Bu Burak da nereden çıkmıştı?Sanki ortalık çok da sakin ve hiç de gergin değilmişiz gibi...
Gözlerimi Burak'tan sonra Şule'ye diktim.
Ben ona bakınca,onun benden gözlerini kaçırması bir oldu.
Bu kız ne yapmaya çalışıyordu?Ben bir şeyleri düzeltmeye çalışırken,ya da Kerem'in yaptıklarından,onun sevgilisinden,bu "sevgili" oyunundan uzaklaşmaya çalıştıkça o,her şeyi devam ettiriyordu.
Şule'yi bir köşeye çekip,uyarmayı kafama not ettikten sonra,kolu beni altına almayı bekleyen Burak'a baktım.Şule'nin hadi hadileriyle Burak'ın kolunun altına girip,hafifçe yanağını öptüm.
Kerem'in ne kadar sinirlendiğini tahmin edebiliyordum.Çünkü ben de onu Melisa ile gördüğümde aşırı sinirlenmiştim.
İlahi adalet,şimdi de sinirlenme sırası ondaydı.Masanın altından yumruğunu sıktığını fark ettim.
Sonra Burak'la birlikte masaya oturduk.Garson siparişlerimizi aldı.
İlk konuşmaya başlayan Burak oldu:
"Hoşgeldin Kerem" diyerek.
Kerem de kafasını sallayarak "hoşbulduk" dedi.
Sonra Burak,Melisa'ya dönüp "Sen de hoşgeldin,Burak ben" dedi elini uzatarak.
Melisa da Burak'a elini uzatıp "Melisa ben de,hoşbulduk" diye cevap verdi.
"Eee,babanın mekanı bayağı güzelmiş Melisa" dedi Davut imrenerek.
Nesine imreneceğim buranın?¿Hıh!
"Beğendiğinize sevindim,dekorasyon bana ait zaten" dedi o da böyle bir kibirli kibirli.
Bir süre sessizlik yaşandı ki sessizliği bozan garson oldu.Yemeklerimizi önümüze koydu ve yemeğe başladık.
Herkes nedense bir ciddiydi ve Kerem'le ben oldukça gergin gözüküyorduk.
Buradan hemen gitsek çok iyi olacaktı.
"Iıı,ben bir lavaboya gideceğim,müsadenizle" dedim ve sandalyeyi geriye iterek masadan kalktım ki,Kerem de "ben de gidecektim,Ceyda ile beraber gideriz" diye masadan kalktı.
Ben daha itiraz bile edemeden,kendimi Kerem'le yan yana buldum.Ben lavaboya gideceğiz sanarken cafenin tenha bir köşesine gittik.Pardon gitmedik,çekiştirildim.
"Kerem iyi misin" diye sordum.
"Ceyda sen o çocuğu seviyor musun" diye sorunca yalan söylemek zorundaydım.
"Sevmediğim adamla neden sevgili olup,gelecek planları kurayım ki.Sen de seviyorsun belli ki Melisa'yı sevgilisiniz.
" Peki,cevabımı aldım" dedi ve masaya geri dönüp,yerlerimiz oturduk.
Kerem çok kırılmıştı,bunun farkındaydım.
Ama o gittiğinde ben de çok kırılmıştım.
Hak ediyordu.Etmeliydi.
*****
"Nihayet evimdeyim.Evim evim güzel evim" diyerek yatağa attım kendimi.Tabi ki de bu üstümdekilerle yatamayacaktım ki,pijamalarımı giyip,yatağa öyle girdim.
Telefonumu elime alıp,karıştırmaya başladım ki,Kerem'le bir resmimiz vardı.
Flashback
Kerem'in göğsüne yaslanmış,film izliyorduk ve canım aşırı derecede zencefilli kurabiye istemişti.
Kerem'in gözlerine doğru bakmaya başladım.Benim ona baktığımı fark edince,gelerek "ne oldu" diye sordu.
Göğsünden kalkıp,"zencefilli kurabiye" dedim.
Kerem şaşırmıştı."Bi'tanem ben ne anlarım kurabiyeden falan,hem bak filmimiz de var"
Ama ben şu an kurabiye istiyordum ve bunu onu yaptırmalıyım.
"İyi" diyerek arkamı döndüğümde saçlarımda ellerini hissettim.
"Tamam,hadi gel" diyerek mutfağa ilerledik.
Giderken de yanağına bir öpücük kondurdum.
Kurabiye yapmaya başladık.Unu tasa dökerken Kerem'e biraz un fırlattım.
O da bana,ve ben de ona.Üstümüz başımız un olmuştu ve ben bu anı kaçırmadan çektim tabiki de.
