•3•

168 15 2
                                        

"10 saniyen var SAKLAN!"
Ağlayarak koşmaya başladım...

"Bir!"

Arkama bakmadım.

"İki!"

Merdivenlere koştum.

"Üç!"

İnmeye başladım.

"Dört!"

Saklanabileceğim bir oda aradım.

"Beş!"

Ağlamam şiddetlendi.

"Altı!"

Odaları gezindim.

"Yedi!"

Bir odaya daldım.

"Sekiz!"

Normalden büyük yatağın altına kendimi attım.

"Dokuz!"

Ses çıkarmadan durmaya çalıştım.

"On!"

Olacakları bekledim...

Sanki herşey donmuştu, içeride ki tüm sesler rüzgarın sesi bile yokmuş gibi...O kadar sessizdi ki nefesimi tutmaya dahi çalıştım. Ses yoktu.

Acaba beni aramaya başladı mı? Şuan nerede? Ne yapıyor? Ben sadece proje ödevimi yapmak istedim. Aslında anlamak zor olmadı benim için, sanırım evinin fotoğraflarını çekmem zoruna gitmişti.

Sert adımları işitmek ile olduğum yere daha da sokuldum. Konuşmaya başladı. "Seni bulduğum an..." Bekledi, tekrar konuştu. "Sen saymaya başlayacaksın. Beni bulduğunda sana kendimi anlatacağım. Ancak bulamadığında..." Tekrar sessizlik çöktü.

"Beni bulana kadar burada mahsur kalırsın." Kesin sesle konuşuyordu. Ayak adımlarını işittiğimde korkuyla gözlerim dolmaya başladı.

"Kim Taehyung... Düşündüğün gibi biri değilim. Ama düşündüğün gibi de değilim..." Ne bu kelime oyunu mu!?"

Ayrıca adımı nasıl biliyor?

Ayak adımları yakınlaşmaya başladı. Bir an da sesler yine kesildi, tekrar sesini duydum.

"Taehyung saydığım yeri hatırlıyor musun?" Sessizlik...
"Sanırım evet, o odaya girmeyi başarırsan sıra sana geçer. Emin ol bu senin için daha iyi. Ancak!"

Bağırması ile titredim. Konuşmaya devam etti. "Sen o odaya giderken seni gördüğümde yakalarsam...Bu karanlıkta ışıklar olmadan beni bulmaya çalışırsın."

Adımlar çok uzaktan gelmeye başladı. Ölüm sessizliği dahi diyebileceğim kadar sessizce yatağın altından çıktım. Ardından odadan çıktım. Etrafa baktım yoktu.

Yavaş adımlarla yürümeye başladım. Arkamdan işittiğim sesle koşmaya başladım. "Seni görüyorum..." Koşarken arkama baktım. Tanrım o çok hızlı.

Ayağımın bir yere takılması sonucu sendeledim. Ama durmadım. Hızıma hız kattım. Şuan o oda çok yakındı son merdiveni çıktım ve koşarak o odaya kendimi attım. Düştüğüm yerde arkamı döndüm. O karşımda idi...

Korku içinde ona baktım. Simsiyah gözleri, kısa saçları, geniş bedeni, keskin bakışları, bakışlarım tekrar gözlerine gittiğinde sanki birşey istiyormuş gibi baktı. Ama ne...?

Benim önümde eğildi ve konuştu. "Tebrikler...Sıra sende saymaya başla." Onun gibi başladım. "On saniyen var SAKLAN!" Yürüyordu...Çok sakindi.

Doğrusu neden sakin olmasın ki?

"Bir!"..."İki!"...."On!" Arkamı döndüm ve odadan çıktım. İlk bu katı dolanmaya başladım. Odaları teker teker aradım.
Yoktu, yoktu! Aşağı kata inmeye başladım.

Son merdiveni indiğim gibi odalara koşmaya başladım. Bu katın ikinci odasına baktım. Çok yorulmuştum. Salona ilerledim, koltuğa yavaşça oturdum. Konuşmaya başladım. "Yoruldum! Neredesin!"

Sessizlik... Gelen sesle ürktüm. "Şuan yanında bile olacak kadar yakınım. Ama sen beni görmüyorsun." "Buraya gelen herkese bunu mu yaptın?" Konuşsa bile sesin kaynağı nereden geliyordu, bilmiyordum. "Öğrenmek istiyorsan beni bul."

Tekrar ayağı kalktım. Yarım saat bu katı aradım yoktu. Ararken sesler, kırılmalar ve farklı sesler ile çok gerilmeye başlamıştım.

Koşma sesi işittiğim an da arkama baktım. Odaya kaçıyordu! Son hız ona koştum. Şuan ona yakındım. Odaya tam gireceği an onu omzundan tutmuş kendime çekmiştim.

Ayağım takılması sebebi ile ben acıyla yere düşerken o kendini dik tutmayı başarmış hemen bana dönmüştü. Gözünde endişe mi vardı?

Bana doğru gelmeye başladığında geri geri gitmeye başladım. Gözlerim doluyordu...

"Korkma." Ona bakmaya devam ettim. Üzerime gelmeye devam etti. Sürüklene sürüklene geri giderken sırtım merdivenin kollarına çarpınca durmak zorunda kaldım.

Ama o durmak zorunda kalmadı. Üzerime gelmeye devam etti. Konuştu. "Kim Taehyung...Tebrik ederim. Kazandın. Bana istediğini sor, sonra sana gerçekleri anlatacağım. "

Elini bana doğru uzattı. Sanırım kalkmama yardım etmek istiyordu. Elini tuttum ve ayağı kalktım.

"Sen...Herkese mi böyle yaparsın." "Hayır, hepsini direk öldürdüm." "Senden korkmam gerekiyor mu? Ve sen normal bir insan mısın?" "Benden korkma...Ben aslında bir insanım..."

"Nasıl ismimi biliyorsun?" "Kendi kendine söyleniyorsun." "Ben niye fark etmedim?" "Bilmiyorum farkında değildin sanırım. "

"Tamam, bana herşeyi anlat." "Taehyung, ben Jeon Jungkook illa ki görmüş olmalısın. Buraya gelen her insanı nefretim ile öldürdüm. Neden diyeceksin çünkü buraya beni kurtarmak için değil sırf sikik bir para için geliyorlar. Buradan yalnız çıkamıyorum, aracım yok buraya geldiğim ilk gün hapis oldum. Ama sende farklı birşey gördüm, sen...Para için mi geldin?"

"Hayır, paradan haberim dahi yoktu ben sadece proje ödevim için buraya geldim. Ve sanırım sen buranın fotoğraflarını çekmemden oldukça rahatsız oldun." "Evet, para olduğunu duysan para için mi gelirdin?" "Hayır, asla boyle birşey yapmam...Buraya ne zamandır hapis oldun?"

"Buraya geldiğimde 20 yaşındaydım şimdi 24 dört yıl...Dört yıl...Herkes geldi, çoğu kişi gördü. Beni gördü. Ama hepsi benden korktu. Onları öldürmeye başladım..."

"Seni kurtaracağım. Gel buradan beraber gidelim, hm?" "Benim gidecek yerim yok..." "Benimle yaşarsın." "Benden korkmuyor musun?" "Sen iyi birisin. Seni kurtarmak istiyorum eğer senden korksaydım, şuan buradan kaçmak için çırpınır olurdum."

"Çok teşekkür ederim." "Ama bir şartla." "Ne şartı?" "İnsan öldürmek yok." Kafasını olumlu anlamda salladı.

"Bir sorun var..." "Nedir?" Gözlerini korku kapladı sanki. "Burada yalnız değiliz..."

•••

Bölüm sonu...
Çok iyi okun lan!
Görüşürüz!

SAKLAN! [kth+jjk]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin