Doğduğu gün annesi ve babası tarafından terk edilen ve yetimhanede büyüyen bunun üzerine sonucunda güçlü,korkusuz,güzel ve seksi bir kadın aynı zamanda bir o kadarda sevgisizlik ve güvensizlik üzerine endişeleri olan narin bir kadın olan alin aksel...
Holdinge geldiğimde insanların telaşlı sorularını es geçerek koşarak asansöre bindim. Ona oğlunu getirecektim, son bir kez bile olsa onu görmesini istiyordum.
Asansörden çıkıp eser babamın odasına girdikten sonra masanın alt çekmecesini açmak istedim ama açılmıyordu,sinirden çekmeceye ayağımla vurdum.
"Niye açılmıyor bu kafayı yiyecem"
Diyerek kendi kendime konuşurken güvenliği aradım ve acilen buraya gelmesini istedim. Yaklaşık 5 dakika sonra geldiğinde acilen çekmeceyi açmasını istedim.
"Yusuf bey hemen açar mısınız acil"
Dedigimde kafasını salladi.
"Tabi alin hanım"
Diyince beklemeye başladım. Aletlerini getirerek açtığında teşekkür edip güvenliği yolladım.
Çekmecede sadece bir tane dosya vardı. Dosyanın içini açtığımda neredeyse onunla ilgili her şey yazıyordu ama ben sadece olduğu konumu merak ediyordum.
Adı barlas'tı. Barlas saraloğlu. 29 yaşındaymış. Oldukça olgun biriydi. Fotoğrafı yoktu ama. Nerede olduğunu bulmak için karıştırdığımda sonunda buldum diye sevinirken olduğu yeri görmemle şaşırmıştım. Ben istanbul'da yaşamasını beklerken ya da türkiye'de olur diye düşünürken o italya'da yaşıyormuş.
Dosyayı kafama vurdum.
"Ben nasıl gidecem şimdi italya'ya"
Diye söyleniyordum kendi kendime. Yüksekten korkuyordum ve bundan dolayı birçok yurtdışı ya da yurtici seyahatlerine katılamıyordum. Katılsam bile sakinleştirici içerek katılıyordum. Bir an için vazgeçsem de eser babamın bana yaptıkları aklıma gelince benim ona yapacağım şey bana yaptıklarının yarısı bile olmayacaktı.
Dosyayı iyice okuduktan sonra onu bulmak için asistanımı arayıp en erken bileti ayarlamasını istedim.
♡
Eve gelmiştim ve inanılmaz yorgundum. Bu gün yaşadıklarım bana çok ağır geliyordu. Asistanım bu gece için bana bilet ayarlamıştı. Çok stresliydim ama bunu yapmak zorundaydım. Hayatım boyunca ilk defa yurtdışına çıkacaktım ve karşımda nasıl biri olduğunu bilmediğim bir insanın yanına gidiyordum. Korkmuyordum ama endişeliydim. Kafamda soru işaretleri vardı. Madem oğlunun her şeyini biliyor, araştırıyor neden hiç gitmedi yanına,ya da gitti de oğlumu istemedi,neden bize öldü dedi.
Kafamdaki sorular daha başımı şişirirken en iyisi bir kahve içmek diye düşünüp kendime kahve yaptım. Kahvemi yudumlarken aslan kaya'nın beni aradığını gördüğüm an artık şoka girmiştim. Onca şeyden sonra neden hâlâ peşimde olduğunu merak ediyordum. Aramasına cevap vermeyerek duş almak için odama gittim.
Güzel bir duş aldıktan valizimi hazırladım. Içine birkaç eşya koymuştum. En fazla iki gün kalacağımı düşünüyorum. Saatin hâlâ öglen iki olduğunu görünce biraz dinlenmem gerektiğini düşünerek kendimi uykuya teslim ettim.
...
Uyandığımda saatin akşam altı olduğunu görünce rahat bir nefes verdim. Uçağım dokuzdaydı ve ben kaçırsaydım çok üzülürdüm. Bir an önce ikisini kavuşturmalıydım. Kalktıgımda üzerime rahat bir şeyler giymek istediğim için eşofman giymiştim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.