Sonra kurabiyeleri yaptık ve ben elimi yıkamaya gitmişken,biri kurabiyelere Ceyda'm yazmıştı.Ben de başka bir kurabiyeye Kerem'im yazdım ve birbirimizin yaptığı kurabiyeler fırına attık ki o klasik kazayı ben yaşadım.Elim yandı.
"Ufff,yandım" dedim elimi sallayarak.Kerem hemen elimi suyun altına koydu.Biraz geçmişti ama Kerem parmağımı öpünce,hiç acısı kalmamıştı.
Flashback Son
Gözlerinden yaşlar geldiğini anladım ve resimlere bakmaya devam ettim.Bir resim daha.Ama bunda çok daha mutluyduk.İlk çıktığımız gündü.
Flashback
Kerem beni birlikte boyadığımız masaya çağırmıştı arka bahçede ki.Annemler de evde değildi ama...Niye çağırmıştı ve ayrıca pijamalarlaydım.Masaya geldiğimde elinde bir kolye,beni bekliyordu.
?¿
Yanına yaklaştım ve ne oldu manasında kafamı salladım.
Biraz durdu ve konuşmaya başladı:
"Ceyda,aslında belki de çok saçma olacak ama,belki de arkadaşız sadece diyeceksin ama,b-be-ben,ben seni seviyorum Ceyda.Hep,her zaman seviyordum."
Ondan bu lafları duyunca resmen uçtum.Res-men.Kerem'in boynuna atıldım ve bir süre sarıldık öyle.Ayrılınca da boynuma ismimizin birleşiminden oluşan bir kolye taktı.
Kolyeye biraz dokundum ve hızlıca eve gittim.Bu anı ölümsüzleştirmek için kolyemin fotoğrafını çektim.
Flashback Son
Sonra yataktan fırlayıp,dolabtaki kutumu çıkardım.İçinden o kolyeyi aldım ve kutuyu tekrar kapatıp,yerine koydum.
Kolye ile birlikte yatağa tekrar yattım.Kolyeyi avuçlarıma alıp,göğsüme bastırdım.Gözyaşlarım kolyenin üstüne ve yastığımın kenara akmaya başladı.
Kerem'den
Melisa evde,ben ise sahildeydim
Yaşadıklarım film gibiydi aslında.Şu an başkasını seviyorum,ama başkasıylayım.O da başkasıyla.Kafam o kadar karışmıştı ki,artık yerine getiremiyordum.Melisa da kırılıyordu,kırılacaktı,biliyorum.Onu da üzecektim.Ceyda'mı zaten kaybetmiştim,hâlâ Ceyda'm desem de.
Bir anda ne oldu bilmiyorum ama,Melisa'yı daha fazla kullanmamalıydım.Ondan ayrılmalıydım...
Ama bunu nasıl yapacaktım?¿
****
Eve daha yeni gelmiştim ve sabah altıydı henüz.Melisa yatıyordur diye düşünüp,odaya yavaşça girdim.Uyuyordu.Onun yanına yatmak yerine,odada ki koltuğa uzandım ve geçmişi düşünmeye başladım ki bunları düşünürken çoktan uykuya dalmıştım...
Ceyda'dan
Bütün gece o kolyeyle uyumuştum.Şimdi ise yatakta oyalanıyordum fakat kalkmak gerekliydi çünkü bugün annemle olacaktım.Onu biraz ihmal etmiştim.Gerçi anneannemdeydi bu şu sıralar,evde yoktu ama,artık o da ilgisizliğime kızmıştı ki,beni anneanneme çağırdı.
Zar zor kalkıp,perdeyi açtım ve içeri dolan güneş ile rahatladım.Sonra da dolabı açıp,kıyafet seçmeye başladım.
Üstüme göbeği açık bir triko,altına da siyah bir pantalon giydim.Saçlarımı salıp,şapkamı taktım.Makyaj yapmamıştım fazla.Doğallığı seviyordum.
Fortmentoya ilerleyip,siyah triko paltom,siyah saçaklı çantam siyah ayakkabılarını giyip,evden çıktım.
Rota=Anneannem
****
Anneannemin kapısı oldukça kalabalıktı.Ne olmuştu acaba.Bahçede bahçıvan İdris Amca'yı gördüm.
Ne olduğunu sorsam da ona cevap veren yoktu ki,annemin çığlıkları ile,ne olduğunu anlamış,kuzenimin kollarına yığılmıştım bile...
Multimedya;Davut
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENDE KALANLARIM #Wattys2015
JugendliteraturKerem ve Ceyda nın,birbirlerinden habersiz yaşadıkları,tutkulu aşkın hikayesi... Wattys keşfedilmemiş hikâyelerdeki ödül için yazılmıştır.
