17 (final)

674 29 11
                                        

Selam. Hayır aslında final değil. Yani şöyle ki açıklamak istiyorum ben bu kitaba başladığımda aklımda çok farklı sahneler vardı ve çok heycanlıydım ama daha sonra araya derslerim girdi ve bölüm yazma sıklığım azaldığı için kitapla aramdaki bağ koptu ve hevesim kaçtı.. O yüzden beklediğim kadar güzel bir kitap değil. Bazı düzenlemeler yapacağım ama köklü düzenlemeler olmaz tabi ki. Bu bölüm ise final ama kitabın 2.si gelecek. Yani devam ediyor aslında. 2.kitap bu kadar okunur mu bilmem ama destek verirseniz neden olmasın her neyse uzun konuşma yapan yazarları sevmem iyi okumalar <3

Oyun bitmişti. Yoongi, ilk aşkım. Tek aşkım karşımda boş gözlerle bana bakıyordu. 10 dakika sonra ne olacaktı peki bana acıyan gözlerle mi bakacaktı sinirlenecek miydi yoksa hiç bir tepki vermeden bu odadan çıkıp gidecek miydi?

Kook nerdeydi ya da Jimin? Onların da kendi aralarında sorunları vardı halletmeleri gereken.

Bazen -evet öleceğime neredeyde emindim ama olur ya öylesine bir hayal kurarız gercekleşmeyeceğini bile bile umut ederiz yine düşlemeden duramayız güzel ve mutlu günleri- düşünürdüm hastane odasında olur da iyileşirsem ve Yoongi'ye gidersem ne olur diye?

Beni bekliyordur. Sonra onu görünce belki biraz sinirlenir, kızar ama sonra kıyamaz. Beni kollarının arasına alıp sarılır ve neler olduğunu neden gittiğimi sorar ben de gözyaşları arasında tüm o zor günleri anlatırım ona. Yıpranırız ama mutlu oluruz. Ona ne kadar aşık olduğumu sayıklarım o inanana kadar. Sonra mutlu bir son.

Fakat şimdi hiç bir şey planda olduğu gibi ilerlemezken hayalimdeki gibi de değil.

Seçeceğim her kelimeye dikkat etmeliyim. Kimseyi yıpratmamalıyım. Onu geceler boyu uykusuz kalıp derin düşüncelere dalacağı günlere itmemeliydim.

Derin bir nefes aldım. Onum evindeyiz. Onun koltuklarında. Bem giderken ailesiyle yaşıyordu. Onlara çok bağlı bir çocuktu kendi evine çıkması bir mucizeydi.

Ama Jiminle çıkmıştı. Felix ile değil.

Ama Felix de kalıyor burada onun yatağında yatıyor belki bu koltukta oturuyorlardı. Ne demişti Felix? Ölüme bir adım kadar uzaklıkta olduğum gün yaptıklarını anlatmıştı masada. Ölseydim belki eğer-

'Ne diyeceksin? Söyle o kadar mesaja rağmen şimdi karşımda susmuş ağlıyorsun. O kadar hatana rağmen tüm suçu bana atıp sonra beni yeni bir hayat kurmakla suçluyorsun ve hiç biri yetmezmiş gibi karşıma geçmiş kırgın kırgın bakıyorsun. Konuş açıkla her şeyi. Dinliyorum suçlu hissettir kendimi bana yine hadi.'

Ağladığımı biliyordum. Kendimi bir türlü durduramıyor. Gözyaşlarıma hakim olamıyordum.

'A-anlatıcam.'

'Ağlama dedim sana Taehyung!'

Bana hâlâ sesini yükseltmesi beni zerre sevmemesi ve içindeki nefret biraz güç vermişti aslında bana. Neden bilmiyorum bana iyi davranması son isteyeceğim şeydi.

Yine de bağırmaya devam etmesini de tercih etmeyeceğimden toplarlandım.

Ona anlatacaktım ama nasıl? Nasıl açıklayabilirim ki böyle bir şeyi.

'5 eylül.' diyebildim kısık bir sesle.

Sustuk ikimizde. Düşündü biraz. Aklı bulnmış olmalıydü bunca şey bunca belirsizlik ve karmaşa ona da fazla.. çok fazla gelmiş olmalı.

'Ne olmuş 5 eylüle?'

Bunu şimdi söyleyemem. Bunu şimdi söylememem gerek hayır. Baştan başka Taehyung.. en baştan.

'Benim bu dünyada en sevdiğim şey. En sevdiğim hyungumun kolları altında olmaktı. Böylelikle hiç bir kötülük hiç bir günah bana yaklaşamaz ve beni, bizi üzemezdi.'

