Bir Cehennem...
Laboratuvarda hayat sürdüren hunharca denek.
Üzerlerine işlenmiş lanet deneyler.
Ölümün pençesinde kaybolan savaşçılar.
Gözyaşları ve korkuyla kaplı bedenler.
Enselerine yazılan kod isimler ile hayat sürdüren günahsız mahkûmlar.
On...
Kalbinde kaybolduğun yer, içinde bulunduğun soğuk zindanların sesiydi...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
⚝SON DENEY
♕
"R24'ü getirin."
Plan başarılıydı. A6'nın iş birliği yaptığı iki muhafız R24'ü almak için sığınağa girmişlerdi. A6'nın kalbi durmuştu tam da istedikleri gibi, ölüyordu. Sahte bir ölümdü. Bu ise planın bir diğer parçasıydı.
K1 soğuk odada saklanmıştı. Elektrikler kesikti ancak hepsinin gece görüşlü lensi olması onları bir adım öne geçiriyordu. Gelmişlerdi. İki muhafızın kolunda ayakta zor duran bir denek vardı. Gözleri mor ve her yanı yara bere içindeydi. Denekler gizliden gizliye onu görüp korkmuşlardı çünkü gerçekten dehşet derecede yara almıştı. Black bu kızın herkesten fazla canını yakıyordu.
Kimseden ses çıkmıyordu ama biraz daha beklerlerse A6'nın gerçekten öleceğini tüm profesörler biliyordu. Black karanlıkta R24'ün önüne geldi. "Önündeki sedye de A6 yatıyor, kalbi durdu." R24'ten bir yakınma sesi geldi ancak kendini çabuk toparladı. "Soğuk odaya girmemiz gerekiyor. Sadece bu iki muhafız ben ve A6." Hannah'tan bir ses çıktı, "Ne diyorsun sen? Sizi yalnız bırakmayacağız." Black dik kafasını Hannah'a çevirerek, "Kes sesini!" dedi. Odada saklanan denekler gözlerini şaşkınlıkla açtılar. Unuttukları tek şey ise zamandı.
"Muhafızlar! R24 ve A6'yı götürün. Bir dakika bile yanlarından ayrılırsanız ölürsünüz." Black cümlesinin sonunda insanları tehdit etmeyi kendine hobi edinmişti.
"Anlaşıldı profesör!" dediklerinde bir muhafız A6'yı diğeri ise R24'ü götürdü. Soğuk oda sığınağın yanındaydı. Oraya girdiklerinde odada sadece iki muhafız, R24, A6 ve önceden saklanmış K1 vardı. Lazer robotları C100 halletmişti. Gariplik vardı herkes farkındaydı ama tüm profesörler Black'in yanında konuşmaya korkuyordu.
R24 eline iki ucu iğneli uzun şeffaf bir serum borusu aldı. Muhafızlar A6'nın emri ile kapıları tutuyorlardı. R24 elindeki boruyu A6'nın sol el bileğine takacağı sırada kendi sağ bileğinde bir kol hissetti. Bu A6'ydı. Korkuyla çığlık atacağı sırada arkadaki muhafız bir kolunu R24'ün boynuna doladı diğer kolunu ağzına doğru getirerek avuçlarıyla çığlık atmasını önledi.
"Muhafız yavaşça elini çekecek ama çığlık atmayacaksın, tamam mı?" kafa salladı R24 ve muhafız yavaşça elini R24'ün ağzından çekti.
"Ama..." dedi ve sustu R24.
Plan işe yaramış görünüyordu. A6'nın yaptığı iğne kalbini durmuş göstermişti. Karşısında günlerdir aramaktan delirdiği denek vardı.
"Sadece beni dinle." Dedi A6, karşındaki denek afallamışçasına duruyordu. "İkimizi de öldürmeye mi çalışıyorsun." Dedi R24 bir yandan muhafızlara bakarken. O sırada K1 elinde tuttuğu ışıkla onlara yaklaştı. "Sorun yok bu odadakiler bizden."