²⁵

238 19 21
                                    

İşte şimdi yapbozun parçaları sırayla yerine oturuyordu. Belki yine Taehyung'dan bilgi koparırım diye düşünüp bara gelmiştim ve şimdi onun odasında oturuyorduk.

Tam olarak oturmuyorduk.

Tamam. Olayı baştan alıyorum. Aslında her şey ben odaya girdikten sonra Taehyung'un beni duvara yaslaması ve konuşmak için dudağımı araladığım her an dudaklarıma yapışması ve elinin rahat durmamasıyla başladı.

Bir süre sonra o kadar zevk almıştım ki neden geldiğimi bile unutmuş ve bedenimde dolanan elin elbisemin fermuarını açmasına izin vermiştim.

Elbise yere düştükten sonra kafama dank eden şey ise sütyen giymeyişimdi. Taehyung fark etmemiş gibi davranarak -ya da gerçekten fark etmemişti emin değildim- boynumla ilgilenmeye devam etmişti. Her belimi esnetişimde ağzımdan minik bir inleme kaçarken boynumdaki dudakların durmasıyla ben de durdum.

Elini göğsüme atan Taehyung muhtemelen iç çamaşır olmadığını fark ettiği gibi durdurmuştu hareketlerini. Elini biraz geri çekip bakışlarını bana çevirdiğinde beynimde çalan kırmızı alarmı umursamadan gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım.

İznimi alan Taehyung ise elini göğüslerime yerleştirmiş ve dudaklarıma minik bir öpücük bırakmayı unutmamıştı.

Ne yaptığımız hakkında fikrim yoktu ama Taehyung beni eliyle mest ettikten sonra internetten biraz bunları araştırmış hatta anneme yakalanmaktan son anda kurtulmuştum.

Hiçbir tecrübem yokken giriştiğim bu işi Jisoo'nun deyimiyle "Her şeyin bir başlangıcı vardır." diyerek teselli ediyordum kendimi. Benim her başlangıcım Taehyung ile olmuştu ve suçlu olmasını nasıl kaldıracaktım bilmiyordum.

Yine de bunların şimdilik hiçbir önemi yoktu. Ben şu anda Taehyung ile sevişiyordum ve onun suçlu olmasının bir önemi yoktu. Ben sevdiğim adamla birleşecektim. Diğer aptal seylerin ne önemi vardı ki ?

"Devam etmeyelim." Ellerini geri çektiğinde kaşlarımı çattım. Birdenbire ne olmuştu böyle ? "Neden ?"

Koltuğun diğer tarafındaki siyah ceketi aldı ve omuzlarıma bırakıp önünü iliklemeye başladı. "Bunun için küçüksün bebeğim. Seni pişman etmek istemiyorum." O iliklerken mırıldandım. "Pişman olmayacağımı biliyorsun."

Sonunda iliklemeyi bitirdiğinde başını kaldırdı ve kucağında oturan bana baktı. Gülümsedi ve sağ eliyle saçlarımı kulağımın arkasına ittirdi. Gözleri yüzümün her bir zerresini turlarken gözlerinde sadece aşk görüyordum.

O beni kullanmıyordu. Kullanılmış gibi hissetmemi istemiyordu.

"Biliyorum güzelim. Yine de her şeyin zamanı vardır. Hm ?" Başımla onu onaylarken yine ilgi isteğim gelmiş ve kollarımı boynuna dolamıştım. Ben ona sarılırken bir elini belime dolamış ve saçımdan ayırmadığı diğer eliyle saçımı okşamaya devam etmişti.

Yine nedensiz hissettiğim güven dudaklarımı yalamama neden olurken Taehyung'un kötü işlerle ilgileniyor olmasını düşünmek istemiyordum. Yine de şüphelenmemek imkansızdı.

Bir süre sonra Taehyung, onların evine geldikten sonra uykuya dalmıştı. Yanından yavaşça kalkıp odadan çıktım. Belki Taehyung'un evinde bir şeyler bulabilirdim.

Jisoo yine bir arkadaşında kaldığı için rahattım. Aramız kötüydü. Söylediği sözlerden sonra benimle bir daha asla konuşmamış ve karşılaştığımızda bile yolunu değiştirerek onunla konuşmama engel olmuştu. Kendince haklıydı ama beni dinlememişti bile. Abisini kullandığımı ve onu tuzağa düşüreceğimi söylemişti. Haksız sayılmazdı ama yine de ben Taehyung'un seviyordum ve onun buna karışmaya hakkı yoktu.

Home•TaennieHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin