Selaaam
Kırkıncı bölüm...
Bir tık duygusallaştım. Bir gün Kestik ve Baştan'ın bitecek olması bana imkansız geliyor... Bu kitap benim en büyük dostlarımdan gerçekten🥺
Neyse çok konuştum mdlsmdlsmflemf
Yazım yanlışlarım için üzgünüm. Keyifli okumalaar<3
*
Nefesim kesildi. Sanırım en uygun tabir buydu. Nefesim kesildi. Nefes almaya çalıştım ama sanki vücudum görevlerini yerine getirmiyor gibiydi. Tek yapabildiğim ona bakarak gözlerimi kırpıştırmaktı. Ne demem gerekiyordu? Nasıl davranmam gerekiyordu? İçimdeki heyecanı dışarı mı vurmalıydım? Yoksa hâlâ suratına boş boş bakmalı mıydım? Ağzımı açıp bir şeyler söylemek istedim ama ağzımı açamadım. Hem ne demem gerektiğini bilmiyordum ki. Hayatım boyunca hiç kimse bana aşk itirafı yapmamıştı, bu yüzden tek işlevim gözlerimi kırpmaktı. Evet, Bartu'ya karşı bir şeyler hissettiğimi kendime itiraf etmiştim ve onu görünce hem huzurlu hem de heyecanlı hissetmem ancak bu yüzden olabilirdi. Ağzımı açıp bunu söyleyebileceğimden şüpheliydim.
"Bartu-" diyebildim sadece. Dudaklarımdan sadece onun ismi dökülüyordu. Burukça gülümsedi bana.
"Kendini bir şey söylemek için zorlama Özge." Ama sanki bunun tam tersini istiyor gibiydi. Olumsuz da olsa bir şeyler söylememi istiyordu. "Hem ben bunları sen bir şey söyle diye anlatmadım ki." Gözlerini kaçırdı ve bir an da ayağa kalktı. "Hadi gidelim, abinler merak etmesin." Belki de yanlıştı ama şu an abimler aklımın köşesinden dahi geçmemişti. Şu an sadece Bartu ve on saniye öncesinde bana yaptığı itiraf vardı. Sesi hâlâ beynimin içinde yankılanıyordu. Yoğurdu eline aldığında artık hareket etmem gerektiğini fark etmiştim. "Yanlış anlamışım." Çok alçak sesle mırıldandı ama duyabilmiştim. Derin bir nefes aldı ve büyük bir gülümsemeyle tekrar bana döndü. "Güya yoğurdu ben taşıdım ama yorulan sensin." Diye gülmeye çalıştı. Gülüşünün sahte olduğunu anlamak hiç zor değildi.
Bir şeyler yap, hareket et! Bir şeyler söyle!
Bartu dönüp yürümeye başladığında ani bir atakla arkasından fırladım ve bileğinden nazikçe tuttum. "Bak, gerçekten bir şey söylemek zorunda değilsin Özge. Ben sadece içimde tutmaktan yorulmuştum ve üstüme yük olmuştu. Hiç söylemedi-" bu defa elimi dudaklarına bastırdım. Sesi anında kesilirken elimi çektim.
"Beni dinler misin?" Diye sordum gergince. Yanlış anlamıştı ve acilen bunu düzeltmem gerekiyordu. "Sadece bir dakika dinle beni." Birkaç adım ötedeki banka tekrar oturdum. Benim oturduğumu görünce o da gelip tam yanıma oturdu. "Ben, çok şaşkınım." Diyerek başladım söze. "Tahmin edersin ki daha önce hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım." Yüzünde rahatlamaya benzer bir ifade gördüğümde gülmemek için kendimi sıktım. "Bu yüzden nasıl tepki vermem gerektiğini bilemedim." Aramızda uzun bir sessizlik oluştu. Dakikalar geçtikçe gergin ruh halim artıyordu, az sonra bir şey itiraf edecektim ama hem utanıyordum hem de çekiniyordum. Kendimi sakinleştirmeye çalıştım. "Bartu?"
"Özge?" Dedi bana bakmaya devam ederek.
"Benim sana söylemem gereken bir şey var," dedim ama sesimin titremesine engel olamamıştım. Hava çok sıcak değildi ama her yanımı ateş basmıştı, kalbim deli gibi atıyor ve başım dönüyordu. Bu kadar heyecan gerçekten zararlıydı!
"Neymiş?" Dudaklarımı birbirine bastırıp gözlerimi ellerime diktim. Ama daha sonra gözlerine bakmanın daha güzel olacağına karar verip kafamı kaldırdım.
"Bartu, ben senden çok hoşlanıyorum!" Sesim istemsiz yükselirken kendimi tutamamamın utancıyla daha çok yandığımı hissettim.
"Allah be!" Diye aniden ayağa kalktı ama elindeki yoğurt yeri boyladı. Bulunduğumuz hafif eğimli yer yüzünden yoğurt yuvarlanmaya başladı ve Bartu peşinden koşturdu. Aniden tüm heyecanım tuzla buz oldu ve bu görüntüye kahkaha attım. Yoğurdun başına gelmeyen kalmamıştı. "Ulan, bi sen eksiktin." Bartu sinirle söylenip yoğurdu yakaladı ve yine koşarak yanıma geldi. "Ne dediğini duyamadım ki?" Dedi sinsi bir gülüşle.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kestik ve Baştan
Literatura FemininaAnnesinin ölümünün üzerinden henüz iki gün geçmişken anneannesinin ağzından kaçırdığı sır ile Sumru Özge'nin hayatı tepetaklak olur. Sumru Özge ise hem bu sarsıcı gerçek ile hem de hayatına yeni giren insanlara alışmaya çalışır. Bu hikaye, onların h...
