Bölüm 60

634 34 0
                                        




Jungkook;

Taehyung'un pişmiş erişteleri kaselere koyduğunu görmek için geri döndüm mutfağa. bana gülümsedi ve kaseleri işaret etti.

"Akşam yemeği hazır." dedi.

kasesemi aldım, garip bir şekilde etrafıma bakındım. Taehyung kasesini aldı ve tam arkasını dönüp odasına gidicekken. "Film falan izlemek ister misin?" diye sordum.

Taehyung kaşlarını kaldırarak arkasını döndü. dudaklarımı ısırarak geri seslendim.

"Yalnız yemek yemeyi sevmiyorum," diye omuz silktim "ama istemiyorsan sorun değil..."

"Bir film izlemeyi çok isterim,'' dedi taehyung. ''En son bir film izlediğimden beri asırlar geçti."

odamı işaret ettim, "dizüstü bilgisayarım orada."

Taehyung tekrar yatak odasına baktı ve sonra garip bir şekilde başını eğerek bana döndü, "Emin misin? Yatak odan mı?" dedi.

kaşlarımı kaldırdığımda, Taehyung omuz silkti...

"Yani, senin kız arkadaşın... benim odana girmemle bir sorunu olmayacak mı?"

omuz silktm, "hayır. Jiyoo öyle değil."

"Oh," diyip başını salladı, "tamam o zaman."

ayağa kalktım. odama gittik, bilgisayarımı açıp yatağa oturdum. taehyung çekingen bir şekilde yatağın kenarına oturdu.

"Kenarda oturma," diye içimi çektim "rahat ol Taehyung."

Taehyung ekrana gülümseyerek yaklaştı, "Jurassic Park'ı seviyorum." dedi

"Tanrıya şükür," diyip sırıttım, "Jiyoo öyle değil yani onunla izleyemem."

Taehyung başını salladı, "Jimin de bundan hoşlanmıyor." dedi.

filmi açtım ve izlemeye başladık. film boyunca konuştuk taki jin odaya girene kadar. taehyung, jin odaya girince odadan çıkmadan önce uykulu olduğuyla ilgili bir şeyler mırıldanarak ayağa kalktı ve odadan çıktı.

Jin kaşlarını kaldırarak bana döndü.

"Biz sadece film izliyorduk," diye omuz silktim , eriştesimi bitirirken "erişte yaptı."

'' bana yok mu?'' dedi jin gülerek.

"Hayır," diyip başımı salladım. "bitti."

Jin hafifçe gülümsedi, "O zaman iyi geceler Jungkook."

"İyi geceler, hyung."


***

jimin;

Taşıma çantası aniden yüzümün önüne uzatıldığında irkildim. Yüzümden santimetreler uzakta.

"Ne?!" dedim . sesim biraz yüksek çıktı.

"Yemek," dedi Yoongi. benim dışımda her yere baktı, "senin için."

Yoongi'ye bakmadan önce yüzümü çantadan çekti, "Ben yemek istemedim."

"Jin onu sana vermemi istedi, o yüzden," diyip yüzüme geri itti, "senin için."

homurdanarak çantayı tuttum.

"Ne hakkında homurdanıyorsun?" dedi Yoongi. dik dik baktı.

"Yalan söylemeyi bile bilmiyorsun," diye karşılık verdim "Jin hyung birkaç dakika önce yemek işini bana bıraktı."

Yoongi'nin yanaklarındaki kırmızı rengi fark ettim.

"Bana da söyledi," dedi Yoongi . somurtarak konuştu, "belki de bana söylediğini unuttu. Yoksa kimin umurunda senin yemek yiyip yemediğin."

paketi Yoongi'nin göğsüne geri ittim, "Git buradan kedi! Kendimi besleyebilirim." dedim.

"Az önce bana kedi mi dedin?!" diyip paketi bana geri itti.

"Neden bu paketi kendin aldığını kabul etmiyorsun?" diyip Yoongi'ye geri attı paketi.

"Onu sana kimin aldığını neden umursuyorsun ki?" dedi yoongi. paketi tekrardan geri verdi bana paketi.

"Bana yemeği kimin aldığını söyleyene kadar yemeyeceğim." diyip paketi aldım ve masanın üzerine bıraktım.

yoongi ve ben nefes nefese kalmıştık.

Yoongi küfrederek ellerini havaya kaldırdı, "Her neyse. Sana yemek getirdim. İster ye, ister at. tamam mı" dedi.

pakete açıp 2 tabak çıkardım. yoongi kaşlarını çatarak bana baktı. onu aldırmadan 2 tabağıda doldurdum beraber yemek için. bir tanesini yoongi'ye uzattım.

yoongi elimden aldı tabağı. kendi tabağımı alıp salona geçtim . koltuğa oturdum.

Yoongi sessizce salona geldiğinde dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi. Sadece yanıma oturmak için...

yanıma oturduğunda ona biraz yaklaştım. yoongi öksürdüğünde suyu uzattım ona ve o bir yudum alırken bakışlarımız birbirini buldu.ikimizde kızararak önümüze döndük ve elimizdeki tabaklara bakakaldık.

PREGNANT// taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin