Son sözümü söyleyip merdiven çıkarken anın verdiği adrenalin ile ellerim titriyor du. O iti böyle rencide edip burakamamak istiyordum. Daha konuşması ve o adamların yerini söylemesi gerekiyor du normal de böyle şeyleri umursamadan bırakırdım. Ama bu sefer arkasını arayacak idim bir türlü sakin olamıyordum. Bu aralar hep böyleydim. En ufak şeyde patlayacak bir bomba idim . Hayla şirkete durmak istemediğim için Murat'a haber verip eve gitmiştim.
Evim çok büyüktü yalnız evimi seviyordum dışardan simsiyah görünürdü. Şimdi ev tarif edemeyeceğim bildiğiniz zengin evi idi evim . Her ne kadar dışarıya hiç birşey umursamaz gibi görünüyor olsada hobilerim vardı. Kitap okumayı çok severdim. Ama kafa dengi kitapları çocuksu kitaplar dan nefret ederdim. Çocukken hep kocaman bir evde kütüphane isterdim. Ve şuan hayalimi gerçekleştirmiş kocaman bir kütüphane kurmuştum siyah kahve tonlarında kitap odası derdim ben oraya ve aynı kitap sevgim gibi birde gitar aşığı idim gitar çok severdim. Ve iyi bir gitar' a sahiptim bir odanın için de üç beş tane gitarım vardı.
Evde fazla odaları hobi odaları yapmıştım. Gitar odası, resim odası, kitap odası, giysi odası,yemek odası, bir sürü oda. Açıkçası bunlar bir kişi için çok fazlaydı açıkçası gereksizdi. Ama seviyordum. Ve işime geliyor du odalar doluyordu . Her odada tablolar vardı. Severdim öyle şeyler. Kocaman bir salonum vardı. Siyah kahve tonlarında idi evet bu iki rengi severdim. Bence ev dekorasyonlarında tek yakışan renkleri di. Ve yatak odam evde en çok zaman geçirdiğim yer geniş bir yatak odam vardı. Siyah nevresimler le kaplı koca bir yatak makyaj masası falan filan. Her odada olan şeyler vardı. Ama odamda koyu yeşil bir koltuk vardı. Saçmaydı ama onu seviyordum. Köşe de duruyordu arada nadiren otururdum o koltuğa
Mutfak falan evin krokisi ni size anlatmayacağım. Eminim ki kimsenin. Umrunda değil di ola da bilir di her neyse salon mu yatak odası mı derken en son kendimi salondaki koltuğa atmıştım. Her zaman bu koca evde yalnızdım ve buna alışmıştım. Evde ses olunca garip geliyordu artık. Bir keresinde çok kötü bir gündü psikolojik sorunlar yaşıyordum dışarıdan geliyordum hava yağmurlu idi yağmıyor da yürümeyi sevdiğim için taa eve kadar yağmur da yürümüştüm . Ben yürürken arkama bir kedi takılmıştı umrumda değildi ama benimle eve kadar geldiği için Yağmur da dışarıda kalmıştı miyavlayıp duruyordu en son dayanamayıp eve almıştım. Sözde yağmur bitene kadar. Sokaktan gelmişti pisti onu temizleyip mama vermiştim. Aynı şimdiki gibi koltukta otururken yanıma kucağıma yatmıştı. Mışıl mışıl uyuyordu kucağımda o zaman bağlanmıştım . Ona oda bana ben petshop dan falan hayvan almaya karşıydım . Ama alanlarda umrunda değildi ben bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında bir insandım. Bazı insanlara acayip gıcık olurdum kediyi sokmaktan aldığım için evime gelen misafirler yargılıyor du iy pistir o hastadır o falan filan ulan geri zekalı o hayvanlar senden daha temiz öyle insanları evinden atardım. Saygısız insanlara saygı duymaya karşıyım.
Kedim Mia evet adı Mia idi her tarafı bembeyazdı o zaman kirden çamurdan rengi kahverengi kirden gözükmeyen bir kediyi onu temizlerken bembeyaz tüyleri olduğunu gördüğüm de adını Mia koymuştum. Mia İtalyan kökenli bir isimdi anlamı şanlı inatçı asi sevilen demekti Mia tam böyle bir kedi idi her ne olursa olsun o benim canım dı onun için dünyayı yakardım. Kızdı kendisi hep kızım diye severdim onu asil bir kedi idi
Koltukta otururken nadiren açılan televizyon açılmıştı. Arkada çalıyordu. İzlemiyordum bile arkada ses olsun diye açmıştım canım sıkılıp evi gezmeye başladım. Üst katta olan misafir odalarına girmiştim soğuk bir atmosferi vardı. Her zaman öyle gelirdi bana misafir odaları oradan çıkıp çaprazda olan Spor odasına gitmiştim. Sporla ilgilenir din. Oda karanlıktı için de Spor malzemeleri falan filan vardı. Kapıyı kapatıp. Bahçeye çıkmıştım. Bahçem büyüktü kocaman bir havuz vardı. Hiç girilmemişti orman gibi ağaçlar vardı. Evim etrafını sarıyordu. Bahçe kapısından içeri girdiğimde önüme çıkan Mia ayaklarıma sürtünüyor du baya ihmal etmiştim onu.
" Kızım burda mısın sen."
Onu kucağıma alıp salona yürümüştüm kucağıma sokulmuştu. Salondaki rahat beyaz koltuğa yayılmıştım . Biryandan da Mia yı seviyordum. Burayı her hafta temizliyor lardı. Ben geldiğimde burda olan Fadime ablayı görmemiştim. Bugün "haa izinli idi unutmuşum. " Onu severdim. Oda beni kızı yerine koyardı. Genelde uzak dururdu benden çünkü ben soğuk biriydim herkese yargılayıcı bakışlar atardım. Muhtemelen onun için benden uzak duruyordu bu çok açıktı ama kendimi aşıp bazen onunla muhabbet ederdim. Hava kararıyor du kendime yabancı olan evimde yayıldığım beyaz koltukta Mia ile mayışırken gün batıyordu. Ve sanırım uykuya dalıyor dum....
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mafya Kız
Ficção Geraltarih boyunca erkek hep güçlü oldu ve bu doğruydu ama bedensel olarak bir kadın da zihinsel olarak daha güçlü idi ve kendi zihnini kullanarak Mafya kızı olmuş Alev Kara kaya Babasının sözde iş arkadaşı olan prens unvanıyla tanınan oğlunu kaçırmıştı...
