16

59 7 1
                                        

Varis - 16.bölüm


"Neden?! Bunu bana neden yaptın? Onu sevdiğimi biliyordun Frank? Seni dostum biliyordum! Lanet olsun sana!"

Orion çıldırmışçasına her şeyi yakıp yıkmaya ant içmiş gibiydi. Öfkesi ortalığı yerle bir edip, odasında kırılmadık eşya kalmamıştı. Frank arkadaşının amansız öfkesine karşılık yalnızca kollarını göğsüne doğru bağlayıp umursamazca bakıyordu. Bu olanlar onun seçimi değildi. Bu olanlar sevgilisi Lucretia'nın tercihiydi.

Frank duygusuz bir şekilde arkadaşının yüzüne baktı. Öfkeden kızarmış arkadaşına karşılık duygusuz duruşu Orion'ı daha da çıldırtmıştı. "Yemin ederim Orion. Ona kapılmamak için çok çabaladım ama o beni seviyordu, seni değil! Ne yapmamı istiyorsun?"

"Git buradan! Seni öldürmeden defol git!"

"Sadece hata yapıyorsun Orion!"

"Seninle arkadaş olmak benim yaptığım en büyük hata! Bundan sonra Mortes ve Black ailesi ancak mezarda birlikte olur!"

Frank kapıyı çarpıp çıktığında Orion derin bir soluk aldı. Gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüştü. Öfkesi bir volkan kadar şiddetliydi ve yemini bakiydi.

Ruhsuz bir şekilde yerinden kalktı ve evin kütüphanesine doğru ilerledi. Annesinin seslenişini umursamadan kütüphaneye girdi ve kapıyı kilitledi. Asasını sallayıp istediği tüm büyü kitaplarını masaya dizdi. Daha önce çalıştığı masasının üzerinde duran mavi kapaklı deftere baktı. Ardından Mortes ailesini lanetleyecek araştırmasına başladı. Henüz on yedi yaşındaki bu çocuk Mortes ailesinin kara bulutu olacaktı.

"Anastasia tatlım!"

Derin bir nefes alarak uyanan genç kız etrafına baktı. Bulunduğu yeri ve karşısındaki kişiyi idrak etmeye çalıştı. Walburga Black elinde bir tepsi ile karşısında duruyordu.

"Şey... Sanırım birazcık..."

"Yorulmuş olmalısın, sorun değil. Henüz bir saat bile olmadığı için uyandırmak istemedim ama aç karnına bir şeylere çalışmak zordur."

Önündeki günlüğe baktı. Birkaç dize okuduğunu hatırlıyordu. Sonrasında gördüğü o garip rüya, ya da bir anı... Ona bir şeyler anlatıyor gibiydi.

"Teşekkür ederim Bayan Black. Ben... bir aile kütüphaneniz olup olmadığını merak ediyorum."

Walburga Black bir süre düşündü. Belki de Anastasia'nın bunu neden sorduğunu anlamaya çalışıyordu. Kadın gülümsedi.

"Elbette var. Gel sana göstereyim."

Tepsiyi masanın üzerine bırakıp önden gittiğinde genç kız onu takip etmeye başladı. Derin bir nefes aldı Sia. Ne yapmalıydı? Gördüğü basit bir rüya ya da anı her neyse ona göre hareket ediyordu ve gerçeklik payı olup olmadığını anlamasının tek yolu buydu. Merdivenleri inip rüyasında gördüğü kapıya ulaştıklarında Walburga Black kapıyı açtı ve içeriye davet etti. Yıllar kütüphaneyi değiştirmişti ama sabit eşyaların düzeni aynıydı.

"Bir süre burada kalabilir miyim?"

Walburga kızın gözlerine baktı. Niyetini öğrenmek istiyordu ama sonuçta karşısındaki kız Mortes ailesinin lütfuna sahip oğlunun sevgilisiydi. Yüzüne zoraki bir gülümseme kondurdu.

Varis #Sirius BlackHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin