Gül Şimşek
Sonunda yolumu yarılamıştım buluşma yerimiz yani Ağaç ev sahil tarafında olduğu için sahil tarafına geçen ara dan geçmeliydimki 4 adım attım ve sol taraftaki aradan bir düzine kuduz üstüme geliyordu o kadar yakındılarki hemen kaçmasam akşam yemeği olucaktım.Arkamı dönmeyle koştum tabiki arkamdalardı bazıları yavaştı bazıları onlardan biraz daha hızlıydı işte bu kötüydü hızlı koşanlar gördüğüm kadarıyla 4-5 gibilerdi.Önce bunları atlatıp sonra Ağaç evine gitmem lazımdı.Atlatmak için gördüğüm ilk aradan girip diğer aradan çıkıp tekrar araya girmiştim arkamda sadece hızlı koşanlar vardı onlarda 4-5 kişi oldukları kolay olurdu.hemen bir araya daha girip çıktından sonra arkamda sadece 2 kişi vardı bunları kafasından vurmama kimse engel olmayacağı için bunu yapacaktım.Köşede duram tahta çubuğunu alıp önce en öndekini alıp kafasına sonra çıkarıp diğerinin kafasına sokmuştum gerçekten iç karartıcıydı.Ama yapacak bişey yok hep bu anın hayalini kurmuştum.Psikolojim bozuk doktor kendi haline bırakın dedi
Nihayet arkamda kimse olmayınca rahatlayıp önüme dönecektimki önümde 5 kişi evet 5 kişi ve bunlar kuduz değildi normal insanlardı.Ve kafama bir poşet geçirip beni bir arabaya götürmüşlerdi sonrasını hatırlamıyorum.Ne bu kardeşim ilk günden kaçırılır mı? İnsafsızlar bari bi 3-4 gün geçseymiş vallaha hiç mi dizi falan izlemediniz ya
Gözümü açtığımda bir odadaydım heralde dört duvarlı kapısı olan tamam ya oda burası.Odada küçük ve sade bir dolap vardı,ikili cam ve beyaz perdesi vardı,önünde 2 saksı çiçek vardı,yatak üstünde 1 tane yastık 2de süs yastık vardı,yatağın yanında masa vardı masanın bir köşesinde 5-6 tane kitap vardı,diğer köşesinde sürahi ve bardak vardı.oda çok güzeldi gerçekten.Ben odayı incelerken birden kapı açıldı ve bir adam girdi içeri iri yarı,esmer,renkli gözlü,uzun boylu biriydi.Ve "merhaba küçük hanım"demişti.Küçük hanım mı?? Benim gibi birine küçük demekte ne bilim hahah
"Siz kimsiniz ne işim var benim burda kim getirdi beni buraya?"diye çıkıştığımda adam beni ciddiye almadı ve "patron sizi bekliyor küçük hanım merak ettiğiniz soruları ona sorabilirsiniz buyrun yolu göstereyim"dediğinde peşine takıldım.Burası büyük bir evdi ve iki katlıydı.Nihayet büyük bir yolculuktan sonra bir odaya geldiğimizde adam kapıyı tık tıklayıp gir komutuyla kapıyı açtı.İçeri girdiğimizde kocaman bir odaydı bir yatak,büyük bir gardrop.karşılıklı 2 tekli koltuk,cam ve saksı,ve birde büyük ve sade bir halı vardı.Tekli koltukların birinse oturan adam üstünde gri hırka içinde beyaz tişört altındada siyah eşofman gitmişti ve oturduğu yerden bize bakıyordu.Adam bana otur dediğinde nerde olduğumu öğrenmek için hızlıca oturdum ve tam ağzımı açtığımda adam "çok soru soranları sevmem haberin olsun"dediğinde ağzımı kapattım.ve "peki siz kimsiniz ve benim burda ne işim var?"dedim.Adam derin bir nefes alıp konuşmaya başladı."Biliyorsunki bugünki olanlar fazlasıyla can sıkıcıydı.Bu olay virüs gibi yayılmaya başlayınca topluluğumuz azaldı.Ve bizde geriye kalan sağlıklı bireyleri topluyoruz ve güvenli bir yer veriyoruz.Yani burda tutasak değilsiniz.Anlıyacağın bizler seni kaçırmadık seni kurtardık." Dedi ve "iyide ben sizden beni kurtarmanızı istemedim?"dedim ve adam "evet doğru söylüyorsun kurtarmamızı istemedin ama bizde bu virüsün gelmesini hiç istemedik.Neslin korunması için bunu birileri yapması lazımdı ve bu kişiler biziz." Dedi ve gülümseyerek ayağa kalktı ve deminki iri yarı adamı göstererek "o sana etrafı gezdirsin." Dedi ve gitti.İri yarı adam bana etrafı gezdirmek için dışarı gösterirken somurtarak dışarıya çıktık.Merdivenlerden aşağıya inerken etrafta insanları gördüm koşuşan çocukları köşede oturan gencleri arka tarafta büyük bir bahçe vardı insanlar oturmuş sohbet ediyorlardı.Ve benim gözüm sadece bizimkileri aramıştı belki burda kurtulmuşlardır diye umut ediyordum ama yoktular.Evet bugun gerçektende garipti.Ama benim artık burada kalacak bir saniyem bile yoktu bizimkileri bulmam lazımdı tek ailemi bulmam lazımdı.
