Bölüm 61

584 37 1
                                        




taehyung;

"Merhaba!"

Jungkook'un nefes nefese üzerime uçtuğunu görünce bir başlangıçla uyandım.

"Tee biraz ağlıyor," diye mırıldandı Jungkook, yanımda uyuyan Jimin'in uyanmadığından emin olarak.

oturdum, gözlerimi ovuşturdum, "Ah. Nerede o?"

"O benim odamda," diye fısıldadı Jungkook, "Jimin uyuyor. Gelip görebilir misin?"

"tabii" deyip yataktan kalktım.

Jungkook'u odasına kadar takip ettim ve tee'yi yataktan kaldırdım. Elimi karnına bastırdıktan sonra , Jungkook'a baktım.

"O aç." dedim.

"Oh," dedi Jungkook, başını salladı, "o zaman onu besler misin?"

öksürdüm, ileri geri bakarak "şişeler bitti." dedim.

"Oh," Jungkook göğsüme baktı ve sonra gözleri genişledi, "oh! Doğru! Uhm... O zaman çıkacağım." dedi

başımı salladım ve yatağa oturdum.

Jungkook bekledi, geceliğimin düğmelerini nasıl açtığımı izledi ve sonra gitmek için ayağa kalktı.

"Bana havlularından biraz verir misin? Sarılması gerekiyor." dedim.

Jungkook birkaç havlu almak için banyoya doğru ilerledi.

jungkook'un ağzından;

banyodan çıkınca Taehyung'un onu beslediğini gördüm.

kapının pervazında tereddüt ettim. Taehyung da garip görünüyordu ama Tee titriyordu. Bu yüzden odaya girdim ve onu havluyla örttüm ve Taehyung, tee onu emerken bana bakarak teşekkür ederek başını salladı.

"Senin yanında huzurlu görünüyor," diye içimi çektim , "Ben her zaman mücadele ederim susmaları için ama susmazlar."

"Süt üretemezsin," diye gülümsedi Taehyung, "seni seviyor Jungkook, sadece... Ben onların yemek sahasını taşıyorum."

homurdandım, "güzel yemek alanı." diyip öksürdüm, "Gidip Jee'nin ne yaptığına bakacağım."

"tamam," diyip başını salladı , kendini saklamak için gömleği göğsüne yaklaştırdı,

"Uyanmış olmalı, git, gör," diyip kapıyı işaret etti taehyung, kızardı...

"Doğru," geriye doğru bir adım attım,

Taehyung gidişimi izledi, yanaklarının kızardığına tanıklık ettim.

kapıdan çıkarken taehyung'un "Bir moron gibi kızarmayı kes!" diye kendisini azarlamasını duydum.

odadan çıktım, kapıyı kapattıktan sonra kapıya yaslandım, küfrettim.

"Saçmalamayı kes!" diyip kendime kızdım.

jeonayı alıp kollarımda Jeona ile geri döndüğümde, Taehyung düzgün giyinmiş, kollarında Taehee ile dolaşıyordu.

Bir melodi mırıldanıyordu ve ben , Taehee onu dinlerken izledim, dişsiz, gözleri kocaman açılmış bir şekilde Taehyung'a gülümsedi.

"Ağlamayı kesti," diye içimi çektim.

Taehyung yaklaştı, "evet. Jee uyuyor mu?" dedi.

"Evet," diyip bende Taehyung'a yaklaştıö. Bebekleri kollarımızda izlerken, gülümsemeleri birbirine uyuyordu.

"Görünüşe göre yalnız uyumayı sevmiyorlar," diye gözlemledim.

Taehyung, "Onları odama götürebilirim." diye mırıldandı.

"Hayır," dedim, "benim odamda yatsınlar. Burada kalabilirsin."

Taehyung kelimeleri karıştırdı. ne diyiceğini bilemedi. güldüm.

"Sorun değil Taehyung, gece kal," diyip Jeona'yı yatağın ortasına yerleştirdim, "hadi. Uyanırlarsa, onlar için burada olacağız." dedim.

Taehyung yaklaştı...

Tee'yi Jee'nin yanına yerleştirdi. Bebeklerin uyurken birbirlerini nasıl bulduklarını ve birbirlerine nasıl kıvrıldıklarını izledik. sağ tarafa uzandım. Taehyung sol tarafı aldı.

"İyi geceler Taehyung," diye mırıldandım.

"İyi geceler Jungkook," diye mırıldandı.

ve dördümüzde uykuya dalıp güzelce uyuduk.

PREGNANT// taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin