0.7

4.1K 105 0
                                        

Diladan Devam

Azat ve yanındaki sarışın o kadar yakınlardı ki gözlerimin dolmasını engelleyememiştim. O bizi görmemişti. Oğuzun sesiyle ona döndüm.

"Prenses iyi misin?" tebessüm ettim ve izin isteyip masadan kalktım. Çantamı alarak oturduğumuz kafeden ayrıldım.

Gözyaşlarım birer birer akıyordu ve ben bu durumdan nefret ediyordum.
Azatla aramızda bir şey yoktu ama bana olan son davranışları çok ilgiliydi, kafam çok karışmıştı.

Akşama kadar bir restoranda oturmuştum tek başıma dedemin aramasıyla kendime geldim.
"Dilam biz Azat oğlumun ailesinin evine gidiyoruz sende oraya gel işin bittiyse" dedi.

"Tamam dede Esra sizinle mi?" dedim
"Evet kızım hadi orda görüşürüz." dediğinde cevap veremeden telefon kapandı.
O da orda olacaktı ve ben onun yüzünü dahi görmek istemiyordum.

Üstümü değiştirip gidecektim çünkü pek uygun bulamamıştım oraya bu halimi.

Uzun kırmızı askılı bir günlük elbise ve koyu renk kabanımla hazırdım. Neredeyse hiç makyaj yapmamıştım ayağıma beyaz spor ayakkabılarımı giyip yola çıktım.

Esra'nın attığı konumla Rojda Hanımın evine gelmiştim, kapıyı açan hizmetliyle gülümsedim ve salona geçtim. Rojda Hanımı ve Aysun ablayı öpüp koşup kucağıma atlayan Minayla sohbet etmeye başladım. Mina içtiği suyu üstüne döktüğünde annesinden odasını öğrendim ve birlikte odasına geçtik.

"Asyında benim odam buyada değiy ama ananem ben geyiyim diye buyayı benim için yaptıymış." o kadar tatlıydı ki.

"Çok güzel yapmış anneannen" dedim.

"Diya abya ben seni çok sevdim" dedi ve yanaklarımı minik elleriyle tuttu.

"Seninye biy şey yapayım mı yayın?"
"Güzelim benim tabii olur annenle konuşayım ben yarın gezelim seninle şimdilik bu aramızda kalsın tamam mı?" dediğimde güldü ve başını salladı.

"Neymiş bu aranızda kalacak şey?" duyduğum sesle kaşlarım çatıldı, bizi mi dinliyordu?

"Amca hoşgeydin" diyen Minaydı.

"Hoşbuldum prensesim." diyerek üstünü giydirdiğim Minayı kucağına aldı bense ona bakmadan çıkardığım kıyafetlerini topladım.

"Ee anlatmayacak mısınız aranızda kalacak şeyi?" dediğinde onunla ilgilenmedim ve umursamaz bi şekilde
"Seni ilgilendirseydi söylerdik." dedim ve aşağı indim.

Yazardan devam

Azat Dilanın neden böyle davrandığını anlamıyordu daha dün genç kadının duygularından emin olmuşken şimdi ikilemde kalmıştı. Kucağındaki Minayla beraber o da aşağı indi.

Nihayet yemekler yenilmiş kahveler içilmişti Dilayla Rojda hanım sohbet ediyordu onlara Dilanın dedesi de katılıyordu. Aysun Esranın annesiyle koyu bir sohbete girişmişken vakit hızla akıp gidiyordu.

Herkes evine dönmüştü Azat dayanamayıp Dilaya mesaj atmıştı ama Dilanın olmayan profil fotoğrafı ve tek tik mesajıyla engellendiğini anlamıştı.
Azat ki koskoca ağaydı fakat küçücük kızın peşinde koşuyordu, bu düşüncelerin içinde kaybolan Azat uyumaya çalışıyordu fakat yapamıyordu.

Azat Deniz (kafedeki gün)

Havinin beni aramasıyla şaşırmıştım eski sevgilimdi ve şu an beni araması saçmaydı. Merakıma yenik düşüp açtım ve sert sesimle konuşmaya başladım.

"Neden aradın?" bu tavrı bekliyor olacaktı ki bozuntuya vermeden konuya girdi.

"Azat ağam ben çok pişmanım başımda çok büyük bir bela var, beni sadece sen kurtarabilirsin nolur yardım et" dedi.

"Ne yardımından bahsediyorsun sen?" dedim öfkeli çıkan sesimle.

"... Kafede buluşalım sana her şeyi anlatacağım." dedi ve kapattı.

Anlaştığımız gibi ... kafeye gitmiş tam kapıdan girecekken onu da görmüştüm birlikte içeri geçtiğimizde koluma sarılmasıyla bir tepki vermedim. Karşılıklı oturduğumuzda konuşmaya başladı.

"Geldiğin için teşekkür ederim uzatmadan konuya gireyim." başımla onaylayıp anlatmasını bekledim.

"Sait denen adam beni karnımdaki bebekle bırakıp gitti, babam evden attı gidecek hiçbir yerim kalmadı." dediğinde masadaki elimi tuttu.
"Yalvarırım yardım et Azat sen koskoca ağasın bulursun bir çaresini elbet" dedi.

Gülmeye başladım dışardan ne kadar içten güldüğümü düşünselerde Havin acı gülüşümün farkındaydı. O da gülümsedi.

"Azat sen bana kıyamazsın." dediğinde bir süre bakıştık.

"Bana yaptığın onca şeyden sonra nasıl yardım istersin sen?" bu öfkem karşımdaki kadına azdı bile.

"Acıyorum ama inan sana değil karnındaki çocuğa yapabileceğim tek yardım onadır sakın kendini nimetten sayma. Babanla konuşurum seni eve alır sende bir iş bul çalış çocuk doğana kadar sonrasına bakarız." dedim ve masaya para bırakıp çıktım.

Havin beni Sait denen pezevenkle aldatmıştı hemde nişanlıyken tabii sonra babasıyla arası bozulmuştu, neden ayrıldığımızı bilmiyorlardı. Muhtemelen babası Saiti öğrenmiş istememişti üstüne de hamile olduğunu öğrendiyse Havinin yüzünün hali daha anlaşılır oluyordu.

OKUYUP BURAYA KADAR GELDİYSENİZ VOTE ATMAYI UNUTMAYIN💖

AĞANIN KADINIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin