdesin. Ataman öldü." dedikten sonra birşey söylememe izin vermeden odadan çıkıp kapıyı kilitledi. Ben sanki buz kesmişim gibi olduğum yerde kaldım. Ne olduğunu anlamamıştım. Ne demek Ataman öldü. Ayrıca İzmir dedi demi o bana nasıl ya ben İstanbul'da yaşıyorum. Nasıl İzmir'de oluyorum. Bunlar kesinlikle şaka olmalı. Biri benle dalga geçiyor olmalı. Hem Ataman ölmez ki. Ataman ölürse benim yaşamıcağımı bilir. Ölmez o. Dizlerimin beni taşımıcağını hissetmiştim. Yere yığılmamak için yatağın kenarına oturdum. Ben güçlü olandım. Ataman, sadece o beni yıkabilirdi.

Aklımda geçen sorularla kaç saat yatakta oturdum bilmiyorum. Gözlerimden sadece birkaç damla yaş akmıştı. Beynim bu durumu idraak edemiyordu.

Kapı tekrar açılında olduğum yerden şıçramıştım. Yine aynı adam ellerini gögsünde kavuşturup karşımda dikiliyordu. Bu sefer ben ona ölümcül bakışlarımı yolladım. Eğer Ataman'a zarar verdiyse onu gözümü kırpmadan öldürürdüm.

"Benimle gel"

"Hayır."

"Ya gelirsin yada seni zorla götürürüm." dedikten sonra arkasını döndü. Asla bu adama itaat etmicem. Kendimi olduğum yere sabitledim sıkıyorsa gelsinde götürsün. Adam arkasında gitmediğimi anlayınca kolumdan tutup beni resmen sürüklemeye başladı. Bırak beni diye bağırsamda sanki sinek vızıldıyormuş gibi beni asla takmadı. Bir odanın önüne geldiğimizde kapıyı açıp beni zorla içeri soktu. İçerde kızlı erkekli yaklaşık 15 kişi vardı. Bu insanları ilk defa görüyordum. Adam beni onların yanına bırakıp konuşma yapmak için yüksek bir yere çıktı. Hepimiz ne olduğunu anlamak için adamı dinlemeye başladık. Kimse neden burda olduğunu bilmiyordu.

"Öncelikle hepimiz bana itaat etmek zorundasınız." diye konuşmaya girdi.

"Sen kimsinde sana itaat etcez bana zorla hiç birşey yaptıramazsın!" diye bağırdım adama. Adam tok bir kahkaha attı ve hemen ardından öldürücü bakışlarını bana yolladı. Bende aynı şekildi adama dikmiştim bakışlarımı beni korkutamazdı.

"İşte benim küçük Asi'm. İşte bu yüzden seni buraya en son getirdim. Rahat durmazsın sen ama seni bile dize getiririm ben."

"Sen öyle san , benimle başa çıkamazsın "

Demekki benim kim olduğumu azda biliyordu. Ben başa çıkılmazdım.

"Önce herkes sağ ayak bileğıne baksın." adamın sözleri üzerine salondaki herkes sağ ayağına bakmıştı. Ohaa! Bu da neee ?

Adını bilmediğim bir çocuk konuştu şimdide. "Bunların ne olduğunu bize açıklmak zorundasın."

Uff oldukça sert. Adam boğazını temizledikten sonra konuşmaya başladı.

"Onlar bana karşı gelmemeniz için Demir. Eğer benim sözümden çıkarsanız benim tek bir lafımla ayağınızdaki bombalar patlar. Ve pumm ne olur biliyormusun?"

Ben dahil herkes şok olmuş bir ifadeyle adama ağzımız açık baka kalmıştık.

Adam şaşkınlıktan açılan ağızlarımızı kapatmak adına konuşmasına devam etti.

"Ölürsünüz. Şimdi herkes kulağını açıp beni iyice dinlesin. Hepimiz Türkiye'nin 4 bir yanında alınıp buraya getirildiniz. Beni ve ya birbirinizi daha önceden tanımıyorsunuz. Buraya en güçlüler alındı. Hepimiz iç dünyasında ağır savaşlar vermiş ve ayakta kalkmayı başarabilmiş kişilersiniz. Sizi son 4 yıldır takip ediliyoruz. Hiç bir şekilde hayatınıza bir etkende bulunmadık. Sadece uzaktan izlenip acılara olan tepkinizi izledik. Siz seçtiğimiz 12 kişiniz. Hepimizin tek bir ortak özelliği var yetimhanede büyüdünüz."

"Ataman nasıl öldü ozaman ona sen zarar verdin demi." diye sesimi yükselttim. Bu adam kendini ne sanıyordu.

"Sen özelsin küçük Asi'm. Başka türlü seni buraya alamazdık. " adamın söyleri benu olduğum yere çivilemişti gözlerim dolmaya başlamıştı. Yumruklarımı sıktım.
Sakin ol Asi bu bir şaka olmalı bu şaçmalıktan başka bir şey değil. Sakin. Sakin. Sakin.

"Hayatlarımıza burnunu sokmadığını söylemiştin piç kurusu. Ataman'a nasıl zarar verirsin" diye kükredim adeta. Ataman'a zarar vermişti.

"Burda hiç kimsenin peşine düşcek kimsesi yok. Ataman senin muhakkak peşine düşcekti. Senden vazgeçemezdim."

Ataman benim yüzümden ölmüştü. Bunu o adama ödetmezsem bende Asi Doğan değil.

"Bizi ne amaçla buraya topladın ne istiyorsun bizden."

Adam bakışlarını benden çekip köşedeki çekimsiz kıza dikmişti. Kız adamın bakışları altında ezilircesini kafasını yere eğdi.

"Zaman'ı gelince öğrenceksiniz. Şimdi sizi 2 gruba ayırıp ayrı ayrı yerlerde yetiştircem. Burası sizin cennetiniz. "

"Bu saçmalık" diye duygularıma tercüman oldu sarışın kız.

"Asi, Demir, Umay, Ediz, Vuslat ve Uygar siz bir grupsunuz."

"Kayla, Batuhan, Ecem, Veysel, Esila ve Kağan siz ikinci grupsunuz."

"Bizi neye göre gruplandırdın. Sana itaat etceğimize nasil kanaat getirdin. Derdin ne senin." diye konuştu esmer uzun boylu çocuk. Adamın iğrenç kahkahası bütün salonu doldurmuştu.

"Yaşamak için bana itaat etmek zorundasınız."

KURALSIZLARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin