Jongin şaşkınlıkla baktı telefona. "Chanyeol nasıl bize söylemeden böyle bir şey yapar?" Bakışları Baekhyun'a döndü. "Senin haberin var mıydı böyle bir şeyden?"
Baekhyun sertçe yutkundu. "Benim gitmem lazım." Jongin hemen arkasında ilerledi. "Nereye? Nereye gidiyorsun Baekhyun?"
Baekhyun hızla ilerledi kapıya. "Konuşmamız gerek ama yalnız olmaz. Yani, ikimiz olmaz Jongin. Üçümüzün konuşması gerek. Anlatmam gerek, sen başkasından öğrenmeden."
Jongin yutkundu. "Neyi anlatman gerek Baekhyun? Hiç bir şey anlamıyorum." Uzandı ve tuttu elini Baekhyun. "Sadece benimle gel. Lütfen."
Arabaya bindiklerinde Baekhyun hızla çıkardı telefonunu. Chanyeol'u aradığında sertçe yutkundu. Çok gergin hissediyordu.
"Baekhyun?" "Nerdesin Chanyeol?" Jongin bakışlarını Baekhyun'un tedirgin yüzünde gezdirdi. Neden Chanyeol'un yanına gidiyorlardı?
Üçünü ilgilendiren ne olabilirdi ki?
"Evimizdeyim, az önce geldim." "Geliyoruz. Konuşacağız." Chanyeol hızla doğruldu uzandığı yerden. "konuşacak mıyız?"
"Evet, kapatmam gerek. Geliyoruz." Telefonu kapattığında hızla çalıştırdı arabayı. Jongin'e her şeyi anlatacaktı.
Eski evliliğine dair her şeyi.
Sonrasında ona aylarca yalan söylemesinin cezasını bekleyebilirdi. Jongin ona istediği cezayı kesebilirdi. Bunun için yalnızca özür dileyecekti.
Aklı ve kalbi hala bulunamayan bebeğindeydi.
Eski evlerinin önüne geldiklerinde hızla park etti ve birlikte indiler araçtan. Jongin sabırla beklese de gerilmediğini söylemek yalan olurdu.
Ortağı ve eşi ne ara bu kadar yakın olmuştu? Kalbini kötü düşüncelerden ve ihtimallerden uzak tutmaya çalışıyordu.
Yine de her şey üst üste geliyordu.
Baekhyun kapıyı çaldığında Chanyeol hızla açtı kapıyı. Heyecanlıydı. Jongin'in vereceği tepkiler umurunda bile değildi.
Çünkü elinde bir koz vardı. Baekhyun'a hesap sorabilecek vaziyette değildi Jongin.
Chanyeol yavaşça kenara çekildi. "gelin."
Baekhyun titrek bir nefesle girdi içeri. Salona girdiğinde Chanyeol'un fotoğrafları yerinden kaldırmadığını görmüştü. Yavaşça onların önüne geçti ve Jongin'in görmesine engel oldu.
"Benimle konuşman gereken şey ne, söylesen mi artık Baekhyun? Üstelik bunu, ortağımla ne ilgisi var?" Baekhyun derin bir nefes çekti içine.
"Sana bunu aylar önce söylemediğim için üzgünüm Jongin. Ne düşünüyordum inan bilmiyorum. Chanyeol, çok iyi bir teklifle gelmişti ve sen mutluluktan uçuyordun adeta. Bunu sana söyleyip, işini baltalamak istemedim ama şimdi Chanyeol bir konuşma yayınladı ve haber olacağımıza emin olduğum için anlatmak zorundayım."
Jongin sertçe yutkundu. Baekhyun bakışlarını Chanyeol'a kaydırdı. "Biz Chanyeol ile tanışıyoruz, eskiden. O, benim eski eşim."
Chanyeol yalnızca Baekhyun'un gözlerinin içine bakıyordu. Jongin ve onun duyguları umurunda bile değildi.
"Sen, benimle dalga mı geçiyorsun?" Diye sordu saniyeler sonra Jongin. "eski eşim de ne demek? Nasıl, bunu yeni söylersin?"
Jongin hızla ayağa kalktı ve Chanyeol'un üzerine yürüdü. Chanyeol bakışlarını Baekhyun'dan ayırdığında ağırca döndü Jongin'e.
"Sen peki, nasıl benimle ortak olursun? Bu nasıl bir midesizlik?" Chanyeol gülmek istedi. Jongin dediklerinde haklıydı. Ve bu iğrenç hissettiriyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fault/Chanbaek
FanficKaybolan bir bebek, kaç kişinin hayatını tepetaklak edebilirdi ki? tüm gerçekler ortaya serildiğinde, bu hikayede masum bir kişi bile yoktu. Herkes suçlu, herkes günahkârdı.
