5

447 35 8
                                    

 Yoğun bir sınav haftasının sonuna gelmiştik. Yağız, Ecem, Akın, Can ve ben bir kafede oturmuş geziyle ilgili konuşuyorduk. Onlar konuşurken benim aklımda Yağız vardı. Son iki haftadır bana fazla yakın davranıyordu. Bu yakınlığı ister istemez beni etkiliyordu. Sınavlara çalışırken sürekli beraberdik. Birbirimize takıldığımız yerleri anlatıyorduk. Sürekli beraber olduğumuz için bilinmeyenden de hiç mesaj atamamıştım.

"Asu bizi dinliyor musun?" İrkilerek Ecem'e döndüm.

"Hı? Efendim."

"Kayak gezisine gitmeden önce alışverişe mi gitsek diyordum."

"Olur. Gidelim bence de." Yağız'ı düşünmeyi bırakıp konuşulan konuya odaklandım.

"Bugün perşembe ve biz yarın akşam yola çıkacağız zaten bugün gidelim." Ecem'in fikrini herkes onaylayınca sınavlar hakkında konuşmaya başladık.

"Galiba Yağız olmasa kimyadan bu kadar yüksek alamazdım." Bu sözüme herkes katılırken Can'ın sözleri üzerine ona döndük.

"Ama biyolojiden çok iyi alamamışsın istersen sonraki sınavlarda beraber çalışalım." Can'ın bu söylediklerine şaşırsam da arkadaşça olduğunu bildiğimden teklifini kabul ettim.

 Yağız'ın bana ters ve şaşkın bakışlarını görünce anlam veremedim. Ona kaş göz yaptığımda tepki vermeden önüne döndü. Cidden anlayamamıştım. Bende önüme dönüp konuşmaya katıldım. 

 Yaklaşık bir saat sonra kalktık. Hazırlanıp AVM'de buluşacaktık. Yağız ve ben evlerimiz yakın olduğundan beraber otobüse yürüdük. Evimiz ve okul arasında yarım saatlik bir mesafe vardı fakat havalar çok soğuduğundan otobüsü kaçırmadığımız sürece otobüsle dönüyorduk. Otobüse bindiğimizde yan yana oturduk. Ben her zamanki gibi ondan hızlı ilerleyip cam tarafını seçtim. O da oturduğunda bugün yaptığı hareketi sormak istiyordum ama yanlış anlamasından korktuğumdan soramıyordum.

"Yağız."

"Efendim Asu."

"Bugün neden bana ters ters baktın anlam veremedim."

"Ters bakmadım ki."

"Bana öyle geldi o zaman." Deyip önüme döndüğümde Yağız'ın derin bir nefes aldığını duydum.

"Ya aslında ikinci sınavlara da beraber çalışırız diye düşünmüştüm." Bu düşüncesi çok hoşuma gitmişti. Hatta şuan kalbim hızlanmıştı. Sakin davranmam gerekiyordu. Can yerine tabi ki Yağız ile çalışmayı tercih ederdim.

"Zaten Can ile fazla çalışasım yok ayıp olmasın diye kabul ettim." Dediğimde ikimizde güldük. "Yani beraber çalışırız merak etme." dedim. Bana gülümseyip koltuğa yaslandı. Ben de camdan dışarıyı izlemeye başladım. Yanımda bir hareketlilik hissettiğimde Yağız'ın başını omzuma koyduğunu gördüm. Şu an heyecandan bayılabilirdim. Aslında bu hareketi arkadaş olduğumuz için normaldi fakat az önceki konuşmadan sonra kalbim hızlanmadan duramadı. Kalp atışlarımı duymaması için dua ediyordum.

"Kalbin neden bu kadar hızlı atıyor?" Yağız'ın sorusu üzerine dualarımın çok hızlı bir şekilde tersi olduğunu görmenin şoku içerisindeydim.

"Üşüdüğüm için ya." Ne saçma bir bahaneydi kimin üşüdüğü için kalbi hızlanır. Yağız kolunu omzuma atıp bu sefer benim başımı kendi omzuna yaslayınca kalp atış hızım daha çok arttı. Şoktan çıkıp huzurlu hissetmeye çalıştım. Biraz bu pozisyonda durduktan sonra Yağız saçlarımı karıştırarak ayağa kalktı. Elini uzattığında bende ayağa kalktım. İneceğimiz durağa gelmiştik. İndikten sonra evlerimize doğru ilerlemeye başladık. İlk benim evime geldiğimizde durduk.

"Bir saate gelirim hazırlanmış ol."

"Emredersiniz efendim." Sinirli ve alaycı bir şekilde söylediğim cümleyle Yağız gülümsedi.

"Hadi görüşürüz." Diyerek yola koyulan Yağız'ın arkasından bende görüşürüz dedim ve içeri girdim.

 Odama geçip okul kıyafetlerimi çıkartıp duş almak için banyoya girdim. Kısa bir duş alıp dolabımın önüne geçtim. Bol beyaz kotumu ve beyaz uzun kollu crobumu aldım. AVM'de olacağımızdan üşümeyeceğimi düşünüyordum. Kıyafetleri giydikten sonra saçımı iyice kuruttum. Yüzüme de çok hafif bir makyaj yaptıktan sonra mavi bol gömleğimi giydim. Çıkmadan önce mutfağa uğrayıp ağzıma bir şeyler attım. Telefonumdan anneme mesaj attıktan sonra mavi Jordanlarımı giyip Yağız'ı aradım.

 Aramamın ardından bir iki dakika sonra Yağız geldi. Ona baktığımda yanlışlıkla aynı kombini yapmış olduğumuzu gördüm. Beyaz kazağı üstüne mavi gömlek ve beyaz eşofman giymişti. Ayakkabılarımız zaten aynıydı bilerek almıştık.

"Resmen bir erkekle pişti oldum. Çabuk üstünü değiştir." Diye Yağız'a takıldığımda arkasını dönüp geldiği yolu yürümeye başlayınca gülmeme engel olamadım.

"Saçmala Yağız gel şuraya." Diyerek kolundan tutup yanıma çektim. Yağız'ın güldüğünü görünce şaka amaçlı arkasını döndüğünü anladım. Koluna girdim ve otobüslere doğru yürümeye başladık. Arkadaşlarımızla buluşacağımız AVM'ye giden otobüse bindik. Dışarıdan yüksek ihtimal sevgili gibi gözüküyorduk tam anlamıyla aynı kombini yapmıştık. Böyle bir tesadüf ister istemez hoşuma gitmişti. Çünkü çok tatlı görünüyorduk.

 AVM'nin önünde indiğimizde Yağız Akın'ı aradı. İçeride olduklarını öğrendiğimiz arkadaşlarımızın yanına gittik. Bir kaç saat mağazaları dolaşıp gezide bize lazım olacak eşyaları aldık. Durumumuzun gayet iyi olmasına rağmen fazla abartılı şeyler almamıştım. İki günlük kayak gezisi için çok abartılı şeylere ihtiyacım yoktu. Hepimizin alışverişi bittiğinde yemek yemek için AVM'nin üst katına çıktık. Hepimiz canımızın çektiğinden alıp bir masaya oturduk.

 Gün içinde hiç susmayan sürekli Yağız'la pişti oluşumuzla dalga geçen Ecem ve Akın şakalarına devam ettiler. Can ise bu şakalara basitçe gülüp önüne dönüyordu. Eğlenceli ve yorucu buluşmadan sonra tekrar eve dönmek için Yağız ile otobüslerin kalktığı yere gittik. Durakta beklerken baya üşümüştüm. Kollarımı vücuduma sarıp oturmaya devam ettim. 

"Galiba üşüdünüz Asu hanım." Diyerek gömleğini çıkartan Yağız'a döndüm.

"Hayır gömleğini çıkartma zaten otobüs birazdan gelir." Hayır dememe rağmen Yağız gömleğini omuzlarımın üstüne koydu.

"Benim altımda crop değil kazak var. Senin kadar üşümem." Diyen Yağız'a inanarak gömleğin bende kalmasına izin verdim.

 Otobüs geldiğinde yorgun olduğumuz için sessizce yolu seyrederek eve döndük. Kapımın önüne geldiğimizde Yağız'a gömleğini geri uzattım ve teşekkür ettim.

"Önemli değil. Sen yine soğuklarda crop giy benim ceketlerim hazır duruyor." Dedi ve güldü. Bende gülerek tepki verdim. Söylediği çok hoşuma gitmişti. Sesleri duyan annem kapıyı açtı ve Yağız'a selam verdi.

"Hadi üşümeyin içeri gelin. Yağız oğlum sende gel istersen dinlen biraz öyle eve geçersin." Lisenin başından beri burada oturduğumuz için annem de Yağız ve ailesiyle tanışıyordu.

"Teşekkür ederim Meral abla ama ben eve geçeyim." Yağız'ı yolcu ettikten sonra bizde içeriye girdik. Anneme sarılıp iyi geceler diyerek odama çıktım. Üstümü değiştikten sonra bilinmeyenden Yağız'a yazmak aklıma geldi. Gezide ona açılacağımı söylememiştim.

Bilinmeyen Numara: Selam yakışıklı.

Yağız: Selam bilinmeyen.

Bilinmeyen Numara: Sınav haftası çok yoğundu. Özlettim mi kendimi?

Yağız: Benim içinde yoğundu özlemeye vaktim olmadı.

Bilinmeyen Numara: Sana bir şey söyleyeceğim.

Yağız: Evet dinliyorum.

Bilinmeyen Numara: Gezide sana kim olduğumu söylemeye karar verdim.

 Mesajı gönderdikten sonra kapanan gözlerime engel olmadım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım. Yorgunluk bedenimi terk etmeye başlamıştı bile.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.



MavişimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin