3. Oyun

37 9 36
                                        

Bu şarkı benden size hediye. FDJGHFGDLKGHLHJGFJFSDKKHFSDFJHLAS

Bu saatten sonra yansam ne olur
Yağıyor yağmurlar
Olan olmuş artık dönsen ne olur
Sönüyor yangınlar

Laura ve Layla kendilerini yatakhaneye bıraktıklarında Vela kendini hemen yatağına attı, üstündeki ağır halsizlik hala geçmemişti ve yarınki oyun için bu halsizlikten kurtulması gerekiyordu. Joaquin ve Lemina ise birinci oyunda aldıkları ağır yaraların bandajlarını değiştirdiler ve onlar da hemen yatağa gömüldüler. Bandajların büyülü olduğunu düşünmeye başlamışlardı çünkü yaraları akıl almaz bir hızla iyileşiyordu ama yine de vücutlarında büyük yara izleri kalacağı belliydi. Aslında bu hepsi için geçerliydi.

Geri kalan herkes bir yerlere dağılmış durumdaydı, Alexander'ın karın ağrısı arşa çıkmıştı ve deli gibi kıvranıyordu, Melania ise onun başında bekliyordu. Elisa bir kenarda yarısından çoğu yok olmuş sarı saçlarıyla oynuyordu, Stephan ise başka bir köşeden kustuğu böbreğini eline almış, sanki yerine geri takılacakmış gibi onu izliyordu.

Emrick'in ağzından yine kan gelmeye başlamıştı ve deli gibi kan kusuyordu, sadece yarım saat içinde beti benzi atmış ve kendi yatağında bayılmıştı. Herkes onun için çok endişeliydi. Bugün bir kişiyi daha kaybetmek istemiyorlardı o yüzden Raven ve Albert kapıya yönelip kapıya vurmaya başladılar. "Bayan Layla ve Laura! Lütfen gelir misiniz?" İki kadın yaklaşık beş dakika içinde gelmişlerdi "Ne var ne istiyorsunuz?" diye çıkıştı Layla. Rahatsız edilmekten hiç hoşlanmamıştı.

"Emrick deli gibi kan kusuyor. Ölmesinden korkuyoruz." dedi Raven alabileceği tepkinin korkusuyla. Profesörler ise oldukça ılımlı cevap verdiler.

"Karıştırdığı tozlar sebebiyle bu çok normal. Ölmez merak etmeyin. Üç saate ayılır." dedi Layla.

Laura ise "Ölecek olsa bile bir şey yapamazdık. Yarışmada yara alan kimseye bandaj ve bazı çok etkili olmayan kremler dışında yardım etme gibi bir lüksümüz yok." diye kardeşinin sözünü tamamladı ve kapıdan ayrıldılar.

Emrick gerçekten de tam üç saat sonra ayılmıştı ve öğrencilerin iki gün önce Layla ve Laura'nın yardımcısı olduğunu öğrendikleri Rolf da akşam yemeklerini getirmişti. Ama onda bir fark vardı. Eski Rolf yok olmuştu, eskisi gibi kibar ve sevecen değildi adam, aksine oldukça ürkütücü gözüküyordu.

Akşam yemeği bir önceki akşama nazaran çok daha sessiz ve hızlı bitti, tek ses Alexander'a yemek yedirmeye çalışan Stephan'dan geliyordu, böbreği de hala elindeydi ama çocuk hiçbir şey yiyemiyordu, aynı şekilde Emrick de bir şey yemeden sabah etmişti.

Ertesi sabah yine aynı saatte alarm çaldı ve Layla'yla Laura gelip herkesi topladı. Son 15 kişi kalmışlardı. Hızlı bir şekilde oyun alanına gittiler. Alan yine dışarıdaydı ama bu sefer 4 metre genişlik ve 10 metre uzunlukta bir alan ayarlanmıştı ve öğrencilerin dikkatini çeken ilk şey tabi ki de alanın iki ucuna da zincirlenmiş ikişer tane ejderha olmuştu!

Laura ve Layla herkesi alanın kenarındaki oturaklara oturttu ve Laura söze başladı.

"3. oyuna hoş geldiniz. Arkamdaki oyun alanı 10 metre uzunlukta ve 2 metre genişlikte ama tabi ejderhalara atış izni vermek için uzunluğu iki taraftan da üçer metre kesmek zorunda kaldık yani oyun alanınız 4*2 metre boyutu içinde gerçekleşecek."

"Şey, ejderhalar üzerimize tam olarak ne atacak?" diye sordu Isabella korkuyla, Layla ise gözlerini devirdi "Virginia'nın sırma saçları! Tabi ki de ateş! başka ne olabilir!"

11 Laneti(KATILIMLI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin