Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kochou, bugün odana gittim. O günden sonra artık birşeyler yapmalıyım diye düşündüm. Ya seni unutacaktım.Ya da aylarca belki de yıllarca içime kapanacaktım. Seni düşündüm. Acaba sen ne seçerdin diye. Sonunda cevabı bulabildim.
Sen olsaydın birinci seçeneği seçerdin. Benim bu vurdum duymazlığımdan sıkılmışsındır. Hatta çok fazla sabretmişsin. Eminim kendimi değiştirmek istediğimi duysaydın havalara uçardın. Bilemiyorum. Belki de üzülürdün. Bu halimi daha çok seviyorsun belki.
Seni unutmak dedim de. Asla öyle değil. Ben seni unutabilir miyim hiç? Her daim aklımdasın. Her yıl, her ay, her gün, her saat, her saniye, her salise. Artık evde saatlerce ağlamak istemiyorum. Boş boş duvara bakmak da istemiyorum. Bu yüzden ilk adım olarak odanı ziyaret etmeye karar verdim.
Sessizce odana girdim. Yer yatağın hâlâ duruyordu. Odan çok güneş alıyormuş kochou. Gözlerim kamaştı biraz. Yürümeye devam ettim. Masanın üstünde bir defter buldum. Her ne kadar açıp okumamak için dirensem de merakıma yenik düştüm.
Bugün ilk görev günüm. İlk göreve tomioka giyuu adında bir erkekle gidiyorum. Görev boyunca sadece yapmam gereken işleri söyledi. Pek soğuktu.
12.05.26
İlk görevimin üzerinden bir ay geçti. Tomioka-san ile beraber beş kez göreve gittik. Öğrendim ki sadece bana böyle davranmıyor. Diğerlerine de aynı şekilde davranıyor.
12.06.26
Uzun zamandan beri yazmadığımı fark ettim. Bu süreçte pek çok olay oldu. Birkaç ay önce tomioka-san'dan hoşlandığımı anladım. Onu görünce içimdeki kelebekler uçuşuyor. Artık tomioka-san ile çok fazla göreve çıkmıyoruz. Çıksak bile çok heyecenlanıp işi elime yüzüme bulaştırıyorum.