11

635 50 73
                                        

Namjoon

Lavin yanımdan gelib geçerken beyazlayana kadar yumruk yapıp sıktığım ellerimi açarak peşinden ilerlemiştim.

Yaptığı yalnıştı belki ama babasının ona tokay atması ondan çok beni kötü hissettirmiş ve sinirlendirmişti.

"Lavin, nereye bu böyle kızım?"

Hızla demir kapıyı açıp dışarı çıkmak isterken bahçıvanları farkederek seslensede Lavin'in bunu duymadığına emindim.

"Merak etme Chun amca, ben arkasındayım."

"Yalnız bırakma Namjoon oğlum."

Dediğinde gözlerimi kapatarak güvence verip adımlarımı hızlandırmıştım. İlerideki parka girdiğini gördüğümde adımlarımı onun gibi yavaşlatmıştım.

Boş bir banka oturduğunda durarak dolu gözlerine, üzgün duran yüzüne bakmıştım. Sanki az önceki hırçın kız değilmiş gibi çok masumdu.

Yanına oturduğumda kızaran yanağına dikkatle baktığımda kaşlarım çatılmıştı. Gerçekten onu vurmak zorunda mıydı? O kişi babası değil bir başkası olsaydı kimse onu orada elimden alamazdı.

Elimi uzatıp yanağına dokunmak istesem de hemen geri çekmiştim. Bunu fark etmiş olmalı ki gözlerini kapatarak tuttuğu yaşlar yanakalarından süzülmüştü.

"Çok acıyor mu?"

Başını yavaşça sağa sola sallayarak cevap verdiğinde yanakalarındaki yaşları silmişti.

"Sen de onlar gibi düşünüyor musun?"

"Nasıl?"

"Onların gözünde saygısız, haddini bilmeyen biriyim."

"Eminim hiç biri hakkında öyle düşünmüyordur Lavin... Sadece babaannene biraz daha yumuşak davranamaz mısın?"

"Hakketmiyor! Anlamıyorsunuz! Benim anaannem ve dedem de var. Hiç bir zaman saygısızlık etmedi. Hep çok sevdim, hala da çok seviyorum. Aynı duygularım ölen dedem için de geçerli. Ama onun için değil."

Gerçekten de öyleydi hiç kimseye asla saygısızlık etmez. Ama babaannesine olan öfkesi ve nefreti beni gerçekten şaşırtıyordu.

"Zavallı dedemin de yalanları ve oyunlarıyla beynini yiyerek öldürmüştür o."

Dediğinde gelen gülme istediğimi dudaklarımı yalayarak yutmuştum. Bu kadar öfke boşuna olamazdı.

O sırada Taehyung nefes nefese yanımıza geldiğinde Lavin hala başını kaldırmamıştı. Dönüp Taehyung'a tekrar baktığımda ne demek istediğini anlayarak ayağa kalkıp başbaşa kalmaları için biraz ilerlemiştim.

...

Taehyung

Namjoon kalkıp giderken yavaşça yanına oturduğumda ilk dikkatimi çeken kızarık yanağı olmuştu. Onun yanağı kızarıktı ama benim canım yanmıştı sanki.

"Acıyor mu?"

Ekimi yanağına koyduğumda başını iki yana sallamıştı.

"Özür dilerim güzelim. Ben babamın sana vuracağı aklıma bile gelmezdi. Eğer hissetseydim asla müsaade etmezdim."

"Biliyorum. Ama sorun değil, nasıl olsa ben saygısız bir insanım."

"Sen hayatımda gördüğüm en saygılı insansın güzelim. Bunu incindiğin ya da gönlün olsun diye söylemiyorum. Öyle olduğun için söylüyorum."

Yüzüme dolu gözleriyle bakınca aniden boynuma sarılınca kollarımı ona doladım. Omuzumu ıslatan bir kaç damlayla geri çekilerek yüzünü avuçlarımın arasına aldım.

Secret Miracle | KTHHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin