"Neyden bahsediyorsun?" "Taehyung, bizden başkaları var diyorum..." "Ne yapacağız." İlk bana baktı, tabi bu bakışma evin tam ortasında kocaman olan avizenin düşerken yüksek, ince ve kulaklarınızı delip geçecek kadar yüksek tonda bir kızın çığlığı avzinin düşmesi ile kat be kat artması ile kulaklarımı kapattım.
"Jeon... Güvenmiyorum sana!" Çığlık atan kız konuşmuştu sanki. Neden Jeon'a güvenmiyor idi ki? Sahi Jungkook'a hiç sormadım nasıl buraya hapis olduğunu.
Bu kadınla mi alakalıydı?
Bakışlarım etrafta iken aniden gelen ses ile irkilmiştim. "Kim Taehyung...Onu benden alamazsın!" Bakışlarımız koridorun sonunda o tiz sesiyle çığlık atarak gelen beyaz çarşaflara sarılı o kızdı. Tamam klişe bir görünüme sahipti bu türler benim için, ama çok korkunçtu!
"Taehyung koş! Gerekirse saklan!" "Sen?" "Git!" Mecbur onu arkamda bırakıp koşmaya başladım. Arkama bakmadan. O tiz ses hâlâ çınlıyordu.
Sesin düşsün be!
Önüme üç oda çıkınca birine girip kendimi açık olan dolaba salladım. Tabi ki de üstüme kapattım dolabı!
Sesler kesilmişti...Ama adım sesleri yaklaşıyordu. "Taehyung neredesin?" Yorgun ama kime ait olduğunu anladığım sesle yerimden çıktım. Şuan karşımda elinde ki kazık ve eli kanlar içinde olan Jungkook'a mı şaşırsam, yoksa ölü bedeni yerde yatan tiz sesli kıza mı? Bilemedim açıkçası.
"O öldü mü?" Kısık sesle konuşmuştum. "Evet, o öldü... Taehyung gidelim zaman kısıtlı." Kafamı salladım. Sanırım az da olsa şanslıyım. Bu oda yattığım oda idi ve çantam da burada olduğu için hemen kapıp ceketim de burada olduğu için hemen giyip uzaklaştım.
Jungkook yanımda arabama girmiş, sürüyordum. Neredeyse iki saat falan geçmişti. Aniden guruldayan karnım ile hiç yemek yemediğim aklıma geldi.
"Gel şu restoranda yemek yiyelim." "Ben hep hayvan ve insan eti ile beslendim." Nasıl? Nasıl yemişti ki? Demek istediği sanırım normal yemek yiyemediği idi.
"Alışmak zorundasın. Sana insan eti mi getireyim Jeon?" "Bilmem yapamaz mısın?" "Böyle birşey yapamam." Başını mecbur sallamış ve ikimiz arabadan inmiştik. Restorana girip bir yer ayarlayıp yemeklerimizi sipariş ettik.
•••
Şuan benim evimdeydik. Ben koltukta oturmuş Jimin'i arama çalışmıştım. Sesden gelen telaş ile tabi bir de bağırma yüzünden telefonu kulağımdan çektim.
"Seni ne kadar aradım haberin var mı?!"
"Jimin, uzun hikaye hoca bana kaç verdi?"
"Haftaya ertelendi, ah! Bak şu işe ki benim arkadaşım hâlâ ortalığa yok!"
"Of Jimin alf tarafı dört gün?"
"Sence seni her salise özleyen, arayan ve yanına hep gelen biri için bu dediğin ne kadar mantıklı?"
"Of Jimin!"
"Yarın okulda seni görmek istiyorum."
"Tamam! İyi geceler..."
"İyi geceler Taehyung."
Telefonu kapatıp kenara attım. Bakışlarım Jungkook ile buluştu. "Derslerle aran nasıl?" "Oh, dost yıldır ders görmüyorum." "İyi ders göreceksin o zaman."
"Nasıl?" "Dört yıl önce olduğuna göre bir sınıf ileri atlayarak tekrar derslere benimle başlayacaksın."
Bana şok olmuş bir biçimde bakıyordu. Şaşırmıştı tabi. "Sana ağırlık olmak-" "Ben bunu dememi istemiyorum Jungkook. Ağırlık olmazsın." "Ah peki."
Ayağı kalkıp ardımdan ona gel işareti yaptım, gelmesi için. Oda anlamış olsa gerek yanıma geldi. Yukarı kata çıkıp misafir odasını ona verdim. Rahat uyuması için herşey vardı.
Zaten misafir odasında ben bile kalmak istemiştim. O kadar rahat ve güzeldi.
O kafasını sallayıp odaya girip bir süre yattı. Bende odama gidip dört günün sonunda rahat bir uyku çekebilecek idim...
Acaba Jeon bana zarar verebilir miydi?
°••••••••••••••••••••••••••••••••••••••°
Bölüm sonu...
Arkadaşlar kısa bölümler kötü mü?
Uzun yapamıyorum nedensiz.
Ama bugün de bir sebep var bende,
çok uykum var.
İyi geceler...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SAKLAN! [kth+jjk]
Mystery / Thriller"Bir gün saklanma nedenin çok farklı olucak ilk günkünden daha farklı..." "10 saniyen var SAKLAN!" 9. bölüme kadar okuyun o zaman anlaşılır! +18 durumlar vardır! Gerçek dışı çok uçuk bile olabilecek yerler vardır.
![SAKLAN! [kth+jjk]](https://img.wattpad.com/cover/304348893-64-k323390.jpg)