"Bir gün saklanma nedenin çok farklı olucak ilk günkünden daha farklı..."
"10 saniyen var SAKLAN!"
9. bölüme kadar okuyun o zaman anlaşılır!
+18 durumlar vardır! Gerçek dışı çok uçuk bile olabilecek yerler vardır.
"Jungkook!" Kendisini bana sürttükçe inliyordum. En sonunda dayanamayıp yüzümü ona çevirdim. Bacaklarımı iki yana koyup penisini deliğime konumlandırdım. Tam sokacağım sırada Jungkook, konuştu. "Bebeğim, canın yanar." Onu umursamadım.
Penisini içime alınca sesli bir şekilde inledim. Çok acımıştı. "Acır dedim sana." Biraz alışınca hareket etmey başladım. Hızımı arttırdıkça inliyorduk. Boşalmak istiyordum. Penisimin ucu morarmıştı. Elimi erkekliğime attığımda Jungkook, elimi tutup kafamın üstünde iki elimi de tek eliyle tuttu. Diğer eli ise penisimin ucunu tutunca acıyla inledim.
Jungkook, içime boşalınca ağlamam arttı. "Jungkook, boşalmak istiyorum." "Ağlamam beni üzeceği yerde tahrik ediyor. " Beni göğsüne uzandırıp penisimi sertçe ve hızlıca çekmeye başladı. Sonunda ben de boşalınca tüm yükümü Jungkook'a verdim.
Yorulmuştum.
İkimizde temizlinip banyodan çıktık. Kendimi direk yatağa attım. "Giyinmeyecek misin?" Hayır anlamında kafa salladım. O da giyinmeyip yanıma yaklaştı. Yatağa yanıma uzanıp beni koynuna aldı. "Jungkook, tekrar gelir mi?" "Bilmiyorum. Bebeğim, yarın yeni evimize gidiyoruz."
Dediği şey ile gözlerim parladı. "Gerçekten mi?" Gülümseyip kafa salladı. Anlıma bir öpücük kondurdu...
Sabah uyanınca yanımda Jungkook'u göremedim. Aşağı inip etrafa bakındım. Gelen güzel kokular ile mutfağa ilerledim. "Günaydın, küçüğüm. Hadi yemek yiyelim sonra evimize gidelim. Eşyaları getiricekler." Kafa sallayıp masaya oturdum.
Yemeklerimiz bitince etrafı toplayıp giyindik. Bakalım nasıl bir evdi? Yarım saat sonra lüks bir evin önünde daha doğrusu villianın önünde durmuştuk. Beraber arabadan çıkıp eve doğru ilerledik.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu sefer beyazdı. "Hazırlan bu gece restorana gideceğiz." Jungkook'a yapışıp yanağına sıkı bir öpücük kondurdum.
Canım sevgilim.
Evin içine girdiğimiz de dışı gibiydi beyaz ve gri ile kaplıydı, dizaynı harikaydı, güzel tabololar vardı. Benim dikkatim tablolarda iken aniden Jungkook belime sarılınca olduğum yerde kaldım. Elleri deri pantolonumdan içeri girince yutkundum. "Sen tanga mı giydin?" "E-evet." Beni kendisine döndürüp dudağıma sıkı bir öpücük kondurdu. Isırıp bıraktı.
Elimi tutup yukarı kata çıktık. Girdiğimiz oda sanırım bizim odamızdı. Nedensiz bir anda okulumu çok aldattığım aklıma geldi ancak ne de olsa zaten bitmesine bir hafta kalmıştı aptal hoca da bize ödev vermişti. Gitmesem sorun olmazdı.
Odanın ortasında duran elbise dikkatimi çekmişti. "O elbiseyi giyeceksin, küçüğüm."
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Harikaydı. Yanıma yaklaşan Jungkook'a baktım. "Bir gün saklanma nedenin çok farklı olucak ilk günkünden daha farklı..."