'Ama ben girdim araya Jin'le olabilme ihtimalinizi yerle bir ettim. Çünkü sen merhametli ve biraz da olsun Yoongi hyungunu sevip ona değer veren küçük bir çocuktun. Bu yüzden gittin. Bu gidiş kabul etmesen bile benden intikam almak ve beni yıkmak üzerine kuruluydu çünkü o kadar da merhametli değildin. Değil mi? Buraya geldiğin günden beri dengesiz dengesiz hareketlerde bulunman da Jin hyungunun artık bir ilişkisi olduğu için benden intikam almak?'

Içimde bir şeyler koptu. Gözlerimdeki yaşları akıtmamak için insanüstü bir çaba harcamam gerekiyordu ve harcadım. Sesim kendimden beklemediğim bir şekilde sert ve güçlü çıktı.

'Yeter! Yeter Yoongi. Biliyorum her şey yanlış anlaşılmaya çok müsait ama ben, ben en azından beni dinlemeni hak ediyorum. Sadece seni sevdim tamam mı? Bem hayatımda sadece seni sevdim.'

'Sadece seni sevdim tamam mı? Ben hayatımda sadece seni sevdim.'

'Jin- jin hyunga o gözle bakmadım hiç. Nasıl bakarım. Ben- ben seni tüm kalbimle sevdim. Ama kalbim bana izin vermedi işte.'

'Ben seni tüm kalbimle sevdim. Ama kalbim bana izin vermedi işte.'

'Senin de beni sevdiğini biliyordum. En azından o zamanlar.'

Sustum ve durum kontrolü yapmak için gözlerimi ellerinden yüzüne çektim. Pür dikkat beni dinliyordu sanki söyleyeceğim tek kelime onun bütün hayatıymış gibi.

'Gitmek zorunda kaldım hyung. Tamamen kronik bir hastalık. Dedemden bana miras. Kalp yetmezliği. Ani gelen sancılar, nefes darlıkları, ölüm korkusu..'

'Ne diyorsun?' diye fısıldadı çaresizce. Duymayacağım kadar kısıktı sesi ancak o kadar sessizdi ki etraf duydum.

'Korktum öleceğim o kadar kesindi ki. Arkamdan yas tutmanı istemedim. Ben her türlü gidecektim zaten ama senin için durumlar böyle olmayacaktı.'

'Şimdi de gidişine bir kılıf bulmak için Taehyung?'

Sesi o kadar soğuk geliyordu ki. Benden nefret ediyor gibi.. Ilk kez o kadar şeye rağmen ilk kez bunu hissettim.

'Hyung, hayır.'

'Sana geri dönmeyeceğim Taehyung. Düzenimi bozmana hayatımı mahvetmene müsade etmeyeceğim. Git. Gidecektin hani. Defol git evimden defol.'

Kolumdan tutup sürükler gibi kapı dışarı ederken ağlamaktan başka bir şey  yapamıyordum.

Gözümün önünü göremiyordum. Her yerde buğuluydu ve siyah beyaz..

Şu an tek istediğim onun ellerini kollarımdan çekmesiydi çünkü çok çok acıyordu.

Sonunda beni kapını dışına savururken gözlerimin içine en acımasız ifadeyle bakıp konuştu.

'Bir daha hayatıma girmeye kalmışırsan seni ben  kendi ellerimle öldürürüm.'

Ve Kim Taehyung 8 sene boyunca Yoongi'den başka hiç bir cümle işitememişti.

EVET bok gibi. Sürekli kendimi kötülemek istemiyorum ama neden böyle oldu bilmiyorum neyse ki devamı var ehe- bu arada daha önce sildigim bir hikayeyi ve daha önce yayinlamadigim bir texi duzenleyecek ve onları paylayasacim yakin zamanda bu kurgunun ikinci kitabinda da bir 10 bölüm yazıp öyle atacağim.

Gelelim yoongiye o biraz  anın soku ve kabullenmek istemedigi için böyle bir tepki verdi ama kötü oldu tabi

Bu son bölüm buraya özel bölüm atacağim arada geçmiş hatiralarini anlatan ve diğer kitapla biraz baglantili gidecek ama sonuç olarak bir veda aylardır okudugunuz için teşekkür ederim lütfen oy verin ve BIIIIISSSURUUUUUU yorum yapın ama bissuru ve benim de yeni kitap yazmak için motivem olsun. Görüşmek üzere.

mono no aware 'taegiBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin