2 5

1.6K 153 26
                                        

(seungmin,jeongin,minho,changbin)

seungmin
lan
bu chan bana niye böyle bakıyo ya

minho
nasıl bakıyo

seungmin
ne biliyim
garip

changbin
o da seni seviyodur belki şdsğqğüdisğ

seungmin
LAN BEN ONU SEVMİYORUM Kİ

jeongin
olm mal mısınız
aynı masada oturuyoruz
ayıp oluyo

changbin
ok

"Hyunjin o kız kim?"

"Jeongin ya harbi bilmiyorum ya. Yol sordu söyledim." Hyunjin bugünün bilmem kaçıncı açıklmasını sevgilisine yapıyordu. "İnanmıyorum bu arada haberin olsun."

Hyunjin ellerini havaya kaldırıp dua etmeye başladı. Sabır dileniyordu. Ama sadece o değil, masada olan herkes aynı durumdaydı. "Kalk bi hava alalım nolur." En sonunda ayağa kalkıp Jeongin'i de kaldırıp masadan uzaklaştılar.

"Bunlar net kavga eder. Ayrılır diyenler?" Kimse ses çıkarmadan Jisung'a bakınca susup tekrar yerine sindi. "Sıkıcısınız." Yanında sabahtan beri telefonla uğraşan Felix'e sokulup telefonuna bakıp kiminle konuştuğuna bakmaya başladı. Bir butikten sipariş verdiğini görünce gözlerini devirdi. "Lan yeter kaç tane alıyon?"

Felix işini bitirip telefonunu cebine koyduğunda Jisung'a bakmadan önce karşısındaki Changbin'e bakmış, bakışları kesişmişti. Changbin hafifçe gülümsediğinde Felix de karşılık olarak gülümsedi. Chan öksürerek kardeşine kötü bakışlarını attığında Minho kahlaha attı. Bu sefer Chan'ın bakışları Minho'yu buldu. "Ne gülüyorsun?"

Minho omuz silkti. "Kavga mı istiyor canın?" Chan gülümseyerek sorduğunda Minho gözlerini kısıp başını aşağı yukarı salladı. Aralarındaki iletişim... garipti. Neyse.

Changbin kankisi Minho'nun kolundan tutup ayağa kaldırdı. "Başka yerde bulalım kavga hadi canım. agucuk bugucuk." Minho ayağa kalkıp kolunu Changbin'in ellerinden kurtardı.

Onlar masadan uzaklaşırken Felix Jisung'un kulağına eğildi. "Abimin nasıl gerildiğine baksana." Jisung bakışlarını Chan'a çevirdiğinde yanağının içini ısırıp gülmesine engel olmaya çalışıyordı.

Seungmin, Felix ve Jisung'un ne konuştuğunu merak ediyordu, masadan kalkıp gitmek istese de ayıp olacağını düşünüyordu. Jisung aynı Felix'in yaptığı gibi kulağına eğildi. "Kalk gidelim nolur patlayacağım gülmezsem." Felix başını sallayıp ayağa kalktı.

Chan kardeşine dönüp 'nereye' dercesine başını salladı. Abisine eğilip, "Kantine gidiyoruz abiciğim, takılın siz ikiniz." diyerek Jisung'un koluna girip ordan uzaklaştılar.

Masada Seungmin ve Chan kalmıştı. Seungmin, Chan'ın değişen tavırlarına anlam vermeye çalışıyordu ama başardığı söylenemezdi. Chan ise nasıl davranacağını kestiremiyordu. Böyle bir şeye ihtimal vermiyordu hatta başta inanmasa da Hyunjin 'kulaklarımla duydum' diyerek onu ikna etmişti.

Chan'a göre, Seungmin duygularını gayet iyi gizleyebiliyordu. Çünkü dışardan Changbin'in Felix'den hoşlandığı gayet anlaşılıyordu ya da Minho ve Jisung'un birbirlerine attıkları laflar ya da bakışlar aralarında bir şey olduğunu belli ediyordu. Masada ki sessizlik iyice sinir bozucu olmaya başladığında Chan konu açmaya çalıştı. "Nolacak bu Fenerin hâli ya?"

Seungmin bir süre Chan'ın sorusunu anlamaya çalıştı. "Ne?" Chan omuzlarını silkti. "Her zaman muhabbet açardı bu soru."

"Futlbolla ilgilenmiyorum."

inattendu, stray kidsBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin