Son kez iyi okumalar!
Yıllar sonra
"Ceydaaa!Ya hadi kızım.İki saattir seni bekliyorum."
Gelinliğimin eteklerini toplayarak,gelin odasına girdim.Annem,teyzem,Şule ve diğerleri.Üniversitede yeni tanıştığım iki kız...Herkes buradaydı.Yıllar geçmişti ve biz bugün evleniyorduk.
"Çok güzel oldun kızım." dedi annem saçımı okşayarak."Çok mutlu ol."
"Anneee." diyerek ona sıkıca sarıldım.Sonra da ayrıldık.Ama annemin gözleri dolmuştu.
"Ya ağlama.Ben mutluyum." dedim gözlerinden akan yaşları silerek.
"Tamam tamam." dedi o da ve ağlamayı kesti.
Ben de son kez aynada kendime baktım.Bembeyazdım.Ama yıllar önce,simsiyahtım.Kerem yoktu...Kerem geldi,Melisa da geldi...Melisa gitti,hapları geldi...Melisa'nın Kerem'i aldattığını öğrendik.Hem de Burak ile.Burak da bizi boş yere tehdit etmiş.Her şeyi öğrenmiştik ve şimdi de siyahlarımdan arınmış,bembeyazdım.
"Gelin hanım,damat bey ağaç oldu.Gelseniz artık." diyerek,gelin odasının dışından Davut'un sesi geldi.
Bunun üzerine sadece güldüm."Tamam,geliyorum."
Şule'nin de yardımıyla,kapıyı açıp,dışarı çıktım.Kerem bir anda,parlayan gözlerini bana çevirdi.Gerçekten ona da damatlık çok yakışmıştı.
"Ç,çok güzelsin." dedi gözlerini benden ayırmayarak."Gerçekten müthişsin."
Hiçbir şey söylemeden,üçgen yaptığı koluna girdim.Ya biz şu an evleniyorduk.Çocukluğumla,
gençliğimle,acılarımla,sevinçlerimle, evleniyordum.
Yavaş yavaş arkamda sevdiklerim,yanımda kalbimin sahibiyle,bembeyaz halıda yürüyorduk.Kırmızı halı değil de beyaz halıyı ben istemiştim.
Halıdaki yürüyüşümüz bittikten sonra,nikâhımızın kıyılacağı masaya yürümeye başladık.
Düğünümüz bir havuz kenarındaydı ve etrafta bir sürü masalar ve davetliler vardı.Nikâh masamız ise havuzun üstünde direklerle desteklenmiş duruyordu.
Nikâh masamıza gelince,yerlerimize oturduk.Benim şahidim Şule,Kerem'in şahidi ise Anıl'dı.Onlar da yerlerine oturunca,nikâh başladı.
"Siz sayın Ceyda Soylu,hiç kimsenin yetkisi altında kalmadan,kendi arzunuzla Kerem Haznedar'i eş olarak kabul ediyor musunuz?"
Kerem ile kısa bir bakışmadan sonra "Evet!" diye haykırdım.Sıra Kerem'deydi.
"Siz sayın Kerem Haznedar,hiç kimsenin yetkisi altında kalmadan,kendi arzunuzla Ceyda Soylu'yu eş olarak kabul ediyor musunuz?"
Kerem de kısa bir süre bana baktıktan sonra "Evet!" diye haykırdı.
Nikâh memurumuz,şahitlerimize dönerek "siz de şahitlik ediyor musunuz?" diye o klişe soruyu sordu.
"Etmiyorum ben.Evlenemezler." diyerek Anıl klişe sorunun klişe cevabını bozdu.
"Abi,saçmalama." diye Kerem,Anıl'ı uyardı.Sonra da papyonunu düzeltti.Gerilmişti.
"Sakin damat bey.Şaka şaka.Şahitlik ediyorum." diyerek bizi rahatlattı.Herkesi de biraz olsun güldürmüştü.
Şule de "evet!" diye şahitlik edince sıra imzalardaydı.
İmzalarımızı atıp,ayağa kalktık.
"Ben de belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri karı-koca ilan ediyorum.Hayırlı olsun." dedi ve evlilik cüzdanımızı bana verdi.Ben de cüzdanı elimle havada salladım.
Herkesle öpüştükten sonra beraber bir toplu fotoğraf çekildik.
Sıra danstaydı.Şarkımız;Bırak Sende Kaybolayım...(Multimedya)
Biz dans ederken,Davut'la Şule de yanımızda dans ediyordu.Şule'ye kısa bir bakış attıktan Kerem'e döndüm.Gözleri bendeydi.
"Niye bakıyorsun?" dedim gülümseyerek.
"Şimdi biz..." dedi ve dudağını yaladı.
Ben de ona gülerek "evlendik." dediğimde alnımdan öptü.
"Ceyda Haznedar oldunuz hanımefendi." dediğinde yine gülümsedim.Şarkı da bitmişti.
Sıra takıdaydı.Takı bitince oynama faslındaydı.Ama ondan önce dans isteği olduğu için dans edecektik.Yine.
Bu sefer Anıl'la dans ediyordum.Şule de Kerem ile dans ediyordu.
Anıl'ın da sevgilisi olmuştu.Didem...Ama Amerika'dan gelememişti.Babama gelicek olursak...Annemden boşanmış ve Rusya'da başka bir kadınla yaşıyordu.Umurumda mıydı?Hayır.Dedem ise çok güzel bir bayanla evlenmişti.Gülin Hanım.Anneannemin boşluğunu yerini aratmayan bir kadın.
Son olarak da Yağız vardı.O ise üst lige yükselmişti.Onun da sevgilisi vardı tabi ki.Şu an onunla dans ediyordu.Adı kendi ülkesinde İrina'ydı.Ama müslüman olduktan sonra adı İrem olmuştu.Çünkü Yağız müslüman olmasını istemişti.Böyle konulara önem veren biriydi.İrem de uzun zamandır müslüman olmak istiyormuş ve Yağız'ın da vesilesiyle olmuştu bu işte.
Dans bittikten sonra,oynama faslındaydı.Oynamayı sevmezdim ama kendi düğünümde oynamak zorundaydım.
Düğün bitince çiçeğimi fırlattım.Bizimkiler arkamdaydı.Çiçeği attım ve tam da Şule'nin kucağına geldi.Şule şaşkın şaşkın Davut'la bakarken Davut elinde bir yüzükle Şule'nin önüne diz çöktü.
"Benimle evlenir misin?"
Salonda alkış tufanı koparken,Şule şaşkındı.Ağzından sadece "evet!" çıktı.Sonra da Davut yüzüğü taktı.
"Helal be kardeşim!" diye Anıl da bağırınca Davut ona eliyle iş bende anlamında işaret yaptı.Yüzüğünü parmağına takınca Şule'den mutlusu yoktu.
Bu tekliften sonra da dağıldık.Kerem ile evimize gidiyorduk.Arkamızda da bizimkiler...
Evimi bir iç mimar olarak ben tasarlamıştım.
Eve gelince imam nikahından sonra da bizi yalnız bıraktılar.Sadece ikimiz...
Bir kaç Yıl Sonra
"Sude,hadi kızım.Uğraştırma beni." diye 1 yaşındaki kızıma yemek tutmaya çalışıyordum.
"Uçak geliyor,aç ağzını!" .Çabalarım boşunaydı.Ağzını asla açmıyordu.
"İyi aç kal." dedim ve kaşığı tepsinin kenarına bıraktım.Kerem de yanımıza gelmişti.
"Ne oluyor güzellikler?" diyerek kızının yanağına bir öpücük kondurdu.Sonra da onu mama sandalyesinden çıkarıp,sevmeye başladı.
"İyiymiş böyle.Siz eğlenin.Beni de dışlayın.Süper." dedim ve ellerimi göğsüm de bağlayarak koltuğa geçtim.
"Ne diyo bu annemiz,gel bakalım." dedi ve kucağında Sude ile yanıma oturdu.Sonra da Sude'yi kucağından indirip,yere dikkatlice otutturdu.
"Ceyda'm" dedi ve bana yaklaştı.
"Bana Ceyda'm deme." dedim ve ondan çekilmeye çalıştım.Çalıştım.
"Çok tatlı oluyorsun böyle." dedi ve gülmeye başladı.Sude de oyuncaklarıyla oynuyordu.
"Ha sen bi de tatlılıktan bahsediyorsun.Senin şu kızın sabahtan beri öldürdü beni.Tabi beni düş-" derken dudaklarını dudaklarımı bastırmasıyla sustum.
Dudaklarımız ayrılınca alnımız birbirimize dayalıydı.
"Sizi seviyorum."
"Ben de sizi."
İlk hikayemin sonuna gelmiş bulunmaktaydım.İçime sindi mi derseniz,yani.En azından mutsuz olduğum bir nokta yok.Final geç geldi,evet.Ama gerçekten geçen süre boyunca beyaz sayfayla bakışıp durdum.Yazamadım.
Her neyse sonuçta bitirdik.Herkese destek verenlere çok teşekkür ederim.Yeni hikâyelerde görüşmek üzere.Son kez umarım beğenmişsinizdir.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SENDE KALANLARIM #Wattys2015
Novela JuvenilKerem ve Ceyda nın,birbirlerinden habersiz yaşadıkları,tutkulu aşkın hikayesi... Wattys keşfedilmemiş hikâyelerdeki ödül için yazılmıştır.
