Evet, Evet, Evet!

48 12 117
                                        

"Pazar pazar niye geldik?" Diye sordu Emrick. "Okul tatil değil mi?"

"Bugün değil. Bugün bizim özel günümüze tanıklık etmek için buradasınız!" Dedi Layla. Tüm okul gecenin köründe Soleil Gölünün önünde durmuş Layla hocaları ile ne olduğunu bilmedikleri bir şeyi bekliyorlardı.

"Hocam yine Stain İgne aramayacağız, değil mi?" Diye sordu Adelina.

"Hayır bugün daha önemli bir şey için buradayız. Çok çok daha önemli." Dedi Layla. Gölden bir tekne yaklaşırken gösterdi. "Düşman yaklaşıyor çocuklar. Hazır olun. Onlar karaya ayak bastıkları anda saldırabilirsiniz. Anlaşıldı mı?"

Tüm öğrenciler birbirlerine baktılar. "Savaşta mıyız?" Diye sordu Joaquin.

"Tabii ki," dedi Layla, "Hafta sonu sıkılmayın diye Kim Jong-un'a sataştım ve Raengmyeon bizim kültürümüze ait bir yemek siz onu çaldınız dedim. Şimdi de kendi kültürlerine ait bu yemeğin onlara ait olduğunu kanıtlamak için geliyorlar. Savaşın ismi de yüzyıllar sonra Raengmyeon Savaşı olur. Savaş eğlencelidir. Değil mi çocuklar? Çocuklar? Kaçmayın gelin buraya!"

Layla kaçmaya çalışanları elinin tek bir hamlesiyle tekrar getirirken konuşmaya devam etti. "Güzel bir strateji geliştirdim. Biraz sonra tekne yanaşacak. O zamana kadar bekleyin. Tekneden ilk inecek adam çok önemli. Hepiniz koşun ve üstüne saldırın. Tamam mı? Bakın geliyor."

Tekne gerçekten de yaklaştı ve içinden karanlıkta yüzü belli olmayan bir adam indi. Tüm öğrenciler gelecekte Raengmyeon olan bir savaşta şehit olmuş biri olarak anılmak istemedikleri için saldırılar.

Saldırıları adamın tanıdık biri olduğunu görene kadar devam etti. "Büyüzoolog enişte?" Dedi Lemina, "E bu Koreli değil!"

"Ne Kore'si? İngiliz'im ben!" Dedi Rolf yerden zor da olsa kalkarak. "Yine yaptın yapacağını Layla!"

"Kore ile savaşta değil miyiz yani?" Diye sordu Stephan. "Tabii ki değiliz. Benim Kim Jong-un'dan daha önemli işlerim var! Ablamla barışmak gibi."

"Gene ne oluyor?" Diye sordu tekneden elinde minik bir çuvalla çıkarken Steve. Layla ona gülümsedi ve yanına gitti. Onlar hoş bir konuşmaya başlayacakken Rolf konuştu. "Geliyorlar," dedi uzakta bir yeri göstererek. Steve hızla elindeki torbayı Rolf'a verdi.

Laura ve üç yaşlarında sarı saçlı mavi gözlü bir oğlan el ele geliyorlardı. "Daha yolumuz uzun mu aşkım?" Diye sordu Laura. "Hayıy az kaydı Layuya, bak geldik!"

Laura önündeki manzarayı son anda farketti. "Hepiniz niye toplandınız?"

"Raengmyeon Savaşı için," dedi Alexander dalga geçer gibi. Layla ona kınayarak baktı. "Sana bir sürprizimiz var abla! Enişte versene torbayı!"

Darius çaktırmadan Melenia'nın yanına giderken Laura da torbayı aldı. İçindekileri açınca minik bir sevinç çığlığı attı.

"Kelpi Yumurtası! Rolf harikasın!" Dedi Laura sevinçle!

"Evet, bizim hiçbir katkımız yok. Her şeyi bacanak yaptı." Dedi Steve göz devirerek.

Laura bunun üzerine dudaklarına sinsi bir gülümseme yerleştirdi. "Size de teşekkürler canım eniştem."

Steve bir anda kalakaldı sonra robot gibi Layla'ya döndü. "Az önce ablan bana hem canım dedi hem enişte dedi hem de sahiplik eki kullanıp o enişteyi eniştem yaptı değil mi?"

Layla ne olacağını bilemez bir halde hafifçe kafasını salladı. Steve bunun üzerine donakalırken Darius babasının bu haline güldü.

"Ayne, ben iyi ki saya beyzemişim. Yoksa Layuya bana hey canım dediğinde ben de böyle oluydum." dedi babasını taklit edip donakalırken.

"Layla oğlunun sarı saçlarını okşayıp güldü. "Baba sadece Laura'nın ona iltifat etmesine alışık değil kuzum." dedi. Sonra Steve'in yanına gidip açılması için yanaklarına hafif hafif vurmaya başladı "Koskoca Vampenez Lordu'nu ne hale getirdin abla ya." dedi. Darius ise hala babasının şaşkınlığındaydı.

"Ama neden ayısık deyiy ki?"

"Çünkü Laura sana karşı ne hissediyorsa babana tam tersini hissediyordu oğlum."

Darius biraz düşündü sonra küçük mavi gözleri kocaman açılırken Laura'ya koştu.

"E ama sen bana aşıksın Layuya! O zaman babadan nefyet ediyosun?"

Laura dizinin üzerine çöküp boyunu Darius'la eşitledi ve derin bir nefes aldı. "Şimdi şöyle ki aşkım. Ben babanı önceden hiç sevmiyordum. Çünkü baba bir anda gelip benim kardeşimi elimden aldı sanmıştım ve baba anneye kötü bir sey yapar diye korkuyordum." dedi. "Ama sonra leylekler seni getirdi ve baba sana o kadar iyi baktı ki ben onu sevmem gerektiğini anladım. Artık seviyorum."

Darius mavi gözleri kocaman gülümseyerek kendilerini buruk bir sevinçle izleyen anne ve babasına koştu. Biraz geç olmuştu ama olmuştu işte. "Ayne baba! Layuya babayı seviyoymuş!"

"Bak şu yumurtanın desenleri çok güzel," dedi Rolf, konuyu tekrar üzerine çekmeye çalışırken, önemli bir işi vardı burda. Torbadan bir yumurta çıkardı ve onu Laura'ya tam verirken elinden kaydı ve yumurta yere düşüp kırıldı.

Laura'nın hayal kırıklığı gözlerinden okunuyordu. "Belki... Belki onu kurtarabiliriz." Dedi. Yere eğildi ama bu sefer de şaşırmış görünüyordu. "Bu ne?" Dedi sahte yumurta kabukları arasından çıkan yüzüğe dikkatle bakarak.

"Bu planda hiçbir Kelpi zarar görmemiştir." Dedi Layla alayla. Laura şokla Rolf'a baktı. Rolf onu kollarından tutarak nazikçe kaldırdı ve kendisi diz çöktü.

"Benimle evlenir misin?" Diye sordu. Herkes merakla cevabı beklerken Laura bağırdı, "Evet, evet, evet!"

"Anne hani Layuya bana aşıktı?" Diye sordu Darius, Laura ve Rolf sürprizlerin devamı için tekneye girerlerken hayal kırıklığıyla.

"O hala sana aşık annecim, Rolf ile o üzülmesin diye evleniyor." Dedi Layla gülümseyerek. Öğrenciler onun bu gülümsemesini daha önce hiç görmemişlerdi.

"İyi kaypli Layuya."

"Sen hani bana aşıktın?" Diye sordu Mel, Darius'a. Zira küçük çocuk iki gün boyunca her dakika koridorlarda peşinde dolanmıştı.

"Şsst! Ben Layuya üzülmesin diye ona aşıyım." Dedi Darius.

Sonra annesinin kulağına konuşmak için onu çekerek eğip Mel duymadan onun kulağına fısıldadı "Ben-" küçük ve tombul parmaklarıyla hesap yapmaya çalıştı. "Üş beş on yıllık Layuya duyuyken Mel'i sevemem ki anne."

"Kesinlikle benim oğlum," dedi Steve onları dinleyip sırıtarak. "Layla, bizde mi evlensek?"

"Olur, evlenebiliriz." Dedi Layla hava durumundan bahsedercesine.

Tüm öğrenciler şaşkınlıkla önlerinde iki ayrı ve birbirlerinden çok farklı evlilik teklifini izlediler. Bu günü kesinlikle asla unutamayacaklardı...

11 Laneti(KATILIMLI)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin