4. DERS- Panzehir

51 15 144
                                        

Saat gece 2'ydi. Soleil Okulu öğrencileri Panzehir için hazırlanmış sınıfta beklerlerken çoğunun aklında bu okula geldiklerinden beri hep dersleri saçma sapan saatlerde yapmış olmaları vardı. Derslerin önceden belirlenmiş bir saatleri yoktu, herşey Profesör Laura ve Profesör Layla'nın keyfine bağlıydı. Onlar kaçta olsun isterlerse o zaman oluyordu. Okul belli ki demokrasi ile yönetilmiyordu.

Kızıl saçlı profesör giriş kapısından telefonla konuşarak girdi ve öğrencilere dikkat bile etmeden öğretmen masasına geçip konuşmaya devam etti.

"Niye ben ya?"

"..."

"E benim anlattıklarımı anlamaz ki bu salaklar."

"..."

"Peki peki, anlamayanın kafasını duvarlara vura vura anlatırım."

"..."

"Okey. Görüşürüz."

Telefonunu kapattı ve ona yarı uykulu yarı meraklı bakan öğrencilere baktı.

"Size baktıkça insanın intihar edesi geliyor," diye yorumda bulundu. "Duyduğum, ya da duymak zorunda bırakıldığım üzere dün ablamın cadı olduğunu öğrenmişsiniz. Açıkçası ben yeni farketmenize şaşırdım. O kadar da salak değilsinizdir diye düşünüyordum ama öyleymişsiniz, n'apalım."

Öğrencilerden mırıltılar duyuldu, bazılarının egosu bu kadar aşağılanmayı kaldıramamıştı. Layla elini hafifçe salladı ve tüm sınıf tekrar sessizliğe gömüldü. Az önce konuşanlar şuan konuşamıyorlardı. Layla da bir cadıydı.

"Benim, ablamın ve sevgilimin umrunda değildi ama enişteme göre sizi lanetleyen kişi de bir cadı olduğu için size bir açıklama yapmamız gerekiyormuş. Bu sıkıcı görev de bana düşüyor." Dedi Layla ve açıklamaya başladı, "Tıpkı Cadı Virginia'nın yaşadığı köyde o zamanlar yaşayan herkesin 11. kuşak torunu olduğu gibi biz de lanetliyiz. Daha önce bundan bahsetmiştik. Bu lanetten yıllar sonra lanetlenen köylülerden birinin soyundan gelen büyük büyük büyükannemiz ve güçlü bir büyücü olan büyük büyük büyükbabamız evlenmiş. Bu yüzden hem lanetliyiz hem cadı. Anladınız umarım."

Layla elini tekrar salladı ve konuşma yetisini kaybeden herkes düzeldi. Hepsinin bir sürü sorusu varmış gibi duruyordu ama kimse soru sormaya fırsat bulamadan Layla masasına malzemeler çıkarmaya başladı.

"Bugün size gerçekten çok işinize yarayabileceğini düşündüğüm bir panzehir yapmayı öğreteceğim," dedi Layla, "Panzehirin adı İuncturam. Ne işe yaradığını bilen var mı? Yok mu? Devlet okulları niye asla işe yarayan şeyler öğretmezler ki?"

Layla ağzı kapalı ve kenarları gazete kağıtları ile örtülmüş bir kavanoz çıkardı ve ağzını açtı. Tüm sınıfı çürümüş yumurta ile ceset kokusu karışımı bir koku kapladı. "Bu gördüğünüz şey İuncturam. Biliyorum kokusu kötü ama oldukça kullanışlıdır. Kopan uvuzlarınızı tekrar birleştirmeye yarar. Örneğin kolunuzun koptuğunu düşünün. Parçaların üstüne biraz bu panzehirden sürüp bekletirseniz bir süre sonra kol eski haline döner. Yapıştırıcı mantığı yani. Ama eğer sizi öldüren bir darbe alırsanız, örneğin kafanız koparsa bu karışımı sürmek bir işe yaramaz. Aslında kafanız ve bedeniniz birleşir ama öldüğünüz için bu herhangi bir değişiklik yapmaz. Çünkü tekrar hayata dönemezsiiniz. Ha kefenin içinde tek parça olmak istiyorum diyorsanız o zaman durum başka."

Layla karışımı almış sınıfta herkese tek tek gösterirken konuşmaya devam etti, "Ama her şeyde olduğu gibi bu karışımın da eksi yönleri var

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Layla karışımı almış sınıfta herkese tek tek gösterirken konuşmaya devam etti, "Ama her şeyde olduğu gibi bu karışımın da eksi yönleri var. Kullanırken çok dikkat edilmeli. Bu karışım sadece açık yaradaki etleri değil tüm etleri birbirine kaynaştırabilir. Bir arkadaşım bunu kullandıktan sonra ellerini yıkamadan kafasına dokunmuştu. Hala eli kafasında geziyor zavallım. Keselim dedik ama ikna olmadı. Başka bir uyarım ise, bunu kullanmanızı gerektirecek bir durumla karşı karşıya kalırsanız kendiniz kullanmayın. Eğer yalnız değilseniz başka birine yaptırın. Yalnız iseniz bir süre bekleyip sakinleştikten sonra uygulayın. Ama sakın sakinleşeyim derken kan kaybından ölmeyin."

Layla iğrenç kokan maddeyi herkese gösterdikten sonra alıp götürdü ve konuşmaya devam etti. "Bu konuyla ilgili söyleyeceklerim bittiğine göre yapımına başlayabiliriz. Gerekli malzemeler Kelpi kalbi, Crustulum bitkisi ve kemik tozu. Şimdi herkes önlerindeki eldivenleri taksın. Bu önemli."

Layla kendi de elindeki eldiveni taktı ve çekmecesinden malzemeleri çıkarmaya koyuldu. "Herkesin masasının yanındaki çekmecede gerekli malzemeler var. Çıkarın! Crustulum bitkisini bıçağın arkasıyla ezip suyunu çıkarın şimdi de. Bize gerekli olan kısmı suyu!"

"Alex, bitkilerin suyu çıkmadı ama emin olabilirsin ki bıçak sana denk geldiğine bin pişman!"

"Elisa merak etme biraz daha sert olursan eminim ki bitki sana kırılmaz."

"Maria sakin ol. O sadece bir bitki, eski sevgilin değil."

"Siz bitkileri ezerken bende yoklama alayım bari," dedi zaten kendininkileri ezmiş olan Layla.

"Night Nyx Moon Dark

Joaquin Helios Cold

Joly Jane Scearmt

Emircik Gold

Lemina Lestrange

Elisa Cara Daniella Grindelwald

Isabella Matson

Eliana Jones

Alex Charles

Maria Bennett

Vela Sİa Hawking

Melenia Slodoria Lestrange

Nicolas Lovegood

Alexander Boris Eldon Hector Luther Patrice Black

Stephen Hadrian Marco Riddle

Beth Walker

Raven Ruby Black

Albert Pattinson

Adelina Black"

"Ezdiniz mi? Eh iyi bari bu kadarını da becerebiliyormuşsunuz. Hadi şimdi Kelpi kalbini küçük ve birbirine eşit parçalara bölün," dedi Layla kendi de aynı işleme başlarken. "Büyüzoolog olan ablam ve eniştem bu iksire karşılar. Kelpiler katlediliyor diye. Tabi başka karşı çıkanlar da var. Ama onlar Kelpileri değil etik kuralları düşünüyor. Etik kuralları düşünmeyen bazı cadılar bu panzehiri üstün bir ırk yaratma konusunda araç olarak kullanıyorlar. Genellikle hayvan uvuzları ile insan uvuzlarını birleştirip insanları kendi deyimleri ile daha işlevsel hale getiriyorlar. Bazı söylentilere göre Cadı Virginia da bu etik kuralları önemsemeyen cadılardan. Yaşadığı köydeki çocukları kaçırıp onlarla deneyler yaptığına inanlar da mevcut. Hatta Cadı Virginia'nın komşunun bir kere camdan karşı eve bakınca yarım açık olan pencereden 6 kollu 8 bacaklı bir çocuk gördüğü iddiası bazı tarih kitaplarında yazar."

"Hangi tarih kitapları mesela Profesör?" Diye sordu kitap okumayı seven Joly.

"Bizim ablamla defalarca kez okuduğumuz ama sizin erisiminizin imkansız olduğu kitaplar," dedi Layla sahte bir gülümsemeyle, "Herkes Kelpi kalplerini kestiğine göre 20 gram Crustulum bitkisinden çıkardığınız suyu, 22 gram Kelpi kalbini ve 17 gram kemik tozunu kazanlarınıza ekleyin. Ölçüleri terazi ile ayarlayabilirsiniz. Bu işlem de bitince karışımları önce 4 dakika saat yönünde, sonra 7 dakika 38 saniye saat yönü tersinde, en son tekrar 5 dakika 16 saniye saat yönünde karıştırın. Unutmayın ince detaylar çok önemli. Bunlara çok dikkat edilmeli."

Layla kendi de işlemleri yapmaya koyuldu. Yaparken de konuştu, "Ben 6 yaşındayken ablamla bize sataşan komşu çocuğu ile ablasını bu karışımı kullanarak birbirlerine yapıştırmıştık. Ah güzel günler..."

Layla diğerlerinden daha önce başladığı için daha önce bitirdi ve çıkmadan önce son bir uyarıda bulundu: "Bitince karışımları krem kabına koyup adınızı üstüne yazın ve masama getirin. Sonra çıkabilirsiniz! İyi geceler🌌"


Aşırı olay yaratan bir bölüm okudunuz. Nedenini cumartesi günü anlarsınız...

11 Laneti(KATILIMLI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin