6

1.2K 117 63
                                    

Felix'ten

Sonunda beklediğim gün geldi. Her şeyi ayarlamış ve havaalanında Bay Park ve korumaları bekliyorduk. Galiba özel uçakta gidecektik. Çünkü bilet alıcaklarını söylemiş ama bana ne uçağın ismini ne de yerini söylemişlerdi.

Biraz sonra Bay Park ve yanında 3 koruma gelmişti. Bay Park'ı görmemle birlikte ayağa kalkıp selamladım. Oda nazik bir şekilde elini uzattı ve el sıkıştık. Bu sırada annem Bay Park'a sorusunu yöneltti.

"Bay Park onu ne zamana kadar göremeyeceğiz?"

Bay Park derin bir nefes aldı.

"Bu konuda net bir şey söyleyemem ama 6 aydan fazla olucak. Çıkış yapmadan önce üyeler ile tanışması ve kaynaşması lazım ayriyeten çıkış yapmadan önce çok sık provalar yapmalı telefondan görüşebilirsiniz tabi ama yüz yüze görüşmeniz çok düşük bir ihtimal."

Bu söylenilenler ile tırsmadım diyemem. Ama sonuçta girdik bir yola hele bir de buraya kadar gelmişken vazgeçmek olmazdı.

Annem anlatılanlara kafasını sallamış ve babam ile bana sıkıca sarılmıştı.

"Başını belaya sokma Lix. Yemeğini düzenli ye. Halsiz düşmeni istemiyorum. Utanma ve üyelerle arkadaşlık kurmaya çalış. Valizinde kurabiye var eğer yolda acıkırsan onu ye. Seni seviyorum bebeğim kendine dikkat et."

Cidden çok duygulandım,onları uzun bir süre görememek çok acı ve özlem vericekti.

Onlara tekrar sarıldım, öptüm ve Bay Park artık gitmeliyiz dediğinde son kez vedalaşıp Bay Park'ı takip etmeye başladım.

10 dakikalık bir yürüyüşün ardından piste gelmiştik. Bay Park yardım amaçlı elimi tutup beni uçağa ilerletti. Uçağın içerisine girdiğimizde artık bir ritüel olan Bay Park'ı takip ettim.

O sol kısımda bulunan tekli koltuğa ben de sağ kısımda bulunan tekli koltuğa oturdum.

Şimdi tek yapmam gereken kulaklığımı takıp uyumak ve yolculuğun geçmesini beklemek.

෴෴෴8 saat sonra෴෴෴

Uzun süren uçak yolculuğunun ardından sonunda Kore'ye ulaşmıştım.
Kore.......... Belki de şuan Hyun'un da içinde olduğu yer.

Ahh cidden çok özlemişim Kore'yi. Bay Park ile uçakta geçirdiğimiz zaman boyunca bir kaç kez grup hakkında konuşmuş ve bazen de gelişi güzel sohbet etmiştik, zaten onun dışında sürekli uyumuştum.

Şuan bir şey fark ettim. Ben bu grup hakkında hiç bir bilgi edinmedim yani Bay Park'ın anlattıkları dışında. Keşke gelmeden önce falan Google'da aratsaymışım. Zaten hep son anlarda gelir aklıma. Offf.

Her neyse moralimi bozmamam lazım birazdan tanışacaktık zaten.

Aracın gelmesini bekliyorduk. Bay Park'ta telefon ile konuşuyordu. Yani yapacak bir şey yoktu.

En azından öylece durmamak için kulaklığımı alıp şarkı dinlemeye karar verdim.

Ortama ayak uydursun diye direkt bir kpop şarkısı açtım.

BTS Dynamite. Galiba en sevdiğim kpop şarkısıydı bu. Mırıldanarak eşlik ediyordum.

Neredeyse 4 şarkı daha dinlemiştim. Ama lanet araba hala gelmemişti. En sonunda Bay Park telefon konuşmasını bitirmiş ve yanıma gelmişti.

"Gel Felix araba gelmiş."

Cidden sonunda ya. Araba gayet yakındı hemen oraya doğru yürümeye başladık. Arabaya geldiğimizde kendimi ayakta duramayacakmış gibi koltuğa bırakmıştım. Bay Park bu halime kıkırdamıştı. Gülmesiyle birlikte vücudumu bir utanç kaplamıştı.

Araba çalışmıştı. Her saniye heyecanım daha da artıyor ve kalbim çıkacak gibi geliyordu. Sahi neden bu kadar heyecanlıyım ki.

20 dakika sonunda araba durmuş ve Bay Park inmemi işaret etmişti.

Arabadan inmiştik. Derken Bay Park'ın telefonu tekrar çalmıştı. Bana bir dakika manasında işaret ettiğinde usulca kafamı salladım. Beklerken yurdu dışarıdan incelemeye başladım. Büyük bir bahçesi,orta boylarda bir havuzu vardı. Yani orta boy bir villa gibiydi ama yurttu. Bana göre gayet iyiydi.

Bay Park yanıma geldi.

"Felix şirkette bir sorun olmuş benim gitmem lazım sen tek başına gider misin?"

"Tabi ama hiç kimseyi tanımıyorum ki."

"Merak etme yabancılık hissetmezsin iyi ve sıcak kanlı çocuklardır. Bir sorun olursa beni ara."

Dedi ve gitti. Yapacak başka bir şey olmadığı için yurda doğru yürümeye başladım. Her adım sanki yeni bir dünyaya adım atıyormuşum gibi bir his veriyordu.

Ben ilerlerken yurt kapısı açıldı ve içeriden 6 çocuk çıktı. Ama 8 kişi olucaktık bir üye neredeydi?

Bahçe kapısından içeri girdim. Üyeler bana içtenlikle gülümsedi.

İlk önce hiç bir şey yapmadan durdum. Yani çok değil aslında 20 saniye falan.

Yurdun kapısının tekrar açılması ile hepimiz bakışlarımızı o yöne çevirdik. İçlerinden biri.

"Hyunjin hadi gel buraya yeni üye gelmiş."

Şuan sanki kanım donmuş gibi ne ben kıpırdıyorum ne de o. Heykel gibi donmuş bir vaziyette birbirimize bakıyorduk.

İlk etkiden çıkan daha doğrusu çıkmaya çalışan Hyunjin'di. Gözleri dolmuş bir şekilde.

"Lix... Cidden sen misin?" Dedi.

 Cidden sen misin?" Dedi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
I FOUND YOU | HYUNLİX Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin